"Geleceğe dair en kesin bilgim, tüm tahminlerimin bir gün beni utandıracak olmasıdır." - Isaac Asimov"

Öykü > Bireysel

karışık

Adı, Soyadı Önemli Değil...

“Otuzunu geçtikten sonra en zor iş yeni dostlar edinmek galiba.” diyor. Bir tek atıp ağzını ıslatıyor… “Ama ondan daha zoru sahip olduğun dostlukları koruyabilmek.” diye sözünü tamamlamam gerekiyormuş gibi hızla atlıyorum cüm

karışık

Su Tadında Yaşamak

Bazen hayatı algılayabilmek için kör, sağır, dilsiz oluruz. Daha da kötüsü zamanın akıp gittiğinin farkında olamamaktır. Hayatı yakalamak istiyorsan bu düşe kulak ver. Belki bir şeyler değişir!

karamsar

Kelle Avcıları

En kısa ve yazarken en çok keyif aldığım yazım olma özelliğinden başka bir özellik daha; içinde kadın yok...

karışık

Hangi Masalın Çocuğusun Sen?

Hiç susmayacak gibi konuşuyordu, yüzümde şişman bir bulut büyüklüğünde gülümseme, dinliyordum... Hayatın sırrına ermişti işte, içindekilerle buluşup yıllar önce.

olumsuz

Sarı Sıkıntı

Hiç hoşlanmadığı, o sarı saçlı, balıketli, çukur gözlü kadın gelmişti akşamüstü. Güzel bir kadın değildi. Onu etkileyici yapan sadece sarı saçlarıydı işte. Dümdüz, sapsarı. Üstelik boya. Kendisinin ondan ne eksiği vardı? Hatta fazlası vardı. İnsanlar neden ona ilgi gösteriyordu peki? En sinir olduğu şeylerden birisi de bu kadının

üzgün

Mektup

Farkli bi veletti basindan beri. Deli ederdi, sabirlarini sinardi adeta. Dedigi dedik oldu hep. Hep baskaldiridi, isyankardi. Dunyayi sevmiyorsa bu haliyle, pesetmege niyeti yoktu, degistirecekti. Denizi kaplara sigdirmak olur muydu. Keske olaydi, komsunun cocugu gibi olaydi da Denizi, ayrilmayaydi yanlarindan. Oturaydi dizini kirip, evleneydi de torun vereydi keske.

karışık

Zar

yaşamı anlamılı kılan gözlemelerimizdir. göremeyen bir insanın ıstırabını yazarlardan başka kimse dile getiremez. bazen bir çocuğun minicik tebessümü bazen de acıyı gözlemler ve de duygu dünyamızda yoğurup okuyucuya sunarız.

nostaljik

Gündüz Düşü

Yarım kalan bir gündüz düşü ile gece yalnızlığının hüzünlü
öyküsünü yazmaya başlamış, bir düş, bir yalnızlık
şarkısını söyleyen küçük kadın.

karışık

Bir Başka Bahar Günü

-Ben de öyle sayılırım.Biraz önce güzelliğinle gurur duyacağını zannettiğim için öyle söyledim. -Niçin ? -Şey... her kız senin gibi güzel olmak ister. -Güzel olduğuma sevinebilirim ama bununla gurur duymam. -Niye ? -İnsan kendi gayretiy

nostaljik

An

Pink Martini çalan...Önce Latin çalarken, sonra caz, sonra da alçak gönüllü bir Japon ezgisi çalışıyor... “Kikuchiyo to Mohshimasu” ezginin adı...

üzgün

Bir Gitaristin Taşıdığı Figür

Durdu ve ayağa kalktı. Gözlerimin özetini hikayelerimden çaldığımı bilmeni isterim dedi. Tek kelimeliktir. Uzun bir hikaye dinlemediyseniz kaybetmişsinizdir demektir dedi ve yürümeye başladı

karışık

Unutulmak

yaşı yoktur sevmenin/sevilmenin.yedisinde yetmişinde sever insan .sevgi bekler her zaman.kalır sürekli ukdesinde; Korkar adeta unutulmaktan...sevmek/sevgiyi paylaşmak adına...

üzgün

Sis

Efkan, Neslihan benim kahramanlarım.Onlarla okuyucuya bir şeyler duyumsatmaya çalışıyorum."Küçük insanlar" diyebileceğim kahramanlarım ne yazık ki mutsuzlar.Bir de kızları var:Nisan.Bir aşk çocuğu Nisan.Ancak Efkan ile Neslihan'ın belki de tek ortaklığı a

olumsuz

Kar zincirleri

Ben büyük kentlerin yirmidört saat yaşayan yanını seviyorum. Alışveriş merkezleri, sahil restoranları, barlar, eğlence yerleri, giysi, ayakkabı mağazaları.. Biliyorum sen de böyle yerlerden hoşlanmıyorsun. Eğer sen hoşlanmıyorsan bu benim de hoşlanmayacağ

karamsar

Yalnızlığın 9. Bozumu

Gözleri sımsıkı bağlı. Elleri arkadan bağlanmış, tedirgin. Suratına güneş ışığının vurduğunun ayrımında, fakat o eski güzel güneşli günleri hatırlatmaktan çok uzakta bir anı yaşıyor o şu sıralar. Ve korku.
Yalnızlığını, idam mangasının tüfeklerinin çıka

üzgün

Aynı Mekan

Odada ilk göze çarpan, gelişigüzel alınmış eşyaların kahverengi tonlarının uyumuydu. Sanki gercekte tek bir rengin yaşanmışlıklarla oluşan tonlarının uyumu. Her dokunulan yeri bu rengin bir tonunu almış ve sanki her yerine dokunulmuş odanın.

Başa Dön