"Geleceğe dair en kesin bilgim, tüm tahminlerimin bir gün beni utandıracak olmasıdır." - Isaac Asimov"

Öykü > Bireysel

karışık

Deniz ile Fasıl

Geçenlerde de çok sevdiğim bir arkadaşım elinde bir koliyle çıkageldi. Çok beğeneceğin bir doğum günü hediyesi aldım sana diyerek koliyi açmam için odama götürdü. Ne mi almış? Fasıl ile Deniz'i.

karışık

Hüzün Dolu Bir Geçmiş

Tam 35 yıldır bu evde yaşıyor, bu mahallede geziyordu. Dile kolay 35 yıl. Cahit Sıtkı Taranca’ nın dediği gibi, insan yaşamı denen yolun yarısı kadar. Kimler gelip geçmişti de bu mahalleden bir tek o kalmıştı mahallenin demirbaşı gibi.

üzgün

Doğduğum Topraklar

“Seni buraya bağlayan ne? Sen de gelsene!” diyordu. O’nun ardından gidecek cesareti bulamadım hiç kendimde. Ancak beni buraya bağlayan nedenler ondan sonraki günlerde kafamı kurcalamaya devam etti. İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir, diyordu Marquez. Sahi bizi bu topraklara bağlayan neydi?

olumlu

Merak ve Azim

bazen istemediğiniz bişey en çok istediğiniz şey haline geliyor.elde olmadan bişeyler sizi sürüklüyor ve siz o oluyosunuz.kısaca insan istediği zaman her şey olabilir.

nostaljik

Beş Dakika

Tarih öncesi devirlerden beri seni sevdiğimi bilirdim her nasılsa. Mağaralara resimler yapan ilk insanlar gibi kazırdım adını defterlere, kitaplara, paragraf boşluklarına, sayfa aralarına, sayfa numaralarının yanlarına, fiziğe, kimyaya, matematiğe, tarihe. O zamanların lise müfredatındaki hemen her ders kitabında sana dair bir şeyler bulmak mümkündü. Harflerle resmini yapmaya çalışmak

üzgün

İnsanlar Arasında

İstemeyerek de olsa doktorun odasına girdiğinde “Neden buradayım?” sorusu vardı hâlâ aklında.

olumlu

Yufkalar, Bilgisayar ve Batan Güneş

Masada yayılmış yufkalar hala bekliyordu, peynirli börekiçi ve patatesli, kıymalı börekiçi ile birlikte… İçini çekti. Ama, ama ben oturmak istiyorum. Ama, ben kitap okuyup, yazı yazmak istiyorum. Ben yufka böreği yapmak istemiyorum. Hem, hem güneş b

üzgün

Yaşamakla Birdir Ölüm

Adını dahi duyunca tüyleri diken diken eden bir durum, bedenin buz, ruhun bir kuş hali “ÖLÜM”…Yaşam, kıyasıya bir mücadele; ölüm ise bu mücadelenin kaybedilmiş, sesin sessizliğe, hareketin imkânsızlığa dönüştüğü hal.

üzgün

Zaman

gecelerde gözlerim hiç masum ve çaresiz bakmadı hayata hiç hayal görmedim ben ve hıçkıra hıçkıra ağlayamadım seni düşünürken ve hiç bi zaman sen olamadın sen sandığım geceler de

karamsar

Ölü Monologlar

Açık kalan gözlerimi hareket ettiremiyor olmama karşın, sabitlendiği bölgeyi rahatlıkla görebiliyorum ve penceremin dışında tüm hızıyla akmayı sürdüren hayata dair seslerden tutun da evin mutfağı ve tuvaletinde bir delikten diğerine koşuşturan farelerin çıkardıkları tıkırtılara kadar herşeyi duyabiliyorum.

karamsar

Kızılderili Eros

Ateşli silahın icadından sonra Aşk Tanrısı Eros kırık oku ve görünmez pegasusu ile sokaklarda avare avare dolaşmaya başladı...

nostaljik

Bir Gülümseyişin Öyküsü

“Geçmişim nerede biter, nereden başlar gelecek,
ne sen sor, ne ben söyleyeyim.
Sınırlarımı suya çizerim ben.
Ne ben bulabilirim onları bir daha, ne de sen”

olumsuz

Kukla

Bunu da hiç okumadan yüklüyorum. umarım bu bende bir tarz olmaz, çünkü hata sayısı çok oluyor. Biraz da saçmalıklar oluyor içerikte. Neyse ki öykü adı altında, atış serbest yani. (çok uzun ve akıcılıktan yoksun olmuş gibi geldi bana okuyunca)

Başa Dön