Onlar Da İnsan
Senin dövdüğün adam kaç yaşında biliyor musun?Kaç yaşında olduğunu ne bileyim ben? Hem yaşından bana ne?
"Yazarın görevi, görünmeyeni görünür kılmaktır. — James Baldwin"
"Yazarın görevi, görünmeyeni görünür kılmaktır. — James Baldwin"
Senin dövdüğün adam kaç yaşında biliyor musun?Kaç yaşında olduğunu ne bileyim ben? Hem yaşından bana ne?
Savaş tuhaf bir olgu akılların farklı idolojilerle örülmüş
zihinlerde çarpışması 1938 de olan 1938 de olan mançurya ve Japonya savaşı Japonya mançuryayı alsada mançurya bir konuda öndeydi yenilsede küçük dainin hayatını altüst etmişlerdi...
Hızlanan bir yarış içerisinde zamana karşı rekor kırmak için mi koşturup duruyoruz? Hepimizin hedefleri farklı, ama iyide olsa kötüde olsa mutlu yada mutsuz bir halde de olsa herkes aynı sona ulaşıyor.
Bir zamanlar mavi olan dünyam karadır şimdi. Duyuyor musun bahriyeli duyuyor musun bu haykırışları ? Senin dostun mavi, benim düşmanımdır.
kader kısmet derler ya aşka herşey kader aslında insan alınyazısını yaşar onun dışında yaşadıklarımız sadece kısa bir rüya!!!
"nereye gitmeli?" dedi tekrar.deniz görmeyen bir şehri ve içindeki denizi göremeyen bir erkeği terk etmek hiç zor olmadı.
küçük bir sözcük pek çok anlatmaya bazen o kadar yeterki bakışların ve sözün her yerde aynı kaldığı zamanda sadece gırtlağından çıkacak küçücük bir kelime belki hep aynı ama herşeyde farklı bir anlam katan kelime
Bir değil pek çok anlam yüklü bir "kısa kısa öykü"...triple entendre...nam-ı diger tevriye
Onlar için “gelen”dim belki, sevinçtim, mutluluktum; ama ailem için “giden”dim ben, hüzündüm, ayrılıktım, bazen yürekte sessizce akan bazense dışarı taşan, gözden sel olup akan gözyaşıydım.
herşeyin başladığı ve sonlandığı hayatın analam bulduğu yerde yaşadım seni. Sıgara dumanı gibi genzimi yakarak ve ölümü düşünmek ölümsüzlükte
Otele vardığında saat 6:20 idi. Kapıdaki vale koşarak arabanın yanına geldi, kapıyı açtı. Ahmet arabadan inerken yaklaşık bir saati olduğunu düşünüyordu. Lobide oda anahtarını uzatan adam Ahmete gülümseyerek ;
-Günaydın, harika bir sabah Ahmet bey. Yine çok dakiksiniz. Dedi.
Ahmet, yüklü bahşişle yıllardır ağzını