Ağlamam Artık
Hava hafif yağmurlu. Kısa sarı saçlarımdan süzülüp, başıma değiyor yağmur suları. Bu yavaş yavaş içimdeki tüm siniri alıp gidiyor.
"Her okur, okuduğu kitabın ortak yazarıdır. — Virginia Woolf"
"Her okur, okuduğu kitabın ortak yazarıdır. — Virginia Woolf"
Hava hafif yağmurlu. Kısa sarı saçlarımdan süzülüp, başıma değiyor yağmur suları. Bu yavaş yavaş içimdeki tüm siniri alıp gidiyor.
Bir tutam yalnızlık uzattı, sonra çevresine bakındı yavaşça. Ürkek bakışlarını yere çevirdi hemen, sanki biri yakalayacakmışçasına. Aniden gecenin içinde kayboldu, o.
Elimde tuttuğum sürece onu, yaşıyordum çocukluk yıllarımı. Tekrar... Tekrar... Sıkıca sarıldım ona bugün. Göz yaşlarımı verdim ona son defa.
çokca aldatmaların aşandığı bir aman da bende aldatıldım ve aldatan ucuz insana yazdığım bir şiir...
Kar yağıyordu o gece. İki küçük kalbin içinde paylaşılan ,soğuktan korkmayan ,ama titrek bir alev.
Sen soldan yürüdün hep, kalbin olduğu yerden. Benim seçimim büyük akciğerden yanaydı, ne de olsa sıkı sağcıydım.
"Tanimiyorum seni... Tanimak istedigimden de emin degilim aslinda. Neden mi? Çünkü tanistigimizda karsimda umdugum gibi birini bulamamaktan korkuyorum."
Saat ona inat edercesine yavaş ilerliyordu... Oysa o aksın, geçsin, gitsin ya da gelsin istiyordu aslında...O gelsin...
aşık olmak aniden yağmura yakalanmak gibidir. hazırlıksınızdır, sırılsıklam olursunuz titrer bedeniniz, kaçıp kurtulmak istersiniz...ama sığındığınızda bir kuytuya ve dönüp izlediğinizde yağmuru ne kadarda güzeldir oysa...
Daha ne kadar bekleyebilir insan ayrılacağı saati? Sevdiği ve canını bile verebileceği yâr giderken, eli kolu bağlı oturacak mı böyle insanoğlu? Hayatın artık ayrılık zilini çaldığı bir anda bir erkek ne hissedebilirse onları vermeye çabaladım. Kendim kaldım ve kendimi bir de yârin yerine koydum. Bu ayrılık olsun istemedim.
Derler ki bir peri kızını uyurken seyredersen ömrün iki kat uzarmış ama sessiz olmalıymışsın ve ona dokunmamalı. Eğer uyandırırsan gözleriyle seni ölene kadar orada hapsedermiş.
Perdeler davetsiz bir yelle salındı, dışardan hanımelleri geldi ve Semiha'nın gözlerini bahar şefkâtiyle usulca sildi.
aşk eski günlerini özlüyor ve çaresiz olduğu için ağlıyordu. küçük bir çocuğa içini döküp bir parça rahatlamıştı.