"Bir şehrin ruhu, anlatılan hikâyelerinde saklıdır. — Italo Calvino"

Öykü > Aşk ve Romantizm

olumlu

Hiç Konuşmayacağım Bir Sevgili İstiyorum

Beklentiler sadece zaman içerisinde çürümüş muhabbetlerde kalıyor. Çıtımı bile çıkarmıyorum. Sen, şaşkın gözlerle bana bakıyorsun. Aslında sen de ne yapacağını bilemiyorsun. Belki sen de bir aşk yaşıyorsun şu anda.

üzgün

tufanın vaktini sorduğun son yolcu

Bana bakmak ne kadar acı bir bilsen. Kirli sokaklardan hikayelerin ağarmasını beklemeden şiirsel ağıtların küf koktuğunu, koridorlarda çürüyen cesetimin hiç mi hiç gülmediğini bir bilsen

karışık

Vakitsiz Duygular

Yaşanan ama anlatılamayan, anlatmaya değer insan bulunamayan ve en sonunda dünyaya haykırılan sevdalar... Küçük ve yalan gibidirler, tanımayanlara sevdayı, özlemi, vazgeçilemeyeni.
Sen tanır mısın ki vaz

üzgün

Git!

Çünkü insan oğlu var oldukça, aşk’ta var olmaya mahkum…
Onlar birbirinden ayrı yaşayamayan ama birbirini de bulunca öldürmeye çalışmadan duramayan iki kardeş gibiler…
Sen ve ben…Ve nicesi gibiler.

üzgün

Bir Garip Duygu

Zamansız çıka gelir bazen kelimeler. Dürter , uyutmaz bizi. Yazmadıkça da rahat bırakmazlar.
Yazmalıydım , yanlız uyumak için.

nostaljik

Platonik

Panama Kanali'ndan Kosta Rika'ya dogru yol alirken, gece nobetimin son saatlerinde, gun isimadan az once yazildi.

nostaljik

Bulut Parçası

Kırık dökük bir iki veda sözcüğü mırıldanıp koşar adım uzaklaştın . Veda sözcüklerinin arasındaki “gülümse “ sözcüğü yüreğimde çarpıp duruyordu ki ,avucumda bir sıcaklık hissettim .

olumsuz

Veda Senfonisi

Uzun süren bir sevda masalıydı onunki..Sevdiğini tanrılaştırmıştı içinde..Tapıyordu adeta kutsal bir varlık gibi ona..Bir gün geldi..ve inancını yitirmeye başladı yüreğindeki tanrıya..

olumlu

Haydarpaşa Yolcusu

Bazen de ‘’Benim de ışığım olur musun?’’ diye koşar adımlarla aşkına kavuşmak isteyen, yaşlı gözlerin ve yorgun bedenin sahibi bir Haydarpaşa yolcusu oluverir.

üzgün

Söküp Atacağım

Güzellikler seninle başladı seninle bitti
Kalbim acı, ızdırap,kahır, selinde yitti
Bedenim isyan etti hafızam iflas
Duymadın feryadımı ben biçare ben niçaz

üzgün

Kirik Kalpli Porselen Bebek

O'na bir seyler anlatmak icin almistim aslinda kagit ve kalemi elime. Ne hakkinda yazabilirim diye düsünürken kendimi yaziverdim..

üzgün

Bir Garip Misafir.

Konuşmuyordu,Konuşmıyacak mısın dedim.Sesim duvardan duvara çarpıp bana tekrar geri geldi.Cevap alamayacağımı anladıktan sonra yemesi için biraz yiyecek birazda su getirdim.Ne getirdiklerime baktı nede bana.O yüzdende yemesi içinde ısrar etmedim.Öylece

olumlu

Patiler

Gidiyordu... Onu son görüsüm degildi belki, fakat yinede zor geliyordu ayrilmak... "Birseyler söyle bana" dedi... Bende ona, sadece ona yazdim...

üzgün

Ayşe ile Ali'nin Hikayesi

Ardına kadar açık olan kapının eşiğinde kalakaldılar. Ne Ayşe bir adım yanaşabiliyordu ne de Ali. İçeriden yabancı bir koku geliyordu. Ali’nin burnunu sızlatan, Ayşe’nin midesini bulandıran yabancı bir koku...

olumsuz

Sevemedik Bir Türlü...

Bu insanoğlu böyledir zaten! Konuşması gerektiği zaman susar, kalması gerektiği zaman gider ve en acısı, sevmesi gerektiği zaman kaçar.
Gerçekten korktuğu için değil aslında, korkması gerektiğine inandığından...

Başa Dön