"Bütün büyük edebiyat, iki hikâyeden biridir: yolculuk ya da yabancının gelişi. — Lev Tolstoy"

Öykü > Aşk ve Romantizm

nostaljik

Yazlık sinema

Zile bastı, odacıyı çağırdı, bir çay söyledi kendisine, bir sigara yaktı, kalktı pencereyi açtı. İçeriye lodosun taşıdığı sonbahar doldu.. İlk yağmur damlaları belediyenin avlusundaki tozları havalandırıyordu. Odacı çayını getirdi, masasına bıraktı.

üzgün

Git!

Çünkü insan oğlu var oldukça, aşk’ta var olmaya mahkum…
Onlar birbirinden ayrı yaşayamayan ama birbirini de bulunca öldürmeye çalışmadan duramayan iki kardeş gibiler…
Sen ve ben…Ve nicesi gibiler.

olumsuz

Veda Senfonisi

Uzun süren bir sevda masalıydı onunki..Sevdiğini tanrılaştırmıştı içinde..Tapıyordu adeta kutsal bir varlık gibi ona..Bir gün geldi..ve inancını yitirmeye başladı yüreğindeki tanrıya..

üzgün

tufanın vaktini sorduğun son yolcu

Bana bakmak ne kadar acı bir bilsen. Kirli sokaklardan hikayelerin ağarmasını beklemeden şiirsel ağıtların küf koktuğunu, koridorlarda çürüyen cesetimin hiç mi hiç gülmediğini bir bilsen

olumlu

Patiler

Gidiyordu... Onu son görüsüm degildi belki, fakat yinede zor geliyordu ayrilmak... "Birseyler söyle bana" dedi... Bende ona, sadece ona yazdim...

olumlu

Haydarpaşa Yolcusu

Bazen de ‘’Benim de ışığım olur musun?’’ diye koşar adımlarla aşkına kavuşmak isteyen, yaşlı gözlerin ve yorgun bedenin sahibi bir Haydarpaşa yolcusu oluverir.

üzgün

Bir Garip Misafir.

Konuşmuyordu,Konuşmıyacak mısın dedim.Sesim duvardan duvara çarpıp bana tekrar geri geldi.Cevap alamayacağımı anladıktan sonra yemesi için biraz yiyecek birazda su getirdim.Ne getirdiklerime baktı nede bana.O yüzdende yemesi içinde ısrar etmedim.Öylece

üzgün

Sen Gittin Ya...

Sen gittin ya iyi yapmadın benim geliş ve gidişlerine bir türlü alışamadığım sevgilim.Bak ilk kez bir yazımda sevgilim diyorum sana sevgili duyuyormusun?Sen gittin ya sabahları uyanmak zor geliyor bana.Sevmiyor değilim sabahları,sadece zor geliyor bütün g

üzgün

Kirik Kalpli Porselen Bebek

O'na bir seyler anlatmak icin almistim aslinda kagit ve kalemi elime. Ne hakkinda yazabilirim diye düsünürken kendimi yaziverdim..

üzgün

Ayşe ile Ali'nin Hikayesi

Ardına kadar açık olan kapının eşiğinde kalakaldılar. Ne Ayşe bir adım yanaşabiliyordu ne de Ali. İçeriden yabancı bir koku geliyordu. Ali’nin burnunu sızlatan, Ayşe’nin midesini bulandıran yabancı bir koku...

üzgün

Söküp Atacağım

Güzellikler seninle başladı seninle bitti
Kalbim acı, ızdırap,kahır, selinde yitti
Bedenim isyan etti hafızam iflas
Duymadın feryadımı ben biçare ben niçaz

olumlu

kadıköy`de yağmurlu bir gün...

bir acayip gündü. bir iki gün önceki güzel günlere inat, yağmur yağıyordu kıskanç kıskanç...kadıköy pusluydu, kadıköy ıslaktı ve kadıköy`den ayrılırken gözlerimde öyle...kırmızı bir gül ve gravatımla iskeledeydim.iş çıkışı bir toplantıdan gelmiş olmanın y

olumsuz

Sevemedik Bir Türlü...

Bu insanoğlu böyledir zaten! Konuşması gerektiği zaman susar, kalması gerektiği zaman gider ve en acısı, sevmesi gerektiği zaman kaçar.
Gerçekten korktuğu için değil aslında, korkması gerektiğine inandığından...

üzgün

Atkı

Herkes tanıdı atkılarını, atkılar da ısıttı onları. Boğaz’ın serin rüzgarında öpüşürken, sadece köprü ışıkları, Venüs bir de atkıları şahit oldu olanlara.

nostaljik

Bulut Parçası

Kırık dökük bir iki veda sözcüğü mırıldanıp koşar adım uzaklaştın . Veda sözcüklerinin arasındaki “gülümse “ sözcüğü yüreğimde çarpıp duruyordu ki ,avucumda bir sıcaklık hissettim .

Başa Dön