"Beynim, içinde bir parti varmış gibi davranıyor, ama ben davetli değilim." - Virginia Woolf (kurgusal)"

Öykü > Aşk ve Romantizm

olumlu

Gerçek Aşk

insan gerçek aşkını bulmak için yollara düşer kimi zaman. Ya bu yol bir resim sergisiyse...

olumlu

o bir meçhul

sevmek, kendini adamaktır.Karşılıksız ve beklentisiz.
Aynı zamanda sevmek insanı değiştirdiği gibi geliştirebilmeli de.

düşündürücü

Safari ve Seyir Defteri

Lanetin akustik prensesi bir hancı edasıyla baldırlarıma dokundu. Etim yarıldı. Kanım titredi. Sen tüyün duyumsamadaki repertuarını ezberlerken; benim, doruklara olan inancım, mağaraya olan imgeleme gücüm arttı.

üzgün

Yağmur ve Aşk

aşık olmak aniden yağmura yakalanmak gibidir. hazırlıksınızdır, sırılsıklam olursunuz titrer bedeniniz, kaçıp kurtulmak istersiniz...ama sığındığınızda bir kuytuya ve dönüp izlediğinizde yağmuru ne kadarda güzeldir oysa...

karışık

Yok

Tam olarak bitmemiş bir çalışma, hep başlayıp da yarım bıraktıklarım gibi aslında. Bir arkadaşımın başından geçen bir kara sevda sonrası yazdım... Yorumlarınızı bekliyorum...

olumlu

Hiç Konuşmayacağım Bir Sevgili İstiyorum

Beklentiler sadece zaman içerisinde çürümüş muhabbetlerde kalıyor. Çıtımı bile çıkarmıyorum. Sen, şaşkın gözlerle bana bakıyorsun. Aslında sen de ne yapacağını bilemiyorsun. Belki sen de bir aşk yaşıyorsun şu anda.

karışık

Dilşikâr: Kehrüba Tesbihin Hikâyesi

Evin, kocaman dağ hiddetinde heybeti, sırrı, gören gözler için durgun sular keyfiyetinde aşikâr olan efendisi, Dilşikâr nasıl bir gönül avcısıymış bir gün olsun merak etmedi. Oysa Dilşikâr perdeleri gönül gözüyle birer birer indirdi. Nedir o öfkeli dağın arkasındaki durgun su, biliverdi.

üzgün

Mavi Sardunyalar

Uzun zamandır yaptığı gibi saymaya başlamadan hızla kalktı; hemen banyoya gitti; duşa girdi. Sıcak suyun, vücudundan kayıp gitmesini izledi bir süre. Ama sayılar, sulardan daha hızlı hareket ediyordu. Bir, iki, üç,beş, dokuz derken, on sekizde durdu beyni

dramatik

Rüya

aşık her daim halden hale girmeye mahkumdur ve her hali de ayrı bir romana ayrı bir efsaneye konu olabilecek derinliktedir.

heyecanlı

Kocaman Küçük Kız

kız ogün çıktı ve yagmur altında ıslandı seviyordu yagmuru ama hiç ıslanmamıştı bugüne kadar yagmur altında ......... bir an düşündü neden yapadıgını daha önce neden hiç ıslanmadıgını.........................................

nostaljik

Işık

Işık göz alıcıdır. Bazen yolunuzu aydınlatır, bazen başınızı ağrıtır, bazen yakar. Ama bir ışık var ki hiç bir zaman ne güneşinki gibi gaddarcadır ne de yıldızlarınki gibi küstahçadır. Kalbi aydınlatır, serinletir, güldürür ve özletir.

karışık

Kum Taneleri

Kararlarıma uymuştum; günlerimi ters yüz etmiş yaşıyordum. Çok sevdiğim bir sanatçının ölümüne kadeh kaldırırken gülebiliyordum artık; ama içim ‘ Bu kalp seni unutur mu?’ diyordu ona...

üzgün

Yarım Kalmış Sevdalar Mezarlığımın Bekçisine ..

Dargındır bana ak ve karaciğerim, sigara-çay ve alkol dostluğumdan, kalbimse kan kardeş benimle, seni tanıştırdım diye ona. Korkuludur şimdi, yarım kalmış sevdalar mezarlığımın bekçisi biliyorum ve fakat görev aşkıyla yanar bekçi, geceleri içi acır, rakı

üzgün

Ayrılık Gözlerde Başlar

belki büyük bir genelleme ancak hepimiz hayatımızın bir köşesinde aşk denen dünyaya adım atacağız ve gerçek dünyada olduğu gibi acısını tatlısını yaşayacağız. benim şimdi yaşadığım gibi...

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku
Başa Dön