"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Eleştiri

Beşik Gibi Sallandık

Oğlum da geldi dışarı. Kızım yoktu. Ayça nerede? dedim. Odasındaydı dedi. Sallantı artık durmuştu. Yaklaşık 15 saniye kadar sürdü. Hayat normale dönmüştü. Biraz sonra kızım da aşağıdaydı.
Niye inmedin? diye sordum. Masanın altına girdim dedi. Ya kızım, ev yıkılsaydı, masa sağlam kalacak mıydı? dedim. O da

yazı resim

Oğuzhan Uğur

Oğuzhan Uğur; böylesine zor bir zamanda siyasilerin teke tek kendilerini rahatça açıklamalarına izin veren bir ortam yaratıyor. Beraberinde de; bu siyasilerden kah şüphe duyanlara, kah nefret edenlere de istedikleri gibi mantık çerçevesinde insanca soru sorma hakkı tanıyor Ki daha ne yapsın? Cumhuriyet bu değil de nedir?

Reklamcılık İnternet Yüzünden Nefret Edilen Bir Sektör Olma Yolunda Hızla İlerliyor

Herhangi bir edebiyat sitesine ya da haber sitesine girdiğiniz zaman adeta mikrop gibi, virüs gibi her her yerden, her kıyıdan, köşeden bir dolu reklam çıkıyor. Kafanıza kazıyorlar zorla o markayı. İster alın, ister almayın... Maus ile tıklayıp gönderiyorsunuz, iki üç saniye sonra başka başka yerden yine çıkıyor... Bıkkınlık

Şafak Pavey'den Toplumsal Zihin Bulanıklığının Nüksetmesi

Şafak Pavey ilginç bir anekdot paylaştı: 'Çiçekli başörtüsü ve daracık pantolonuyla, Çamlıca parkının kuytularında, sevgilisiyle öpüşen genç kıza, özgürlüğünü Mustafa Kemale borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum.' dedi. Bu anekdot hem çağdaşlardaki hem de muhafazakarlardaki zihinsel hastalığı ortaya koyan en güzel ifadedir. Gerçi Şafak Pavey'in niyeti böyle bir teşhis ortaya

Bireysel ve Toplumsal Cehalet!

Tarihte birçok filozof, bütün kötülüklerin anasının cehalet olduğunun altını çiziyorlar. Ferdî cehalet, kişinin kendisini ve yakın çevresini felâkete sürükler. Toplumsal cehalet ise askerî savaşlara, yıkımlara ve on binlerin ölümüne sebep olur.

Aynı ile Vaki

Tarihin tekerrür (tekrarlamak) ettiğini zihinlerimize kazıyan şeyin ne olduğunu hiç merak ettiniz mi? Neden tarih hep tekerrürden ibarettir derler bilir misiniz?

Yazık

Yazık Kardeşim iyi güzel haklısın ama Bilmediğin birtakım şeyler var muhabbeti de dönecekse... Ki dönüyor... Ki bazen parmaklar klavyeye gidemiyor... He işte... O zaman daha da yazık.

Çökülen Matbuat!

Hak, hukuk, adalet gibi ulvî kavramlar ayağa düşmüş Kanunlar güçlülere çalışıyor. Nalıncı keseri gibi; her kanun güce tapınanlara yontuluyor! Nasıl denir: Karışmış ortalık; kör, tuttuğunu öpüyor!

Başa Dön