Gavur Biliyor Kardeşim..!
Din kardeşlerimizden oluşan Ortadoğu ülkelerini meğer diktatörler yönetiyormuş; eyvahlar olsun..!
"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki, okumak da dirilmektir." – Umberto Eco (kurgusal)"
"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki, okumak da dirilmektir." – Umberto Eco (kurgusal)"
Din kardeşlerimizden oluşan Ortadoğu ülkelerini meğer diktatörler yönetiyormuş; eyvahlar olsun..!
Yalnızlığınızı maskelemekten de utanmıyorsunuz üstelik.!
Günahlarınızı öteki'nin günahlarıyla örtmeyi de marifet bellemişsiniz keza..
Bencilliğinizin yamancında bir bencillik türetip kendi bencillğinizi yasallaştırıyorsunuz ha- keza..
Siz..! Evet Siz..!
http://www.izedebiyat.com/yazi.asp?id=95876 yazısına yorumlarım ve yazarın cevabı.
Basın milletin gözü, kulağı ve dilidir. Halkın göremediklerini görür, duyamadıklarını duyar, söyleyemediklerini de söyler. Bugün Türkiye’de bin 300 radyo kanalı, 360’ın üzerinde televizyon kanalı ve iki binin üzerinde de süreli yayın vardır. Bunlar çok sesliliğe zemin hazırlayarak demokrasiye hizmet ediyorlar. Fakat son zamanlarda Anadolu’da çıkan gazeteler tedirgin… Çünkü
Tiyatro ahlakından, etiğinden ve oyunculuğundan sorumlu nöbetçi müdür olarak, Oyun Atölyesi Genel Sanat Yönetmeni Haluk Bilginer, bilgisi olduğu halde oyuna keyfi olarak 50 dakika geç gelen ve mazereti sadece ‘unutmak’ olan oyuncuya ne yapar?
Evet, terör belasını yakamızdan silkelemek boynumuzun borcu. Ülkemizin esenliğe çıkması ancak birlik olmamıza bağlıdır. Hayallerimizi yok eden ulusal ve uluslararası terör gruplarına topyekûn karşı çıkmalı ve tepki koymalıyız.
Devlet, muhtaç duruma düşmüş halkını korumuyor, koruma yolunu hiç düşünmüyor.Devlet olanın aslında düşünmesi gereken o kadar çok şey varki. Birini, birkaçını yapsalar belki de ebedî iktidarda kalırlar.
İnsan olmak ve bu şerefe nail bulunmak ne büyük bir nimettir.
Şükrü asla mümkün olmayan en büyük değerdir.
Fazilettir, payedir, şereftir, hilkattir.
İnsanın insana yaptığı kötülüğü eminim ki başka hiçbir çanlı bir birine yapmaz. Adına ideolojik savaş deyin, ekonomik savaş deyin ne derseniz deyin; İnsan canına kıymanın bin bir yolunu icat etmiştir birileri...
Yeryüzünde, kötülerin önderleri toplanarak samimi insanları zor durumlarda bırakacak kararlar alır ve kendilerine ellerindeki sosyal silahları kullanarak taraftar toplar, güçlerini artırırlar. Tarih boyunca kötülerin bu gücünden etkilenen ya da çekinen/korku duyan insanlar bu önderlere uymuşlardır.
Bu yazı 27 Mayıs 1960'ta yaşanan darbe üzerine ve darbeler yüzünden yaşanan birçok acı üzerine yazıldı...
Tüm dünya ve insanlığa hayırlı olsun: Nobel Barış ödülü OBAMA' nın, ondan başkasına yakışmazdı zaten. Biraz zahmete katlanıp aşağıdaki sayfayı ziyaret ederseniz bu ABD’ nin aldığı ne ilk...
Kur’an ahlakını yaymak için yaptığınız birşey yok. Oturduğunuz yerden çayınızı/kahvenizi höpürdetiyor, kendinizce akıl vermeye kalkışıyorsunuz. Deccali fitne yeryüzüne hakim olmuş; fitnenin beynini yok etmek için mücadele edenlere bari engel olmayın. Gölge etmeyin!!!
Tüm dünyada olmasa bile dünyanın büyük bir kesiminin neden anti Amerikancı olduğunun ortaya çıkan son delilleri...
Herşeysiz kalabilir de bu aşk.
Kalabilemez asla tesellisiz.
Artık ne derseniz deyin siz.
Ne söylerseniz söyleyin siz.
Aşksız ama pek aşık.
Saygısızca, düzeysiz espri ve basit fıkralarla insanlarda dine ilgi uyandırma yöntemi çok tehlikeli. Değil ilgi duymak, izledikleriyle adeta kanı donan insanın Allah’a, İslam’a, Kur’an’a ve Müslümanlara karşı kalbi soğur. Karanlık kafaların hurafe dolu bu tarz bir tebliğ yöntemi, insanları dinden uzaklaştırır, adeta cehenneme iter.