Bizi Taksim Edenlere Yuh
Derin ve iyileşmeyen bir yara cinayetle gelen ecel. Taksim cinayeti de işte bu. Sözün bittiği yer. Ne söylesek kavrulan yürekleri asla serinletmeyecek. Gidenler geri gelmeyecek.
"“Bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım.” — Neil Armstrong"
"“Bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım.” — Neil Armstrong"
Derin ve iyileşmeyen bir yara cinayetle gelen ecel. Taksim cinayeti de işte bu. Sözün bittiği yer. Ne söylesek kavrulan yürekleri asla serinletmeyecek. Gidenler geri gelmeyecek.
Kedileri, köpekleri besliyoruz da, insanların, hele de yardıma muhtaç insanların neden bir kedi kadar, bir köpek kadar değeri yok yanımızda... İnsanın insana ettiği zulmü başka hiç bir canlıda göremiyoruz. Tamam avlanıyorlar, aç karınlarını doyurmak için, doğaları gereği, öldürüp yiyorlar, ancak insan gibi, yakaladıkları canlıya işkence etmek gibi bir
Kitabın bir kadının elinden çıktığını ve kadına kitabın çok değerli olduğunu ve bunu kesinlikle 30 liranın altında satmamasını söylerler.
İnanın onlar çok daha fazla korkuyorlar.
Mezarlık yanından geçerken o yüzden ıslık çalıyorlar.
Hırçınlıklarının,saldırganlıklarının nedeni işte bu korku.
Ancak boşuna umutlanmayın bir köşeye sinecekler diye; çünkü bu korkuları nedeniyle saldırganlıklarının derecesi giderek artacaktır.
Yurdumuzda meydana gelen orman yangınlarının büyük bölümü ihmalkârlıktan ve gafletten kaynaklanmaktadır. Pikniğe gidip ateşi söndürmeden oradan ayrılan insanlar, hareket halinde ki arabadan sigarasını söndürmeden atanlar, boş içki şişelerini piknik alanında bırakıp güneş ışığı altında bırakanlar, tarla açmaya uğraşanlar ve buna benzer olaylar sonucunda güzelim ormanlarımız cayır cayır yanmaktadır...
Her şey Sayın Taşkerin görevden alınmasıyla başladı. Bunun üzerine 8 üye, Yönetim Kurulundan istifa etti. Sendika Başkanı Tahir Gökçebel de bir manevra yaparak sendikaya bağlı okullarda referanduma gitti.
Referandum yapıldı. Tabii bir sonuç da alındı. Yönetim kurulu Güven aldık, seçime gerek yok dedi. Fakat istifa eden
Yine yalnızca kendi mazlumumuz için mi gözyaşı dökeceğiz, ağıtlar söyleyeceğiz? Türkler Türklere, Kürtler Kürtlere, Aleviler Alevilere, Sünniler Sünnilere mi ağlayacak?
-Yazımızın başlığını görenler ya bize kızacaklar ya da bu kadar saçma bir şey olur mu? diye düşüneceklerdir.-Belki de az da olsa okuyucularımızdan bizim görüşümüze katılanlar da olacaktır.-Üstüne basa basa söylüyoruz:Muhalefet iktidar olmak İS-TE-Mİ-YOR.
-Neden?
KKTCde artan uyuşturucu sorunu ve buna bağlı olarak ortaya çıkan tehlikeler, vatandaşlarımızı derinden etkilemektedir.
Uyuşturucu konusunda neler yapılabilir? Bu batağa düşen gençler bu illetten nasıl kurtulur? Aileler, uyuşturucu batağına düşen evlatları için neler yapmalıdır?
İyi de nasıl kaşınır ki bu küresel güçler? Bir kere iyi kaşıyanları bulmak için önce ülkelerinde ki önde gelen basın yayın kuruluşlarına sayfa sayfa ilanlar vermeleri gerekir... Şöyle olabilir ilan ''Sırtımız ve bilumum yerlerimiz şiddet ile kaşınmaktadır ilan ile kaşıyıcılar arıyoruz, bu işe talip olanların kaşıyıcı.org.saray beyaz adresinden
Bu baskıcı faşist politikasını devam ettiren devlet; uluslararası haklarına sığınarak, terörle mücadele ediyorum adıyla, sürekli bir cadı avı sürdürmesi demek, devletin haklı olduğu anlamına gelmemektedir.
yaylada yaşamak insanın kendisini yalnızlığa terketmesidir
Bu tür sözleri analiz etmek, öyle çok derin araştırmanın bilgisine sahip olmayı gerektirmez. Bu söylem bir masumiyet karinesi değil, tam bir diktatörlük patlaması ve tam bir diktatörlük öfkesidir
Ayran dedim de aklıma geldi: Vakti zamanında Gıyaseddin adında aksi mi aksi, huysuz mu huysuz, lafı anında tokattan beter insanın yüzüne vuran, nezaketten nasibini almamış, çok bilmiş bir bucak müdürü varmış.
Dört kez evlenip boşanan müdürümüz, ilk eşini çorabı kaçık diye, ikinci eşini çorba pişiremiyor diye,
Mutlulukla mutsuzluğun adları konmamış iken… Onlar, salt mutluluk ve mutsuzluluğun sarmaşıklığında, öylesine… Yani işte öylece… Naif su damlacığı, zarif kum taneciği, havanın görünmez bilinmez zerreciğinin de zerreciğiyken… Kadın salt İNSAN, erkek salt İNSAN iken…
Bu karamsarlığa ve olacaklara karşı önce Ümit lazım Sonra beraberinde planlama, vizyon ve kurallar
Hafızamı yokluyorum: Yıllar önce de toplumumuzun gündeminde bir yumurta olayı vardı. Hani eski bir bakanımızın oğlu yumurta işine girmiş ve Allah o gencimize yürü ya kulum! demiş, o da kısa sürede köşelik olmuştu. Tabii bu olay artık çok geride kaldı ve unutuldu.
Adi Sebo, Kara Bi̇r Oğlanla
Yi̇ne Görüşeli̇m Deyi̇p Ayriliyoruz
Gördüğü Her Basili Kağidi Yutmaktan
Bi̇raz Dalgin
Halkini Sevmekte Özyazgili