Köy Enstitüleri Neden Kapandı
Köy Enstitüleri hakkında ne biliyoruz... biraz düşünmek gerek...
"Bütün büyük edebiyat, iki hikâyeden biridir: yolculuk ya da yabancının gelişi. — Lev Tolstoy"
"Bütün büyük edebiyat, iki hikâyeden biridir: yolculuk ya da yabancının gelişi. — Lev Tolstoy"
Köy Enstitüleri hakkında ne biliyoruz... biraz düşünmek gerek...
Vatan sevgisi imandandır (Hadis-i Şerif) Vatan, uğruna ölünmeyi hak eden kutsal bir emanettir millete. Atalarımızın şanlı mirası, gelecek kuşakların henüz yaşanmamış ideal hatırasıdır
Bazı milletvekillerinin kendi aşiret dilleriyle TBMM kürsüsünden konuşmalarını duymamız iyi oldu. Bu "tanımlanamayan" kaba dili (!) ben küçükken hep hamallardan duyardım ve hamalların kendi aralarında "hamalca" konuştuğunu sanırdım. Meğersem öyle değilmiş !
Kim aynada yansımış gibi gerçek kadar gerçek ile yüz yüze geldiğinde bunu kendine yakıştırabilir ki. Kara mizah yıllardır ironiktir. Çünkü ölüm, hastalık ve savaş gibi ciddi durumları mizahi bir dille ele alır. Bu yüzdendir ki sevmeyeni de çoktur.
İncelik ister. Kara mizah yapanlar deyim yerindeyse bıçak
Yalanlarınıza doydum, kusmaktan yoruldum. İğrençsiniz. Bu kadar pisliği, bu kadar yalanı nereden buluyorsunuz? Aynanın karşısında kendinize nasıl katlanabiliyorsunuz?
Elinize pergel ve harita alarak, uzaklıklar konusunda yorum yapabilirsiniz...
Bu dünya dönme dolap düpedüz..Dön dön dur; dur dur dön! ..Açılsın eteğin...Altından ne çıkacaksa yani! ..Bekle de gör; gör de inanma, inanma da gerçeğe saplan! .
Öfkelenin biraz be... Ulan ne bu suskunluk, bu umursamazlık, bu kendi havasında çalıp oynamak. Ne bu ilgisizlik, bu duyarsızlık. Ulan Allah rızası için birazcık öfkelenin, birazcık silkelenin be. Hiç ruh kalmadı, hiç mi yürek kalmadı? Yok mu lan?
Türkiyedeki ve dünyadaki tüm çapulcular için. Benim için en değerli çapulcular olan kalbimde yaşayan canımın içi babam, yaşamımın her saniyesinde iyi ki varsın dediğim canımın içi annem ve her zaman yanımda olan,elimi tutan canımın içi ablam için. Bana hayatlarının ve hayatımın her döneminde insanlığı çapulculuğu yaşatıp,öğrettikleri için.Yazımda anlattığım
Türk milletinin bağımsızlık yemini: Gölgeler ve İstiklal Marşı
Seçim günü de efendi efendi gidip oyumuzu kullandık mı iş tamam.
Kazanana hayırlı olsun demek düşer herkese,düşmeli.
Bir başka seçime kadar yenilgiyi sindirmek.
Kazananlar da sevinçleri abartmamalı.
Yazmak sevgisi değildi aslında, yazamamak korkusuydu beni anlatan.Hangisi bendim bu anlattıklarımdan. İçimde gezdirdiğim ışıklar hangi insanların gölgelerini vuruyordu odamın duvarlarına.
Nasıl bir adalet istiyoruz o halde göze göz dişe diş mi ? Varolan adalet sisteminde uygulayıcılar, herkes gibi zaafları olan insanlar, nasıl egolardan arınmalı, nasıl bir psikolojik deha olmalı ki içinde bulunmadığı olaylar örgüsünü, kendini kurtarmak isteyen insanların yalanlarına ve gözlerini bir daha asla dünyaya açamayacak, kendini savunamayan
Ben öğretmenim. Başlangıçta ben varım. Ama ben ben değilim sınıfa girdiğimde. Ben demokrasinin ışığı, özgürlüğün sembolü, adaletin savunucusuyum. Ben evrensellikle birleşmiş, ileriye umutla bakan, doğruyu görebilen bir sevgi yumağıyım. Adım şu ya bu ne farkeder?
Aralık 2009 dan beri beraberim İz edebiyat ile. Teşekkürlerimi sunuyorum. Tanışmasamsa uzun süreli sohbetlerimiz olmuş gibi. Bugün otuz yıldır yazdıklarımı topladığım bir kitabım var. Cumartesi günü 09.01.2015 saat 15,00-17,00 arası Adana Kitap Fuarında olacağım. Sizlerle tanışmaktan onur duyarım.
Bir devlet kendi ayakları üzerinde kalmayı bilmelidir. Bu kervanla yalnız yürümekle olur. İran bu konuda örnek alınabilir. Dünyaya meydan okuyan İran saygı ve korkuyla karışık bir ilgi görmektedir. Suriye, Rusya, İsrail, Yunanistan tutumlarında rahatlarsa devletin defalarca düşünmesi gerekir. Üstün ve güçlü olmak neyle olmalıdır?
Felaket tellallığı yapmıyorum. Yapılmasını da sevmem. Açık işletme yapılan madenlerin çevreye verdikleri zararları, görevim gereği çok yerde gördüm. Deneyimlerim öngörülere yöneltiyor beni.
"Açılım bitti" diyen siyasetçiler, aydınlar ve köşe yazarları yanılıyor. Açılım süreci büyük bir hızla, büyük bir aymazlık ve meydan okumayla sürdürülecektir. Hatta daha beteri gelecektir.
toplumda,devlet eliyle teşvik edilen zengin olma hevesi ve hastalığı kansere dönüşmüş,tedavisi olmayan bu süreç iyileşme adına tüm gayri meşruyu mübah kılmaya başlamıştır.