Bizi de İhaleyle Satsanıza
Bu Türk adının gururunu yok edenlerden sıkılmadınız mı? Bizi de toplu halde satsınlar da, kime neye hizmet ettiğimizi bilerek kölelik yapalım bari!
"Sözcükler, elbette, insanlığın kullandığı en güçlü ilaçtır. — Rudyard Kipling"
"Sözcükler, elbette, insanlığın kullandığı en güçlü ilaçtır. — Rudyard Kipling"
Bu Türk adının gururunu yok edenlerden sıkılmadınız mı? Bizi de toplu halde satsınlar da, kime neye hizmet ettiğimizi bilerek kölelik yapalım bari!
Seksen beş yıl önceki cesaretiniz, öngörünüz, özgüveniniz ve özverililiğiniz ile karşılaştırma yapılabilecek bir lider daha tanımadığımı, hattı zatında dünya üzerinde dahi tanınmadığını size ifade etmek isterim.
Kıvrak ve dahi zekanız, analitik düşünce yapınız kadar, mantık örgünüz, karanlıklar içindeki ışığı görüp de, gördüğünüz ışığa hedeflenmeniz, başarmanız!...
Bu ortamda, belgeler zemin yoklama görevini yapmaktadır. ABD, masadaki oyunculara kartları dağıtmıştır. Şimdi kimin, nasıl oynadığını gözlemek tedir. Buna göre de, tavrını belirleyecektir
Bursa Ulu Camii’ndeki ziyaretimizi tamamlayıp Tophane’ye doğru tırmanmaktayız. Önümüzde Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu Balibey Han var.
Ve yaşamanın hakkını vermek hayattaki tek gaye olmalıdır.. Hayata anlam katmak; aksiyonla, hareketle, başarmakla, çabalamakla, paylaşmakla, ilerlemekle olur... Bağlı olduğuna imrenmekten ve sakınmaktan öte layık olmakla olur... Herkesin kendi hayat gayesinin Atatürk'ü olmaya en azından çabalamasıyla olur... Kişinin elindeki değere sahip çıkmaktan ötesine geçmesinin ve bu yolda sonsuzluğa
Atatürk’ün fotoğraflarına bakıyordum. Türkiye Cumhuriyetini kurup, bizim birlik içinde olmamız için tüm hayatını feda eden o yüce liderin fotoğraflarına…
askerlik adam işiymiş, vatana bekçilikmiş. Vatanın kılına zarar gelmesin diye canını siper etmekmiş. Hani beni uğurlarken dedinya anne “ oğlum vatan sana amanet” canım uğruna o emanete sahip çıkacağım işte anne ama sakın benden dönmeye dair sözler isteme. Dönülür mü dönülmez mi bir Allah bilir be anne.
Faşist çoğunluğa karşı derin bir vadide mahsur kalmış insanların kardeşlik çığlıkları yankılanıyordu o gece Lütfü Kırdar Kongre Merkezi’nde…
Rakel Dink, senin güvercin yüreğinin derinliklerinden titreyerek çıkan sesine kulak veriyorum, o sesi bir başkasına naklediyorum, o başkası yok mu, bir diğerine derken sesin dilden dile…
Bazılarımız ''dünya'evinde'' insani yoksunuz, yoksulluk ile kuşatılan yokluğumuza ''merhaba!''
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
MADDE 3
Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı İstiklal Marşıdır.
yaklaşık 13 yüzyıl öncesinde yaşayan herkesin, rıza içinde olduğu bir şehirdir anlatılan. huzur ve refah içinde yaşanılan, güzel bir yerleşim yerdir; rıza şehri.
Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL'ün Büyük bir Devlet Adamı olduğunu kanıtlayan hususiyetlerini,erdem ve meziyetlerini işlemeye çalıştığım bir deneme.Bu satırları okuyunca umuyorum Nadir ve Narin Gül'ümüzü, Zat-ı Devletlerini daha iyi tanımak ve anlamak imkanı hasıl olacaktır
İlginç bir mevlit...
Sana “Sevgili Atatürk” diye hitabederken, bu hitabın uygun olup olmayacağını hiç düşünmedim. Bu mektubu günümüzün siyasilerinden birine yazıyor olsaydım, onlara “sevgili” diye hitabetme cesaretini gösteremezdim; he
Nerdesin… Yokluğunda paramparça, kuru bir kalabalık sözlerim. Gel de bereketlensin sofrası düşlerimin. Gelişinle dinsin döktüğü gözyaşı, şiirlerimin. Geçen zamanla birlikte savruluyoruz uzaklara. İki efsane yürek, nedensiz kederlerimizle istemediğimiz yollara sapıyoruz. Bir “unutuluş” sürekli kendini hatırlatan. Sevda ile yüz yüze kalamadan, batan güneşe döndüm yüzümü. İstemesen de eğdim boynumu
Şimdi Muhsin Yazıcıoğlunu üşüten ve hatta donduran gerçekleri açıklayacağım burada.. Sıkı durun lütfen! Hiçbir şey bildiğiniz gibi değil.