"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Deneme > Sevgi ve Aşk

nostaljik

Yokluğun Rüyası

Taze bir gül goncasının kokusu
Toprağa düşen ilk yağmurun telaşı kadar karmaşık
Son kalkan vapura yetişme telaşı gibi heyecanlı
Issız ormanların saflığı kadar temiz bedenin
Bugün yaşıyorsam yaşama nedenim

nostaljik

Delikanlıyı Bozan Yazılar

Çocuktum, annem beni deli gibi severdi. Rüzgârdan saçımın dağılmasına, dudaklarımda yediklerimden izler kalmasına bile izin vermezdi. Hemen kucağına alıp siliverirdi. Babamın cüzdanı demet demek para doluydu. Ben istesem dünyadaki bütün balonları, bütün oyuncakları, bütün bisikletleri hatta koca köyü bile satın alabilirdi. Çocuktum, yağmur benim için yağar, çimenler benim

olumlu

İlkbaharın İlk Gülü

Gün doğmasın diyarımda gezerken
Salında gel gözlerini süzerken
.......................................................
.......................................................

karamsar

Kaybedilen Beyaz Yaka

Kendisini bencil emellerin ugruna harcadigin kadin, ben cekemem artik burayi diyen bir beyaz yaka edasiyla ansizin istifasini onune sunuyor ve onay beklemeden de gidiveriyor. Giderse gitsin hatta biz daha iyilerini buluruz diyorsun insan kaynaklari edasiyla.

olumlu

Nisan"ın Şuçu

Bu gün ben okuldan kaçtım. Çok önemli başka nedenlerim vardı. Şimdi burada söylemesem... Olmaz mı diyorsunuz? Şiir yazmam lazımdı. Sizlerde genç oldunuz. Fazla kurcalamayın işte. Baharlı, böcekli, tomurcuklu çiçekli, bulutlu bir şeyler. Sınıfta bir türlü aklımı toparlayamıyorum. Çünkü o var…

karışık

Sen Giderken

Renklere mi küskünsün ki saçlarını bir fırça gibi savurup dünyayı siyaha, beyaza, yeşile, maviye boyamamaktasın. Bir küstüm çiçeği misin ki, bir bahar dalı gibi bana güzellik yaşatmazsın. Nedir sendeki bu telaş? Güvercinler gibi camlara yıldız yağmuru gibi yağarsın. Ruhun acısından bana billur bir göl bırakmaz. Çalkantılı ve bulanık

karışık

Hasar Tespit Raporu

Nazım bir vatan şairiydi. Piraye ve Vera vatanın iki ucu. Ben de bir vatan şairiyim; "Vatanım Sensin" yaban gülüm.

karamsar

Boşsun

Boş tencere karın doyurmaz. Bu yüzden tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş demem. Boşsun, boşsun , boşsun, bomboşsun. Boşluğunu kapakla örtme. Sana kapak olamam. Ben yarım dönümlük araziyim, sen bir dönümlük arazisin ama bomboşsun. Boşsun, bomboşsun. Aşkı herkes aynı yaşamaz. Yüreğin boştur.

karışık-olumlu

Mesafe Yazdırır

Niye aşık oldum ki sana... Ne güzel hayatımı yaşıyordum... Bencilce... Hesap vermeden... Özgürce...

olumsuz

Arkamda Sadece Seni Bırakıp Gideceğim

Arkamda sadece seni bırakıp gideceğim. Ne gerimde bir çöp ne bir top kalacak. Bütün yitirilmişleri ve oyunları önüme katarak gideceğim. Bir mendilde senin toza bulaşmış ve hiç temize çıkmamış aşkın olsa da senden bir cevap beklemeden gideceğim. Yol öyle uzayıp gidecek ki bir lastik gibi bile esnemeyecek.

olumsuz

8 Mart "Sokak Kadınları"

Biz, kadını “dağ gibi evlerinde” bilirdik.
“Limanlar gemileri nasıl beklerse, öyle beklediklerini” bilirdik.
Ve bizim bildiğimiz kadınlar öyle kadınlardı.
Bize göre kadın, şairin de ifade buyurduğu gibi;
“bir kadını ortadan ikiye böl…

üzgün

Aşk da Bir Feraset Olmalı

Bugün bir arkadaşımla dertleştik de, içindeki kanı kustu bir nebze. Ben de çok etkilendim. Paylaşıp paylaşmamakta bir an kararsız kaldım, ama sanırım mutluluklar kadar, mutsuzluklar da paylaşılmalı.

karışık

Yalın Hali

Aşkın hallerinin en hakikisi, en değerlisi, en özeli, herkesin bulup yaşamak, yaşatmak, bırakmak istemediği. Bazen de hiç beklemediğin, hak etmediğin bir anda uçup gideni.

nostaljik

Özlediğim Kadar Sensin / Sevdiğim Kadar Bensin

Ey kirpiklerinden sağdığım gökkuşağı yedi rengi,
Hüzünbaz hüzünleri unut..Ayak diblerine kök salmış siyah’ı da ..Koş yeni demlenmiş yürek demime..Sokul ve mevzilen gözlerinde kuruttuğum kirpiklerime..Şarkılar sustu biliyorum..Söz sırası bizde..Mutluluğumuzdan alıntı birkaç çift umudumuz var dudaklarımıza ördüğümüz..Erişmese de ellerimiz ellerimize, bir yolumuz var özleminde yürüdüğümüz..Sana kaç gel demiyorum..Biliyorum

olumlu

Canan

Sonra ansızın bütün saatlerin zembereği boşandı. Akşam freni boşalmış eski bir kamyon gibi çıkıp geldi. Evden beklerler, geç kalmayayım, dedi. Onu durağa götürdüm. Otobüsü hiç gelmesin diye dua ediyordum. Aksine çabucak geldi. İyi akşamlar, yarın görüşürüz, diyebildim. Kalabalık otobüsün içinde bir ara yağmurluğunu görür gibi oldum. Sonra uzak

Başa Dön