Daha Ne Kadar Sürecek Bu Oyun?
Yanıtlarınızı önce kendinize okuyun yüksek sesle..Gerekiyorsa bağırın sonra avazınız çıktığı kadar !
"Her kitap, onu okuyana yeniden doğar. — Alberto Manguel"
"Her kitap, onu okuyana yeniden doğar. — Alberto Manguel"
Yanıtlarınızı önce kendinize okuyun yüksek sesle..Gerekiyorsa bağırın sonra avazınız çıktığı kadar !
En güçlü olduğunu idda eden insan bile, devrilir bir yumrukta hayata.
Her nefeste kaburgalarım kalbimi sıkıştırıp eziyor. Gerçekten unutmuş olabilir misin beni? Yoksa bilerek mi hatırlamıyorsun?
Bugün ilk kez zaman bularak, şiir bölümünü bir müddet inceledim; şiir niteliği olmayan bazı denemelerin sıralamaların başlarında da yer aldığını görüp, şaşırdım...
Sonra şampiyon(!) şiirlere tıkladım ve gördüm ki, çok sayıda yorumlar yapılmış ve şiirler
Yöremizinin şivesi bana kuş sesi gibi gelir. Neden mi? Çünkü annem bana ninnilerimi yöremizin şivesi ile söyledi. Büyüklerim; anılarını yöremizin şivesi ile anlattılar, öğütlerini yine yöremizin şivesiyle yaptılar.
Yaralar alıyoruz hayatta, kanıyor yüreklerimiz ve biz bu yaraları iyileştirmeye çalışırıyoruz acılarımızı dindirmek için, sanki bir daha yara almayacakmışız gibi…
Yeni dekore edilmiş bir cafe ve sana doğru yeni dekore edilmiş bir kalp farkettirdi warlığını benden öte sana doğru...
Ne kadar farklıysak, o kadar yaşıyoruz...
“Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.”
adımı bir kara adam zikrediyor evinden,
evimizden,
avuç sırtları siyah ,
içleri beyaz ,
Sen her zaman haklıydın. İnce eleyip sık dokumadan, her cümleyi sözcük sözcük eşelemeden anlaşabilirdik. Zamanı geldiğinde susabilseydim, kendime “idare et işte ne çıkar” diyebilseydim
Bir gecelik kaçamak kuralları...