Hazırlandığında haber ver
İçeriden dışarıdaki yağmurun cama vuruşunu anlamalısın. Dudaklarını cama yaslayıp soğutmalısın. Sağ elini yumruk yapıp bebek ayaklarını camın buğusuna yapıştırmalısın...
"Sabahın yedisinde uyananların tek suçu, akşamın beşinde ölenlerden olmalarıdır." – Terry Pratchett (kurgusal)"
"Sabahın yedisinde uyananların tek suçu, akşamın beşinde ölenlerden olmalarıdır." – Terry Pratchett (kurgusal)"
İçeriden dışarıdaki yağmurun cama vuruşunu anlamalısın. Dudaklarını cama yaslayıp soğutmalısın. Sağ elini yumruk yapıp bebek ayaklarını camın buğusuna yapıştırmalısın...
Hani suya sabuna dokun derler ya; çok doğru bilmişler. Suyun olmadığını düşünmek bile ürkütür beni. Her yıkanışta şükrederim , bol bol akıtırım suyu severim .
İsraftır bilirim ama ne çare.....J)).
İnsan varlıkta, yokluğu karıştırırmış ki başına gelinc
Belkide hepimizin hayatında platonik olarak başlayan bir aşk vardır. Sonrada başladığı gibi biten. Ama hep özel bir yerde kalan ve hiç tükenmeyen bir aşk.
Ulaşılmayan aşklar mı kalıcılığını korur diye soruyorum hep kendime. Mesela efsanelerde öyle değil midir? Aslı ile Kerem, Leyla ile Mecnun gibi. Kavuşsalardı
Çok agladım sen yokken. Gözyaslarım aradı ama bulamadı ellerini. Onlar ellerine kavusamadıkça ben daha çok agladım. Ben agladikcça sen kayıp kaldın.
Gel gel... Ben senin aradığını biliyorum... Hepsi burda, hem de satılık...
İnanmıyorsun bana biliyorum. En az ben kadar inanmıyorsun bana... Ama gideceğim.
Bugüne kadar sınırlı olan beynimle düşünmeye çalıştığım da, olaylar yorum getirmeye uğraştığım da hep bir gerçeğe varıyorum ki o da benim ciddi anlamda BENCİL olduğumdur!
...Onlar da aşk gibi günahsızlardı; lakin bir suretin vardı ki hepsine sıçradı... İbrahim oldu ahlak, mahrem bir cazibeye gözlerini bağlayıp, kırdı putlarını... Aşkın, İbrahim'e gebe olduğu zamanlardı...
Bir umutsuzluktu o gün ikimizin ki de.
Sen dününe ağlıyor, bense kaçışıma bir yataklık arıyordum konukluğunda...Kalbimin kaçışına...
Geride bıraktığım her yere ve şeye garip bir hüzün ile birlikte sevinç bıraktım.
Her zamanki gibi umursama beni!..
Bir bütün oluşturmak için geceler boyu yap-boz yapan çocuklar gibi yitik bir parçanı aranıp duruyorum. Ya gözlerini kaybediyorum, ya da gözlerinin içindeki beni...
Gülmek ve korkmak aslında birbirine çok zıt kavramlar gibi gözükmekle birlikte birçok olgu gibi birbirlerine içiçe geçmiş kavramlardır. İnsanlar içinde bulundaki ruh haline göre aynı olaya farklı zamanlarda değişik tepkiler verebiliyor.
Doğan Cüceloğlu