Fatma Nine Öz Türkçe Sözcük Kullanıyor - 3
Duyarlı bir ninenin günlüğü.(Mudurnu ağzıyla yazılmıştır.)
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Duyarlı bir ninenin günlüğü.(Mudurnu ağzıyla yazılmıştır.)
İyi iyi, o zaman marjinal yaşıyorsunuz demek ki? ''Hem de ne marjinal abi, ne marjinal, bizim kadar marjinal i de yoktur billahi, buralarda.'' Marjinal yaşamayıp da ne yapsınlar? Öyle her yerde, her ortamda da marjinal olunmuyor arkadaşlar değil mi? Hayır sen marjinal oldun oldun, başkalarına niye bulaştırıyorsun kardeşim
Zenginin malı züğürdün çenesi yorar sadece derler. Biz de züğürtlüğümüz ortaya çıkmasın diye üç beş kelam edelim dedik, hepsi bu. Bana çıkmazsa gidip boğaz köprüsünden kendimi atarım, diye bir cümle kurmam asla, ne yapalım çıkmazsa çıkmasın. Çıkmazsa tüh gazino kapatıp da oracıkta bir milyon lirasını arkadaşlar ile beraber
Buraya kadar her şey güzel de diğer takımların başı kel mi? Kasımpaşası var, Sivassporu var, Antalyasporu var. Biz de menü istiyoruz diye ayağa kalkarlar ise ne olacak durumlar? Her takıma menü yapmaları lazım. Hatta ikinci lige kadar gider bu durum...
Gündüz ne düşünürsem, gece o üryama giriyo. Hem ne girmek! Bi sıkıntı, bi güç gurusu, bi garmaşa; anlatılır gibi değil. Bazen de hiç aklıma gelmeyecek üryalar görüyom. Dün geceki üryam da işte böyle bir üryaydı. Ne düşündüklerimle ilgili, ne yaşadıklarımla. Neden böyle bir ürya gördüm, bilmiyom.
Yorgun tozlar gibi uyuya kalmışım
Her yüzeye oturmuşum ben
Aynaların üstünde
Pencere camlarında
Her şey benden alıyor
FETÖ bu kez evleniyormuş…
Düğünü de “40 gün, 40 gece” sürecekmiş.
Neden 40 gün, çünkü masallardaki standart düğün-dernek süresi 40 gündür de ondan…
Hal böyle olunca bize de “41 kere maşallah” demek düşer, değil mi?
Şaka gibi gelebilir size ama
“Bilge nereye gittiğini görür, ama akılsız karanlıkta yürür. Ancak, ikisi de aynı yazgıyı paylaşır. Akılsızın başına gelen, benim başıma da gelecek dedim. Öyleyse bilgelikten kazancım ne? Çünkü akılsız gibi, bilge de bir süre sonra anımsanmaz, gelecekte ikisi de unutulur. Bu yüzden yüreğime dedim: Bu da tamamen anlamsız. Nitekim
Türkiye Hristiyan bir devlet olsaydı ve Türklerin %99u Hristiyan olsaydı acaba ne olurdu? Hiç düşündünüz mü? Bi düşünün bakalım... O zaman belki titremez ve kendimize dönmezdik... :)
Kahramanlar Yalnız Yaşarmış, Yalnız Başına Kahraman Olurmuş.
Allah sizi inandırsın, körkütük aşık olup dişiyi gözlerini kırpmadan kesmekten, tavuğu, ciğeri gözü görmez olan erkekler gördüm. Dişi, afiyetle tavuğa gömülmüş yerken, öylece, kıpırdamadan izleyen erkekler... Bir tanesi, benim Kömür’dü. Hem de ilk aşkıydı bakir Kömür’ümün... Karı da kart ve çirkin bir şey, iyi mi?... Eh, gönül bu,
Bir atın katıla katıla güldüğünü düşünün hemen ürperirsiniz. At gülmez kişner. Bir köpeğin kediyi kovalarken güldüğünü düşünün. Böyle bir tabiat olayı olmaz dersiniz. Doğal gelmez böyle şeyler size. Bir saksının şaka olsun diye kuaförden yeni çıkmış hasbanın başına düştüğünü farz edin. Hasba yerde yatarken saksıdaki güllerin iki yanağında
Sonunda yumurtanın kabuğu çatladı. Diğerlerinden daha farklı olan yavrunun küçük kafası göründü. Anne sürüngen yeni doğan yavruya bakarak ; "Umarım değişir.." dedi şefkatle. Zaman ilerliyordu ama yavrusu hala değişmiyordu. Çünkü o bir sürüngen değil, bir KUŞtu :)
Her gün bir yazı yazmalıyım.
Aralıksız, bir gün atlamadan, her gün.Düşüncem bu.
Ne yazacağım peki?Her gün konu bulmak kolay mıdır?
Hadi konu bulduk ve yazdık.Ya okuyacak okuyucuyu nerden bulup buluşturacağız?