Deneme > Gülmece (Mizah)
Rakı Şişesinde Balık Durumları
İyi de şarap şişesinde, votka şişesinde, bira şişesinde balık olsam niye dememiş bu Orhan Veli dostumuz? Yok, yok ben anladım. Rakıdan başka bir şey ağzına sürmediğinden belki de böyle bir dize yazdı. Sürekli şarap içiyor olsaydı, rakı değil şarap şişesi olurdu, balık olmak istediği yer...
Ordu'nun Dereleri Neden Yukarı Akmaz ki
Hayır anladık bu Ordu'nun Derelerinin yukarı akması için siz neler yaptınız ona da bir bakalım. Yataklarını mı değiştirdiniz derelerin... Şimdiye kadar ben de hiç görmedim yukarı doğru akan dereleri... Bence bu yukarı akma işi sadece bir temenni olarak kalır gibime geliyor...
İlham Perileriniz Trafiğe Takıldıysa Gecikebilir
İlham Perileri, Peri Kardeşler... İn, Cin çift kale maç yapıyor olabilir, siz de gidip o in ve cin tayfasına takılmayın lütfen, onlar sizi takıma almaz zaten... İlhamlarımız azaldı mı gelin bizlere ilham takviyesi yapın. Hele de bahar ve yaz aylarını bizlere boş geçirtmeyin... Sonbaharda ve kışta zaten çok
Mudurnulu Fatma Nine Jimnastiğe Gidiyor
Eğer gençlerin yapdıkları her hareketi yapmazsam, bana bıyık altından gülen o çiroz gıza inat zayıflamazsam, adım Fatma değil, Şaziment olsun. Allah benim iyiliğimi versin. Bu Şaziment de nerden çıkdı? Ben çok yaşayım inşallah.
Mudurnulu Fatma Nine'nin Günlüğü / Başganlık Üryası
Gündüz ne düşünürsem, gece o üryama giriyo. Hem ne girmek! Bi sıkıntı, bi güç gurusu, bi garmaşa; anlatılır gibi değil. Bazen de hiç aklıma gelmeyecek üryalar görüyom. Dün geceki üryam da işte böyle bir üryaydı. Ne düşündüklerimle ilgili, ne yaşadıklarımla. Neden böyle bir ürya gördüm, bilmiyom.
Fetö Evleniyormuş!..
FETÖ bu kez evleniyormuş…
Düğünü de “40 gün, 40 gece” sürecekmiş.
Neden 40 gün, çünkü masallardaki standart düğün-dernek süresi 40 gündür de ondan…
Hal böyle olunca bize de “41 kere maşallah” demek düşer, değil mi?
Şaka gibi gelebilir size ama
Fatma Nine Öz Türkçe Sözcük Kullanıyor - 3
Duyarlı bir ninenin günlüğü.(Mudurnu ağzıyla yazılmıştır.)
Deli P… ile Çılgın T…"nin Kıssadan Hisseli Sergüzeştleri
“Bilge nereye gittiğini görür, ama akılsız karanlıkta yürür. Ancak, ikisi de aynı yazgıyı paylaşır. Akılsızın başına gelen, benim başıma da gelecek dedim. Öyleyse bilgelikten kazancım ne? Çünkü akılsız gibi, bilge de bir süre sonra anımsanmaz, gelecekte ikisi de unutulur. Bu yüzden yüreğime dedim: Bu da tamamen anlamsız. Nitekim
Kahramanlar Yalnız Yaşarmış, Yalnız Başına Kahraman Olurmuş.
Kahramanlar Yalnız Yaşarmış, Yalnız Başına Kahraman Olurmuş.
Hadi Gülümse
Bir atın katıla katıla güldüğünü düşünün hemen ürperirsiniz. At gülmez kişner. Bir köpeğin kediyi kovalarken güldüğünü düşünün. Böyle bir tabiat olayı olmaz dersiniz. Doğal gelmez böyle şeyler size. Bir saksının şaka olsun diye kuaförden yeni çıkmış hasbanın başına düştüğünü farz edin. Hasba yerde yatarken saksıdaki güllerin iki yanağında
Darwinistler'den İşte Öylesine Hikayeler - V
Bir canlının, annesinin vücudundaki teri "yalayarak" ortaya süt gibi son derece iyi hesaplanmış, besleyici değeri çok iyi ayarlanmış bir besini çıkarması, ancak öykülerde yeri olabilecek bir inanıştır. Dahası, son derece kompleks bir mekanizma olan ve vücut ısısının sabit tutulması için mutlak ihtiyaç duyulan terleme mekanizmasının, sürüngenlerde hiç yok
Ant Olsun ve Şart Olsun ki Umursamayacağım!.. Nerde Benim Şu Cımbızla Ayna?..
Allah sizi inandırsın, körkütük aşık olup dişiyi gözlerini kırpmadan kesmekten, tavuğu, ciğeri gözü görmez olan erkekler gördüm. Dişi, afiyetle tavuğa gömülmüş yerken, öylece, kıpırdamadan izleyen erkekler... Bir tanesi, benim Kömür’dü. Hem de ilk aşkıydı bakir Kömür’ümün... Karı da kart ve çirkin bir şey, iyi mi?... Eh, gönül bu,
Çamlıca'ya Hoparlörlü Cami Projesi :)
Diyanet İşleri ile Çamlıca Hoparlörlü Cami Yaptırma ve Yaşatma Kültür Derneğinin ortak çalışmasıyla İstanbulun her yerinden gözükecek caminin altı baştanbaşa otopark, kontörlü apteshane ve kontörlü yüznumara olup bakkal, kasap, aşevi, berber, turşucu, sulu yemekçi, lahmacuncu ve manavın yanı sıra hamam tası, takunya, ibrik, taharet bezi, ramazan davulu, tespih,
Darwinist'lerden İşte Öylesine Hikayeler - III
Sonunda yumurtanın kabuğu çatladı. Diğerlerinden daha farklı olan yavrunun küçük kafası göründü. Anne sürüngen yeni doğan yavruya bakarak ; "Umarım değişir.." dedi şefkatle. Zaman ilerliyordu ama yavrusu hala değişmiyordu. Çünkü o bir sürüngen değil, bir KUŞtu :)
Narsizmin de Böylesi
İstanbul'a gitmiyorum. Yerle bir olmasın, karizması sarsılmasın diye. Bir gittiğimde marmara depremi olmuştu. Şimdi gitsem ne olur Allah bilir. Oradakiler İstanbul'un karizmasıyla yetinsin. İstanbul benim gibi bir padişah daha görmesin.













