Hatadan Duyulan Pişmanlığın Kur'anî Ölçüsü Nedir?
İnsanın hatasını düzelttikten sonra sürekli olarak o hatanın ezikliğini ve suçluluk duygusunu yaşaması mı gerekir?.. Ya da o hatayı unutmalı mıdır?..
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
İnsanın hatasını düzelttikten sonra sürekli olarak o hatanın ezikliğini ve suçluluk duygusunu yaşaması mı gerekir?.. Ya da o hatayı unutmalı mıdır?..
Bir yazarımız, ince bir espri yapmış geçenlerde. Aslında espri değil, başlı başına bir komedi senaryosu yazmış gibi görünüyor.
Hiçbir iftiracı amacına ulaşamaz; attıkları çamurun asla bu değerli insanlar üzerinde izi kalmaz. Çünkü halis kullarını inkarcıların iftiralarından temize çıkaran Yüce Allah’tır.
İslam'ın özünde varoluşun tesadüfi değil, derin bir amaç taşıdığını vurgulayan bu metin, insanın yaratılış gayesini Allah'a kulluk olarak tanımlar. Gerçek kulluğun ancak bilgiyle mümkün olduğunu ve bilginin de okuma yoluyla kazanıldığını belirterek, okumayı varoluşsal bir zorunluluk olarak konumlandırır. Metin, İslami düşüncede bilgi edinmenin ve okumanın temel önemini anlamlı
Boyun eğip itaat etmek için bir başka nedene ihtiyacımız yoktur, Allah için itaat etmeliyiz. Çünkü itaati isteyen, tek büyük güç ve makam sahibi olan Yüce Yaratıcıdır.
Kitap ve Hikmet, her ikisi de kesinlikle Allah’ın varlığının en somut delilidir.....
Toplum olarak kendimizi hep iyiler zümresi içinde görürüz. Kimse kendini kötü görmez. Peki, iyiliğin ölçüsü nedir? Bazılarına göre namaz kılmak, bazılarına göre yardımsever olmak, bazılarına göre de temiz kalpli olmak(ölçüsü nasıl hesaplanıyorsa!... ) Bizim inancımızda iyiliğin ve üstünlüğün ölçüsü Allah’a yakın olmak, yani takvadır.
"Yerleşik Olan ile Doğru Olan Arasındaki Derin Uçurum", toplumsal düzende kabul görmüş geleneklerle hakikat arasındaki çatışmayı ele alıyor. Tarih boyunca din, bilim ve siyaset alanlarında hakikati arayanlar nasıl dışlandı? Gerçeği savunanlar neden "hain" olarak damgalandı? Bu metin, doğru bildiği yolda ilerleyen bireylerin karşılaştığı zorlukları ve bu zorluklarla başa
Güzel olan her şey insanı etkiler ve sahip olma isteği uyandırır. Güzel bir eş, güzel bir ev, araba, güzel bir hayat… İnsanların yaşamları boyunca hedefledikleri, ulaşabilmek için büyük çabalar sarf ettikleri sayısız amaç; güzel olanı elde etme isteği…
Sadece O'na ağlayabiliriz hıçkıra hıçkıra utanmadan,sıkılmadan .
Kırılmış bir kalbi de huzura,sukünete çeviren O değil mi ?
Allah, hayatı ve ölümü belirli bir amaçla yaratmış, insanlara doğruyu ve yanlışı öğreten hak kitaplar indirerek bu amacı onlara bildirmiştir. Öğüt almayan ve kendini dünya hayatının geçici ve sahte süslerine kaptıran insanları cehennemle müjdeleyen Allah ‘halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete’ giremeyeceklerini bildirmiştir
Kur'an-ı Kerim'in insanın acılarını anlamlandırma ve huzura ulaşma konusundaki rehberliğini ele alan bu metin, yaşadığımız zorlukların Allah'ın kontrolünde olduğunu ve kimseye taşıyamayacağı yükün verilmediğini vurgulayarak, gerçek huzurun Allah'a güvenmekle mümkün olduğunu anlatıyor.
Samimiyet ve içtenlik, kişinin güvenilir ve saygın olmasına vesile olan çok önemli bir özelliktir. Samimi olan insanlar hayatlarının her alanında bu güzel ahlakı sergileyerek topluma örnek olurlar.
Her ne kadar bazı kaynaklarda ilahi din, tek tanrıya inananların dini, diye nitelendirilse de gerçekte doğru olan, ilah olarak sadece Allah’ı tek bir ilah kabul edenlerin inancına, ilahi dinler denilmesidir. Çünkü herhangi bir varlık veya sistem de tek tanrı olarak görülüp inanılabilir ama bu inanış biçimine ilahi din
Çekinme
Kur’an-‘da Allah’ın sözüdür bu
“Cihat” de, “Kıyam” de, “mücahit” de
“Tağutların hükümranlığı sürmez, sürsede bize rahat yok” de…
Dilin dönmez olur hadi söyle…
“Ey Rabbim, beni kesinlikle görüyor ve duyuyor olduğunu bildiğim için sana sesleniyor ve diyorum ki, beni melek değil de, bir insan olarak yarattığın için sana sonsuz teşekkürler ediyor ve bir zaman senin meleklere olan ‘sizin bilemeyeceğiniz şeyleri ben bilirim’ telaffuzunu, senin bana tahsis ettiğin iradem ölçüsünce doğrulamak adına
Başlığı görünce öfke duyan ve itiraz edenler olacaktır mutalaka. Ancak önyargılı olmadan, "acaba ne demek istiyor" diye anlamaya çalışarak yazımı okumanızı rica ediyorum. Atalarınızdan öğrendiklerinizi bir kenara bırakın ve delil olarak sunacağım ayetleri, üzerinde düşünerek okuyun lütfen.
Zaman yine bir nehir misali aktı ve ramazan ayı kapımıza dayandı. Çoğu kişinin dilinde ‘ne de çabuk geçti günler’ yakınması var. Haksız da değiller; zira günler çok hızlı bir tempoda mukadder sona akıyor. Bizlere düşen yakınma değil, yaşadığımız günlerin içini doldurmaktır. Zaten elden gelen de budur. Hiçbirimiz günlerin
Erkeğine ihanet eden ya da geçimsizlik yapan bir kadını dövmek zaten çözüm değildir. Çözüm bu tutumuna devam eden kadını güzellikle bırakmaktır. Boşanana kadar yine erkeğin sorumluluğundadır kadın. Hatta boşandıktan sonra dahi erkek, kadını korur ve kollar.
Dinden ve Kuran ayetinden uzak bir anlayış bu kadar mı kindar bir kaleme dönüşür. İnsan düşmanlığını bu kadar insafsızca ve saptırıcı hale dönüştürülmemelidir. İslam’ın kadına getirdiği haklar, batının kadının şeytan ya da hayvan olarak nitelediği dönemlerde kadının kurtuluşunu simgelemektedir.