Gündoğumu Sohbetleri
Güneş doğardı,
Güneş batardı
İnsan yaşardı
Hayat acıydı, Hayat tatlıydı
İnsan alışırdı.
"Yazmak, varoluşsal bir hapşırmadır; bastırırsan ölürsün, dışarı çıkarırsan peçete ararsın." - Kurt Vonnegut (kurgusal)"
"Yazmak, varoluşsal bir hapşırmadır; bastırırsan ölürsün, dışarı çıkarırsan peçete ararsın." - Kurt Vonnegut (kurgusal)"
Güneş doğardı,
Güneş batardı
İnsan yaşardı
Hayat acıydı, Hayat tatlıydı
İnsan alışırdı.
Kokular hayatım boyunca benim için çok özel oldular... Nefes alma ilgili ufak tefek problemlerim olsa da koku alma ile ilgili hiçbir sorunum yok. Koku herşeyden önce geliyor. Görmek, duymak, özellikle de dokunmak çok önemli. Ama koku, bambaşka.
Anne k
180 derecede kaynar bir doksanlık adamın kefeni.
ve kafanı 180 derece çevirmeyi öğrenirsen
bir baykuş gibi
ölümün ölçüsünü görürsün.
180 metrede boğar "küçükadanın" denizi
Diş hekimi olarak o güne kadar hiç, bir ağız karşısında bu derece vecde kapılacağım aklıma gelmezdi.
Bir fincan kahvede bir adamın hikayesi.
"Kim bilir belki iş arası bir nefes alacaktı, içtiğimde sigaram o anda öyle az geldiki gözüme gerçekten de bir tek sigara ancak bir nefesti."
Kelime bulmak, cümle yaratmak ve hissettiğim sevgiyi harflere bindirip sayfaya yüklemek çok zormuş, sevgi büyüdükçe anlatılması imkansıza dönüyormuş meğer. Yazdığım her şeyi siliyor ve düşünmeye çalışıyorum, en uygun en yüce kelimeyi seçmeye çalışıyorum, olmuyor. Yetmiyor…
Daima çocuktum, fakat çocukluğum çocuk olmamıştı ki...Aslında çocuk olmuştum....Olmamışlığın tek adresi
Güzel: s. Biçimindeki uyum ve ölçülerindeki denge ile hoşa giderek hayranlık uyandıran: Güzel kız. Güzel çiçek. Yalının en güzel odası bizimdi (Türk Dil Kurumu).
1994`ün son günleri... İstanbul - Ankara arası yoğun bir mektup trafiği... Aşk var, özlemek var. Var ama, öğrencilik bağlamış ellerimi. Ha desem çıkıp gidecek gücüm var da, ha desem çıkıp gidecek param yok, o günlerde. Mektuplar... Derslerden çalınan daki
20 yıl sonra hiçbir şey olmamış gibi buluştuk. Eğlenmeğe çalıştık. Halbuki neler olmamıştı ki.
Kaybettiğimiz arkadaşlarımız sanki biraz sonra kapıdan içeriye girecekmiş gibi his ediyordum. Kulaklarımda Pink Floyd çalıyordu.
Ahmet YESEVİ Hazretlerinin kıssasını duymuştu oysa. Yeni atılmış pamuk öbekleri gibi, içi içine sığmıyordu heyecandan. Bir gün Ahmet YESEVİ Hazretleri yetiştirdiği talebelerini toplamış ve onlara bir iki nasihatten sonra, elindeki asasını fırlatarak Bunu nerde bulursanız orada kalın, yerleşin ve insanlara öğrenip yaşadıklarınızı anlatın.Zira buraları çoraklaşınca, sizin yetiştirdiğiniz insanlardan,
Bolu'nun Kıbrıscık ilçesine bağlı 5 ayrı köye birden Alan Köyleri denilir...
Benim babam bu köylerden en büyüğü olan Alanhimmetler'de doğmuş..
Çocukluğumun Alan Köyleri'nden bir kesiti anlatmaya çalıştım.
Sevgi ;çok basit anlaşılan ama her nedense başkası tarafından şüphe dolu nesnelerle zor bir döneme sokulan kavram halini aldığında güçlük çekilen zaman aralıkları içinde gözyaşı döktüren, hayal kırklıklarının bütünleşmiş ifadesidir...
Uyanıyorum.
Yeni bir güne başlıyorum. Bugün de yaşamım boyunca yaptığım gibi yaşadığım, gördüğüm, hissettiğim şeyler arasında bağlar kurmalıyım.
Geçmiş günlerde kurmayı başardıklarımı ise daha bir sağlamlaştırmalıyım.
zamansız çekip giden ve bir daha da göremediğim babama ...
uzun zaman affetmediğim...içimde bildiğim...içimden silemediğim...yokluğuna sarılıp yokluğunda büyüdüğüm ...onsuzluğumu dolduramadığım boşluğuma yazdım...içimden ne geliyorsa babama söyleyemediğim...söyleyemediklerimi yazdım...
yerin doldurulamaz baba...
Baba demek...
İlk kar düştü toprağa Tabiat beyaz yorganını örttü üstüne. Ne kadar çok zaman geçmiş camda kar düşümünü izlemeyeli Nefesimin ısısı camı buğularken farkında olmadan bir çöpten çocuk çizmişim parmağımla cama;