Aysema'ya Mektuplar I
“Kalbimi meşgul eden,zerafetiyle beni cezbeden güzel,sensizliğe alışamadım.”
"Yazı, sesin resmidir. — Voltaire"
"Yazı, sesin resmidir. — Voltaire"
“Kalbimi meşgul eden,zerafetiyle beni cezbeden güzel,sensizliğe alışamadım.”
Acırım ömrüme geçen zamana
Seneler karıştı toza dumana
Gelsin diye haber saldım her yana
Geri gelmez yıllar ben nasıl edem
Aklıma Murathan’ın öyküsü geliyor. Boyacıköy’de Kanlı Bir Aşk Cinayeti” Film yapacaktım güya. Senaryosunu nereye koydum ki?..
Bolu'nun Seben ilçesine bağlı Çektikdere Köyü'nde doğdum.
Çocukluğumda Yayla Göçleri köyümüzün en önemli olaylarından biriydi.
Küçük yaşta yaşadığım bir Yayla Göçü'nü sizlere anlatmaya çalıştım.
Yıllar sonra, yerde yatan birinin üstünde uçuşup duran gazete yaprakları hatırlıyorum . Şaplakçı ağbi düşmüş kalmış. Yanında topa benzemeyen bir oyuncak . Demirden ..
“Bizim çocukluğumuzda poşet mi vardı, her konuda olduğu gibi bu konuda da ne kadar büyük değişiklikler oldu, her şey ne kadar da pratikleşti.”
Kredi yurtlar kurumunun anneye özlem kokan odalarından, emek tüten öğretmenler odasına;ailelerin dişten tırnaktan artırarak yolladıkları hafta harçlıklarından, ayın 15.de bankaya yatacak maaşlara ve nihayetinde tırmanışlarla süren öğrencilikten maviye boyandığımı hissettiğim öğretmenliğe geçişimin ilk aylarıydı
O çok severek anlattığı bu hikayeye “Bu efsane binlerce yıl önce yaşanmış gerçek bir aşk hikayesiymiş.” derdi.
Hastalığımı belli etmeden, içimde kalanlar... Baki dua ile...
Milli Bayramlarda kürsüye çıkıp şiir okumak, bana göre dünyalara bedeldi. Bu bana öyle güzel,öyle onurlu bir etkinlik olarak gelirdi ki; kürsüye çıkıp şiir okumak için ne isteseler vermeye hazırdım. Alacaktım elime mikrofonu; yüzlerce insanın karşısı
Kokular hayatım boyunca benim için çok özel oldular... Nefes alma ilgili ufak tefek problemlerim olsa da koku alma ile ilgili hiçbir sorunum yok. Koku herşeyden önce geliyor. Görmek, duymak, özellikle de dokunmak çok önemli. Ama koku, bambaşka.
Anne k
Özgür olduğunuz halde tutsak oldunuz mu ? Ben oldum.Hemde çoğu defa.Öldüm ,dirildim tekrar öldüm.Her dostumdan,çevremdekilerden ailemden birer kurşun yedim.Tam kalbime isabet.Ama ölemedim.Çünkü ölmeyide beceremedim.
Dişlerimi birbirine geçirdim..
Sımsıkı... Belki bu durdururdu bu saçma sapan hayatı.. Durdurmalıydı..
Cehennem Cevdet! İplerin hepsi kopmadı, unutma. Hepsi kopsa nasıl gönderirdim sana selamımı? Selam olsun sana...
Mezuniyet sonrası hissettiklerimi anlatan, acı tatlı hatıraların derinliklerini, sırlarını, hüzünlerini, sevinçlerini anlatan derin bir 'anı' yazısı...
Sonsuz Sevgi ve Saygılarımla