..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İyi bir aşk mektubu yazmak için, neler yazacağını bilmeden oturman, kalktığında da ne yazdığını bilmemen gerekir. -Rouesseua
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Günlük Olaylar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Benimle
Cafer ŞAHİN
Şiir > Aşk ve Romantizm

BENİMLE *********** Her insan ayrı bir alem derler ya hani, Elhak öyledir lakin önemimi bilmiyorsun Senin anlatacağın neler vardır, Benim anlatacağım Çoktan birikip kabaran Öyleyse gel yeniden Tanış benimle... ***** Dudaklar ki birbiri için yaratılmış, Dillere şeker şerbetler katılmış Bir korku duvarının ardına saklanma Yersiz bir inat sükutuna yanma Zaman doludizgin akıp giderken Gelmek istediğin her vakit erken Konuş be

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Günlük Olaylar
  öğretmene Verilen Değer Her Şeye Değer  (Hakan Yozcu)

Öğretmenliğe ilk başladığımda ilk 24 Kasım Öğretmenler Günü’nden büyük keyif almıştım. Kırsal bir kesimde bir ortaokulda Türkçe Öğretmeniydim. O gün, öğrencilerin bana olan ilgilerini, kucağımın çiçeklerle dolmasını, öğrencilerin bana sarılmak ve beni öpmek için yarışa girdiklerini hiç unutmuyorum. Belki bu nedendir ki 24 Kasım tarihini hep Öğretmenler Günü olarak kabul ediyorum.
 Atatürk'ün Kardeşleri  (Adem KALINSAZ)

On altı yıl resmi tedrisattan geçtim, on bir yıldır da öğretmenlik yapıyorum. Okumayı ve araştırmayı seviyorum. Buna rağmen Atatürk’ün kardeşlerinden haberdar değildim. Öğrencimden öğrendim Ayıp mı? Hicap duymam gerekir mi?
 Kitapları Yakın, Kütüphaneleri Yıkın!  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Yüz yıl hatta bin yıl önce yaşamış olan bir bilimadamıyla, bir filozofla ya da bir sanatçı ile konuşabilir misiniz? Hemencecik “Hayır, konuşamam!” demeyin lütfen. Eğer o insanların yazdıkları bir kitabı okuduysanız, yarattıkları bir sanat eserini dinledi ya da gördü iseniz konuşursunuz. Bizden çok önce yaşamış ve çok sonra yaşayacak olan insanlarla irtibat kurmamızı sağlayacak olan yegane vasıta kitaptır, sanat eseridir. Aydınlıktan korkanlar, işlerini karanlıkta yürüteceğini sananlar, cahil bırakılmış yığınları kolayca yönetebileceklerini düşünenler, despotlar; tarihin her döneminde “Kitapları yakın, kütüphaneleri yıkın!” emrini vermişlerdir, sanat eserlerini tahrip etmişleridr. Tarih bunun örnekleriyle doludur.
 Herkesin Yapabildiği İşler  (suat engin yılmz)

bAZI İŞLERİ HERKES BAZI İŞLERİ İSE BÜYÜK BEYİNLİ İNSANLAR YAPAR , ONLARDAN ALLAH RAZI OLSUN , ONLAR OLMASA NE YAPARDIK
 Adanalıyık Allah’ın Adamıyık  (Hakan Yozcu)

Malatya’ya giderek kamp yapacağı otele yerleşti. Ancak gelin görün ki bundan sonra yaşanan Demirspor Kafilesi, güvenlik gerekçesi ile Valilik tarafından şehirden çıkartıldı. Böyle bir örnek belki Dünya’da ilk defa yaşanıyor. Futbolcular şaşkındı. Yöneticiler şaşkındı. Teknik elemanlar şaşkındı… Çünkü kafile resmen şehirden kovulmuştu.
 Ayhan Menteş Hoca’mızın Ardından  (Hakan Yozcu)

Ayhan Menteş Hoca ile birkaç defa röportaj yapma şansım oldu. Yaptığımız bir röportajında “İnsan, hangi sanatla uğraşırsa uğraşsın, yaptığı her uğraş, onun kişiliğine zenginlik katar. Sanat, insana deneyim kazandırır. Uğraşları içerisinde insan, yeni kişilikler, yeni uğraşlar tanır. Bir arı, her çiçeğe konar. Turunç çiçeklerine konduğu zaman turuncun tadını alır. Başka bir ağaca konduğunda onun lezzetini alır. Bir sanatçı da böyledir. Eğer sanatçı, kapalı bir evde yaşarsa deneyim birikimleri çok sınırlı kalır. Onun için insanın gezmesi, yeni yerler görmesi, başka kültürleri tanıması, başka meslekleri öğrenmesi gerekir.” demişti.
 Can Dündar Diye Biri , Tuvalet Deliği ve Kötü Kokular Yağan Gardiyan Ağzı  (suat engin yılmz)

Gazeteci can dündar tutuklandıktan sonra yazı yazıyor ve infaz koruma memurlarına , gardiyanlara hakaret ediyor ,tuvalet deliği gibi kokuyor gardiyanların ağzı konuştukça batıyoryar diyor
 Trabzon"un İkinci Özel Hastanesi: İmperial  (M.NİHAT MALKOÇ)

Sağlık dünyadaki en büyük varlığımızdır. Allah’ın bize emanetidir bedenimiz, onu hor ve hakir kullanmamalıyız. Hayatın tadı ve tuzudur sağlık… Fakat işler her zaman düzgün gitmez. İnsanların aklına gelmeyen başına gelir. Günün birinde sıhhatimizi, paramızı, malımızı, dostlarımızı kaybedebiliriz. Fakat geleceğe dönük umudumuzu kaybetmemeliyiz. Umudunu yitiren her şeyini yitirmiş demektir. Sağlığın kıymeti hiçbir şeyle ölçülmez.
 Adıyaman Gelişiyor  (Şevket Başıbüyük)

Tıpkı Ferhat’ın Şirin aşkına dağları deldiği gibi, dağlar-tepeler aşılıp, yer yer tüneller kazılıp yepyeni bir yol yapılacakmış Çelikkan’dan Adıyaman’a…
10 
 Bir Sezen Aksu Konseri  (Can Macit)

İsterseniz son söyleyeceğimi, baştan söyleyeyim:Olayın, “insan sevgisi, halkların kardeşliği, kültürlerin kaynaşması”, vesaire ile ilgisi yok!
11 
 Bir Parantezin Anatomisi  (Bayram Kaya)

Kemalizm’in kurucu unsur olmakla meşruiyetliği tartışılmazdır. Kemalizm "Sevir anlaşması" gibi yurdun parça parça olmasını onaylayan sürece karşı oluştur. O atamız diye övündüğünüz son Osmanlı Sevr’i imzalamıştı. Açıktan bu; meşru olana ve vatana ihanetti. Son Osmanlının ihanetçi tutumla işgali onaylaması ve işgalcilerle iş birliği içinde olmasıyla meşruiyet ligini yitirmesi de; bir başka gerçektir.
12 
 80'ler Okan Bayülgen Hakkı Devrim ve Ötekiler  (Hardal Biber)

“Bayram değil seyran değil. Eniştemiz, sermaye yandaşı medyamız durduk yerde bizi niye öptü.” Cevap sorunun içinde gizli…
13 
 Yine de Şükür  (nurettin tan)

"manavın önünden geçerken çocuklarımın gözünü kapatıyorum canı çeker, ister diye sen olsan yasamak ister misin?"
14 
 Bu Hezeyanla Türkiye Nereye Gidiyor?  (Cemal Zöngür)

Bu baskıcı faşist politikasını devam ettiren devlet; uluslararası haklarına sığınarak, terörle mücadele ediyorum adıyla, sürekli bir cadı avı sürdürmesi demek, devletin haklı olduğu anlamına gelmemektedir.
15 
 Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun  (Hayriye Yıldız Aka)

Sahiplerimize her ne kadar insan deniyorsa da günde 5-6 saatliğine hayvanlıklarını unutmak üzere bir evrim geçirmiş, bu süre içinde bir takım işler yaparak yuvaya yiyecek götürmeye evrilmiş insan-hayvan arası yaratıklardır. Bu süre dahil olmak üzere günün herhangi bir saatinde (dolunayı beklemeden) aniden hayvana dönüşebilirler. Bu durumu tetikleyen etkenlerin (kadın saçı, kahkahası, bir çift kadın bacağı, gül dudağı, al yanağı vs.) olduğu bilimsel olarak defalarca kanıtlanmıştır. Bu yüzden gece gündüz bizleri korumak için uğraşırlar.
16 
 Tahir Elçi ve Kendi Masumumuz, Kendi Mazlumumuz  (Vildan Sevil)

Yine yalnızca kendi mazlumumuz için mi gözyaşı dökeceğiz, ağıtlar söyleyeceğiz? Türkler Türklere, Kürtler Kürtlere, Aleviler Alevilere, Sünniler Sünnilere mi ağlayacak?
17 
 Belediye Ağaç Katliamı Yaparsa!  (Hakan Yozcu)

“Bizim mahallemizin yolu, sağlı sollu çam ağaçları ekili. Kuruyanları kestiler. Yerine ağaç dikeceklerdi. Aylarca bekledim. Kimse yerine ağaç dikmeyince ben de 2 nar, 1 tane de yenidünya fidanı diktim. Bu ağaçlar ezilmesin diye de etrafını parke taşlar ördüm. Ben, okulda görev yaparken geldiler. Ağaçların yol güvenliğine tehlike oluşturacağını söylediler. Bana süre de vermediler. Konuşmamızdan yarım saat sonra gidip şiroyla fidanların olduğu yeri dümdüz ettiler. Fidanları da taşları da yok ettiler. "
18 
 Yeni Bir Hareket: "Yeni Doğuş Hareketi"  (Hakan Yozcu)

Türkiye’nin birçok bölgesinden gelen bu vatandaşlar çok da organize olmayan bir şekilde alelade olarak Kıbrıs’ın çeşitli yerlerine yerleştiler. Amaç, nüfusu fazlalaştırmak ve gelen bu insanları yerli halkla bütünleştirmek olduğu için çok da büyük vasıf aranmadı. Özellikle gelen kesim, kırsal kesim insanlarıydı. Okuma oranı çok da yüksek değildi. Gelen insanlarımız yeni bir umut ve yeni bir yaşam anlayışı içerisinde Kıbrıs’a geldiler. Memleketlerinde öldüklerinde bir mezar yerleri dahi olmayan, maddi olarak hiç bir imkânı bulunmayan, dar gelirlinin de ötesinde yoksul denecek vatandaşlar getirildi veya geldi...
19 
 Boran Kuşu  (suat engin yılmz)

bORAN KUŞU , ÖZGÜRLÜGÜ SEVİYOR , DİZGİNLENEMİYOR,TESLİM OLMUYOR, GEREKTİĞİNİDE İNANDIĞI DEĞERLER UĞRUNA CANINDAN VAZGEÇİYOR
20 
 "Keno Ölmüş Duydunuz Mu?"  (Şevket Başıbüyük)

“Keno ölmüş duydunuz mu?” dedi. “Allahuekber!” dedim ve döndüm… Keno, 12 Eylül 1980’de yaptığı askeri darbeyle en çok tanınır. 1980’den 1989 yılına kadar (9 yıl) cumhurbaşkanlığı yaptı dönemlerde kan kusturdu bu memlekete. Apoletleri düştükten sonra, doksanlı yaşlarında ancak yargılandı ve nihayetinde (geçen yıl) müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Keno, darbe sırasında yaklaşık 600 bin kişi gözaltına aldı işkencelerden geçirdi… 50 kişiyi gözünü kırpmadan darağacına gönderip astı-kesti… Keno, 9 yıl işgal ettiği o makamdan aldığı güçle, kendi ifadesiyle; ‘adaletli olsun diye bir sağdan bir soldan astı…’ Evet Keno, bu memleketin evlatlarını bir sağdan bir soldan asarak katletti… Keno hem katil hem zalimdi… Şimdi o firavun öldü…

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Bir Parantezin Anatomisi
Bayram Kaya
Eleştiri > Günlük Olaylar
Yine de Şükür
nurettin tan
Eleştiri > Günlük Olaylar
Yozgat Sarıkaya Şiir Etkinliği
Ahmet Sargın
Eleştiri > Günlük Olaylar
Adanalıyık Allah’ın Adamıyık
Hakan Yozcu
Eleştiri > Günlük Olaylar
Herkesin Yapabildiği İşler
suat engin yılmz
Eleştiri > Günlük Olaylar
Adıyaman Gelişiyor
Şevket Başıbüyük
Eleştiri > Günlük Olaylar
Belediye Ağaç Katliamı Yaparsa!
Hakan Yozcu
Eleştiri > Günlük Olaylar
Kadın Öğrendikçe Öğretir.
Hakan Yozcu
Eleştiri > Günlük Olaylar
"Acaba Nereli?" Zihniyeti
Hakan Yozcu
Eleştiri > Günlük Olaylar
Yakındığım Şey…
Şevket Başıbüyük
Eleştiri > Günlük Olaylar

 


 



İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2016 | © , 2016
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.