"Yazmak, aslında var olmayan bir düşmanla kavga etmek gibidir. En azından, kimse sizi suçlamaz." - Ambrose Bierce"

Öykü

KİTAP İZLERİ

Dert Dinleme Uzmanı

Adalet Ağaoğlu

Adalet Ağaoğlu’nun ‘Dert Dinleme Uzmanı’: Toplumsal Bir Stetoskop Türk edebiyatının büyük ustalarından Adalet Ağaoğlu, uzun bir aradan sonra, yankıları bugün dahi süren "Dar Zamanlar" serisine
İncelemeyi Oku

Delik Ayakkabı

Karanlık, yağmurlu bir akşamda, yorgun bir insanın eve dönme özlemi... Omuzlarındaki hayat yükü, delik ayakkabılarından içeri sızan soğuk su, ve ailesine kavuşma arzusu arasında sıkışmış bir ruh. Fakirlik ve yorgunluğun sessiz tanığı olan bu yolculuk, sevdiklerine kavuşma umuduyla aydınlanıyor. Taksi çağırma kararı, konfor değil, sevgiye bir an önce

Vatan Sağ Olsun

Necdet: Burada asker var mı? diye sordu. Kadın anlamadı. Boş gözlerle Necdete baktı. Necdet, kendi askerlerini göstererek Asker. Bunlar bizim asker. Sizin asker nerede? dedi.
Kadın anladı. No, No diyordu. İşaretlerle burada asker olmadığını, kaçtıklarını söylemeye çalışıyordu. Birkaç asker içeriyi kolaçan etmişti. Kadın doğru söylüyordu.

Muz Kabuğu ve Merdiven

Duvara dayalı merdiven gördüğüm zamanda kötü olurum. Altından geçmek istemem. Evet kötü bir gün olacak diye içimde hisler vardı var olmasına da, iyi de olabilir diye de düşünürüm. Evden çıkarken, o Bakaranın 255. ve 256.sı dökülür dudaklarımdan, aynı şekilde eve girerken de... Bu kadar tesadüf olabilir mi bir

Bir bankın üzerinde…

Göle bakan eski bir bankta oturan anlatıcı, altın renkli günbatımında düşüncelere dalar. Şehrin kaosundan kaçtığı bu sığınakta, zihninde bir zamanlar yaşadığı aşkın anılarını canlandırır. Gizemli sevgilisinin öngörülemeyen ruh hallerini, fırtınalı davranışlarını ve aralarındaki derin bağı hatırlarken, geçmişin duygusal izleri günün son ışıklarıyla harmanlanır.

Suriyeye Anayasa

anayasa olsun ki, cumhur başkanı Müslüman arap olsun. Başbakan hristiyan
Bakanlar değişik etnik grup ve değişik mezheplerden,
Başkan yardımcısı zenci, ve kadın

Iskadro (Siğil)

çoğalıyordu. Ayağımın üzeri küçük küçük noktalarla dolmuştu. Zamanla bu noktalar birleşiyor ve kocaman bir yumru oluşturuyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum. Yumru büyüdükçe, bot da ayağıma dar gelmeye başlıyordu.
Iskadro denilen bu siğillerin yakmakla geçtiğini biliyordum. Erkekse geçer; yok dişi ise çoğalır, artar. denilmişti. Benimkisi çoğalıp artan türdendi.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku
Başa Dön