|
|
Öykü Kümeleri (Toplam 4638 Öykü, son bir ayda 80 yeni Öykü) |
Anı (10) |
Aşk ve Romantizm (11) |
Başkaldırı (3) |
Beklenmedik (5) |
Bilim Kurgu (3) |
Bireysel |
Çeviri (1) |
Çocuk (1) |
Deneysel (7) |
Destan (2) |
Didaktik (1) |
Dinsel |
Erotik |
Fantastik (3) |
Gerilim (2) |
Görsel (Resimli Öykü) |
Gülmece (Mizah) (8) |
Halk Öyküleri (1) |
İronik (3) |
İyileşme |
Kent (4) |
Modern (1) |
Ortamsal (1) |
Pastorel (1) |
Sevgi ve Arkadaşlık (3) |
Soyut (2) |
Sürrealizm |
Toplumcu (3) |
Varoluşçuluk (2) |
Yeraltı (2) |
Seçtiklerimiz |
Uykusuzluk Sineği
Serdar Aygün Duvarda bir çatlak. Gözler kıpkırmızı ve patlak. Duvarda bir çatlak büyüyor. Gece küçülüyor, sabah ezanı yaklaşıyor, uyku uzaklaşıyor. Gecede bir adam, adam dışarda nâra vuruyor. Kalkıyorsun, sigara yakıyorsun, acı geliyor. Acı yakıyorsun, sigara geliyor. Duvardaki çatlak büyüyor, gözlerin küçülüyor |
|
|
Gözlerine Dalmak Calypso'nun…
Mehmet Aydın Mavi derinlikler yalnızlık demekti…
Yer Juan de Nova adasının açıkları…
Gece 11.00 suları…
Aysız bir gece…
Derinlik 24 Metre
Geçmişimden kaçmak için daldığım denizler…
Benim düşündüğümden daha da karaymış |
|
Öyküde
İlk Yirmi |
1
4631
|
|
|
|
 |
Yalnız kaldığım bu zamanlarda aynı banka oturup yalnızca yazdım,bir anlam aramadım |
|
2
4633
|
|
|
|
 |
Annem “Senin baban var ama nerde, bilmiyorum “ dedikten sonra bana duvarlar boyunca uzanan kitaplığını göstererek “Ama bak bir sürü kitabın var” demişti. |
|
3
4616
|
|
|
|
 |
Önce ayaklarını sürükledi adam, bedenini taşıdığından haberi yok gibiydi. Hem orada olmayı hem de uzağa çok uzağa gidebilmeyi diliyordu en derinden, kendi bile farkında değildi. Küçük yürekli kadın anladı yoksunluğunu, yoksunluğundan doğan hoyratlığını adamın. Bu kadar çıplak bakan bir çift göz görmeyeli ne kadar olmuştu. Ne olmuştu da bakıyor, görmüyordu bu rengarenk hayatı. “Heyhat” dedi içinden kadın, “sancı ancak dinlenirsen diner, git bu gözlerden olabildiğince uzağa, basıncı düşük bir yerlerde eyle yaşam denen ne kadar sefa varsa.” |
|
4
4623
|
|
|
|
 |
Çocuk olmak,
Ailemiz vardı bizim, sabahları bize kızarmış ekmek üzerine yağ süren annemiz, ananemiz vardı. Bize bakan ananelerimiz, babaannelerimiz, bizi kızdıran teyzelerimiz, şair dayılarımız, hayta kardeşlerimiz, akşam gelirken elleri ekmek dolu dedelerimiz vardı bizim. Mutlu bir yuvanın neşesiydik biz, en sevilen, en değerli olan, en kıymetliydik, tek kelime ile her şeydik biz. Küçüktük ama koca yüreğimiz vardı bizim, içine dünyayı sığdırdığımız sevgi dolu yüreklerimiz vardı bizim, sahte olmayan gerçek sözlerimiz vardı, yalandan arınmış. Çocuktuk ve çocukluk yapıyorduk hayata aldırmadan, bazen kırıldı kalbimiz bazen bozuldu büyümüz ama her şeyden öte sevgimiz vardı bizim.
|
|
5
4617
|
|
|
|
 |
-Köpek bir sen iki…Git işine be!Ben kendim açlıktan ölüyorum.dedi.Genç bu bağırmadan korktu ve hızla uzaklaştı.Avni’nin tepesi atmıştı.Öfkeli bir şekilde gencin arkasından baktı.Aynı kişi bir başka adamdan da para istiyordu ve hayrettir ki adam cebinden çıkarıp veriyordu.
Bu gözlem Avni’ye yol gösterdi ve aynı yöntemle para toplamaya başladı. |
|
6
4619
|
|
|
|
 |
Absürd kavramına ve yaşam gibi, ölümün de absürdlüğüne öznel bir bakış. |
|
7
4612
|
|
|
|
 |
Biliyor musun, sesin çok güzel kokuyor” dedi, bir gün. Kalakaldım. Aptallaştım. İki üç kez, içimden yineledim, dediklerini. Yine de anlamsız bir boşluğu delemedi söz.
|
|
8
9
|
|
|
|
 |
Gözlerimi sımsıkı kapattım, içimden geçirdim tüm anımsadığım güzellikleri... Gözlerimi açtım yavaşça, avucumu araladım… |
|
9
19
|
|
|
|
 |
Bu Kemah'lıların Çay Sevgisi Öyküsü Brastik'li Hanım Ağa'nın Söylediği Gerçek Çay Öyküsüdür |
|
10
27
|
|
|
|
 |
"Ben de öyle sanmıştım bir zamanlar. Senin günün birinde bu kadar zengin olacağını bilseydim belki sonsuza kadar kendimi de seni de kandırabilirdim, ama nerde bende o akıl?"
"Peki küçükken sana hiç öğretmediler mi, hikaye, masal kitaplarında okumadın mı hiç?"
"Neyi?"
"Hazineler hep viranelerde saklıdır."
|
|
11
93
|
|
|
|
 |
Yaşamdan bir kesit...... |
|
12
30
|
|
|
|
 |
Remzi mi? O beş gül beş yaprak. Adam yaşamayı biliyor. Her gece bir yerlerde keyifte. Evde tüneyecek diğil ya; tavuk mu bu? |
|
13
4634
|
|
|
|
 |
Ben âdemoğlunun hayatını yaşadım. İnsanın uzun ve sıkıcı yaşamına tanık oldum ve ağır aksak geçişini gördüm. Hatta bir yalnız adama bir bakıma dost da oldum. Bu bana yapılmış büyük, çok büyük bir haksızlıktı; çünkü ben aslında bir sivrisinektim. Evet evet hani siz insanların Culicidae familyasından culex – ev sineği dedikleri türdendim. Basit değil mi? Aslında çok basitti ama sonra olan oldu. Olan oldu ve dönüşüp çilekeş bir hayata mahkûm edildim. Anlatacağım. Şimdi. |
|
14
4636
|
|
|
|
 |
Halim bu yılki dinlencesinin bir haftalık kısmını Antalya’da ailesinin yanında geçirmeyi kararlaştırmıştı. Nesibe ise önce hafta sonunu yalnız kalıp kitap okuyarak geçirmeyi planlamıştı, ama Halimden beklemediği telefon gelince yaşadıkları güzel günlerin hatırına onunla plaja gitmeyi kabul etmişti. Lara Plajına giden ilk otobüse bindiler. |
|
15
4613
|
|
|
|
 |
Sonra hayat devam eder. Hayat ismin halleri ve ünlemler, edatlar, sıfatlar, soru işaretleri, noktalar ve noktalı virgüller çizer. Her cümle bir sonrakine bağlanır. Bazı cümleler yarım kalır, üç nokta koyarız. |
|
16
4620
|
|
|
|
 |
Hikayemiz Amasya ve İstanbul ekseninde geçmekte olup tamamen gerçek hayattan bir kesit olarak alınmıştır:
|
|
17
4614
|
|
|
|
 |
Masmavi bir dünyası vardı. Taptaze hayalleri, gidilecek çok yol, başarılacak çok iş vardı önünde. Kanı deliydi, bu yüzden uçarıydı zaten. Lisenin ikinci sınıfına gelmiş en büyük iki hayalinden hangisini seçeceğine karar verememişti. O’nu kuşatan hayallerinden ilki; inşaat mühendisi olmak diğeri ise; pilot olup göklere adını yazdırmaktı. |
|
18
13
|
|
|
|
 |
Sonrasızlığa öncelik tanıyan eksik bir teşebbüs aşkımız.. Bir köprünün iki ayağı gibiyiz; bir araya gelsek, yıkım olur! |
|
19
4618
|
|
|
|
 |
Balat sahil yolunda, Eyüp istikametine doğru yürüyorum. Eski tarihi binaların arasında görünüyor bazı karanlık yüzler. Sanki insanlar çevresine çok fena bakıyor. Dua ediyorum. Allahtan hava karanlık değil. Ellerim cebimde,olduğu halde ıslık çalarak yürüyorum. |
|
20
4622
|
|
|
|
 |
Yirminci Yüzyıl yaşayanlarını kısaca Yirmilikler olarak adlandıran Neanların, tarih kitaplarında yazılanlardan farklı özellikleri de vardı… |
|
|
|
İzedebiyat yazarlarına bir Günlük |
Artık İzEdebiyat yazarlarının Web Günlükleri (Blog) için başka yerlere başvurmalarına gerek yok.
Kendi kümelerinizi oluşturup günlüklerinizi tutmaya başlayabilirsiniz.
Bu günlükler herkese açık olduğu için ve onay aşamasından geçmediği için lütfen yazılarınızda gösterdiğinizi özeni burada da göstermeyi unutmayın.
Ayrıca günlüklerinize resim yazı vb. eklentiler de yapabilirsiniz. |
|
|