"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki bu, birkaç yüz sayfa sürer." - Franz Kafka"

Tarcin Kokulu Salepli Sabahlarda

bir dalgakirana oturmusum ve arkamda bir yali enkazi / vakitlerden / tarcin kokulu salep gibi bir bogaz sabahi

yazı resim

gec kalmis bir ilkokullu cocuk gibi
nefes nefese ve yanaklarim kipkirmizi
sanki cigerlerim kopacakmiscasina
sanki iki adim az atarsam dünya duracakmiscasina
kostum sana dogru
tarcin kokulu salepli sabahlarda
askin yildizli gecelerini
yüregin atesini ve küllerini
görmüyor ve bilmiyordum o zamanlarda

bir elimde birsey mutlaka olurdu
veya cebimde bir sakiz bulunurdu
biliyordum en basit seylere bile ihtiyacin olurdu
sanki yolda bulmusum gibi verirdim saka yollu
bana yazmani istedigim mektubun pulunu
unuttum ben kendimi bu dogru
tarcin kokulu salepli sabahlarda
sevginin alinmayinca tükendigini
ben olmayinca senin gidecegini
görmüyor ve bilmiyordum o zamanlarda

kis masallarinin sonu genelde mutlu olurdu
nasil olsa ayak izlerinden bulurdum yolu
ondan olsa gerek kar hep yagacak sandim
dönüsümde sicacik bardagi avuclarima alirdim
o tarifsiz kokuyu doya doya soluklanirdim
tarcin kokulu salepli sabahlarda
olanin eskimekten öte yok olup eksildigini
tadlarin kokularin degistigini
görmüyor ve bilmiyordum o zamanlarda

ask siirlerimi yali pencerelerine gizledigimde
yalilarin yandigini görmemistim
kupkuru yüregime su diye seni verdigimde
dalgalarin denizfenerlerini bile yiktigini bilmiyordum
aklimdan gecenleri yazarken simdi farkediyorum
bir dalgakirana oturmusum ve arkamda bir yali enkazi
vakitlerden
tarcin kokulu salep gibi bir bogaz sabahi

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön