"Bunu da mı ben düşünmek zorundayım? Tanrı'nın işi olmalıydı." - Douglas Adams"

Sana Bakmaların Sınırı Yok

yazı resim

kapı önlerinde beklemek yok
camdaki perdeleri sıyırmadan
gözlerine bakabilmek adına
yosunlar sarıyorum boynuma
gözlerimden daha yeşil
daha baygın kokusu ellerimden

şiirler biriktiriyorum bir ağaç kovuğunda
bahçedeki masaya adını kazıyorum
ellerimde küçücük bir çocuğun sızlaması
yürek ağrısı
diz kanaması
ve biraz yarım kalması gibi her şeyin
tamamlanmıyor

biliyorum
sana bakmaların sınırı yok
yüzünü bir çocuk gibi sevmelerin
ama olmuyor
baksan da
sevsen de
inandırıcı gelmiyor artık
sesine karışmış başka sesler var
ellerinde farklı yürek izleri

sana gelmek istiyorum bazen
kapının önünde oturmak öylece
senin gibi bakmak istiyorum sokaklarına
ne kadar istesem de biliyorum
bütün kapıların duvar
gelsem de
gelmesem de
inandırıcı gelmiyor bütün bunlar

içimi üşütüyor artık kelimelerin
nefesin soğuk
nefesin eskimiş bir plak
gibi dönüp duruyor içimde
ses yok
dudakların vurgun yemiş bir kilit
kulaklarım sana sağır.

nicedir üstüme uygun elbiselerim yok
ya ben küçülüyorum
ya da her şey büyüyor gözümde
sen artık yoksun diye

sevdiğimiz o şarkıdan
geçilmiyor şimdi evim..

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön