"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Öksüz Karanfil

Senden sonra bu şehir dar geliyor ruhuma / Merhem olmuyor artık havası mecruhuma /

yazı resim

Senden sonra bu şehir dar geliyor ruhuma
Merhem olmuyor artık havası mecruhuma

Ve öksüz karanfiller,
Büküp boyunlarını
Seni yad etmem için bana sitem ediyor
Keder terazisinin kefelerinde dirhem
Geçip giden bulutlar
Hüzün bestesi yapıp
Sonra üzülme diyor...

Bu minvalden sonra ben:

Sayıklayıp gül işlemeli adını
Gamzeni görürüm sularda
Uykularım bölünür çoğunlukla
Bırakıp gittiğin yerlerde karanfiller öksüz.

Gün düşer takvim yapraklarından
Saatler yorgun
Gecenin kirpikleri ıslak yoksun diye
Ben mahzun.

Dudakların damıtılmış gül usaresi
Çaresi tükenen ellerim titrer
Hasret kelepçesi bileklerimi öper
Üşür yüreğim gülce
Işıldasa da gamzelerin bir yerlerde
Ben mahrumum.

Mecruh demlerin mecruh sakiniyim şimdi
Ne evim ne adresim belli
Gül işlemeli adın dilimde
Gamzen belleğimde
Uykularım bölünür çoğunlukla
Bırakıp gittiğin kentte karanfiller öksüz.
Ankara,23.06.2011 i.K

.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön