"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Kırçiçeğim

Uzaklardan esen sevda yelleri, / Çiçek kokusuyla estikten beri, / Zavallı gönlümün yorgun elleri, / Uzandıkça kaçan kırçiçeğimsin.

yazı resim

Ömrüm yavaş yavaş sararan yaprak,
Sen dalında taze kırçiçeğimsin.
Gönlüm dağ başında kınalı toprak,
Sen üstünde açan kırçiçeğimsin.

Sevda, hüzün, özlem, vefa, sebatla,
Gizlice severdim, hem de inatla.
Kelebek gönlümün titrek kanatla,
Yaprağında uçan kırçiçeğimsin.

Uzaklardan esen sevda yelleri,
Çiçek kokusuyla estikten beri,
Zavallı gönlümün yorgun elleri,
Uzandıkça kaçan kırçiçeğimsin.

Cilveli talihim bıkmaz oyundan,
Bir sevgili verdi, melek soyundan,
Bendeki sevdanın sevgi suyundan,
Kana kana içen kırçiçeğimsin.

Yüreğimi sarar, taçyaprakların,
Keskin makas gibi gözkapaların,
Sevda kumaşından gönlüne yarın,
Aşk kefeni biçen kırçiçeğimsin.

Mehmet Nacar

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön