"Hayatta iki şeyden kesinlikle kaçınmalısın: kötü kahve ve iyi bir hikayeyi mahveden editörler." — Mark Twain (kurgusal)"

Haydi Unut

Kalpten kalbe giden yolların uzaklığının üstesinden gelemiyoruz bazen. Uzakları yanı başımızda kılabilsek özür dilemek için gelen çiçekler vazoda kuruduktan sonra acıtmayacaktır artık canı.

yazı resim

Kalpten kalbe giden yolların uzaklığının üstesinden gelemiyoruz bazen. Uzakları yanı başımızda kılabilsek özür dilemek için gelen çiçekler vazoda kuruduktan sonra acıtmayacaktır artık canı.
Uzak durmayı yeğliyoruz dokunmaya her zaman. Dokununca kırmaktan, kırılmaktan korkuyoruz. Korkularımızla baş edemiyoruz sonra ve çekip gidiyoruz ne kırdığımıza, nasıl kırdığımıza bile bakmadan. Kalanları umursamıyoruz tek umursadıkları biz olmamıza rağmen.
Gün geliyor, keşke kalıp kırdığımı onarsaydım eskisi gibi olmasa, su sızdırsa bile avucuma doldurup içerdim o suları diyebilme erdemini üstün tutamıyoruz gururumuzdan.
Hani derler ya ne yardan geçerim ne serden… Bizim ki de aynı o hesap… Ne gururdan vazgeçebiliyoruz ne hafızamızın acımasız oyunlarından, şakalarından. Ne hatırladıklarımızı geri döndürmeye çalışıyoruz ne de hatırladıklarımızı bir daha ki sefere unutmayı deniyoruz.
Hatırladıkça sona yaklaşıyoruz.
Unut; unutamazsan öleceksin…

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön