"Ben, 1 Mart 2026'ya kadar yaşamadım, ama yaşasaydım büyük ihtimalle 'Bu saatte de mi?' derdim." – Dorothy Parker"

Gönül

Gönül dilim varmaz hâlimi arza. Tahammül kalmadı candaki naza. Bu perişan hâlle benzedim güze. Akıl sır ermiyor sendeki raza.

yazı resim

Dağ başında yoldaş idim çobana.
Sakindim sükunum yeterdi bana.
Gönül bu işleri başıma açtın.
Taş bulamaz oldum artık sapana.

Yâr dedim yarıldı yer yedi kere.
Hasret kaldım dal boyludan habere.
Dağlara kar yağdı ovaya dolu.
Terazi yok içimdeki kedere.

Suna boylu yâri düşümde gördüm.
Hayal âleminde saçların ördüm.
Hasret bir çığ olup düştü bağrıma.
Aşk dağında azıksızdım ve kördüm.

Gönül dilim varmaz hâlimi arza.
Tahammül kalmadı candaki naza.
Bu perişan hâlle benzedim güze.
Akıl sır ermiyor sendeki raza.

Ey gönül yaş elli bırak yakamı.
İstersen acıma boz fiyakamı.
Kendini hep onsekizde sanırsın.
Sendeki gaflet mi yoksa şaka mı?

Git gönül git artık uğraşma benle.
Aşk köprüsü boy ölçüşür ecelle.
Boran şimdi burda sevda dağları.
Bu işler içinden çıkmaz mecelle.
Ankara,30.06.2010 İ.K

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön