Yukarıdan beri geniş boyutlu anlatmaya çalıştığım erken dönem tarihinin, köleci başlangıca nasıl etkilerle, nasıl değişim dönüşüm verdiğini yine Avram ile anlamaya çalışalım.
Erken dönem; groteskti dönem, totem dönem, ilahi dönemi de içeren bir tarihi seyir ediştir. Bu tarih sel seyrin akış ışığı içinde, bu üç dönemi ele alıp; El mana dönemine veya kölecilik dönemine bir göz atalım.
Tevrat'tın yazıldığında ve Tevrat'ta Avram bahsinin okunduğunda köleci sistemler binlerce yıl içinde ve çoktan ihdas olmuştular.
Ama köleci sisteme geçişin sancıları olan köleci kurumlaşma, köleci tedirgin ediciler de çağlar boyu bin yıllarca sürmüş ve hala da kapitalistçe sürmektedirler. Köleci git gel yapıcı girişmeler bütün çalkantılarıyla süre giden kesikli süreklik ti.
İşte Avram bahsinin Tevrat’ta yazılmasına kadar ola gelen köleci toplumlara dek yaşanan huzursuzların, toplum hafızasında yarattığı derin travmalara karşı Avram ile yapılan anlatılanlar, ortalama toplum kişilerinde oluşan pek çok ta kavmiyetçi olan topluluk veya toplumların hafızasıydı lar.
Awram hafızası oluşana dek Monarşiler çoktan kurulmuştu. Ama monarşiler orta çağ boyunca hala süre gelen kesikli süreklilik tiler. Bitmiş değildiler. Kaynaktan sirayetle çağlar boyu süren kesik ırmak akıntısı olan sızıntılardı
Günümüze dek mülkiyetçi dönem ganimet savaşlarıyla, mülk edinme savaşlarının çok hızlı bir şekilde ve çok şiddetli sürdüğü, kanlı dönemlerdi. Hala da aynıdırlar.
Bileşen monarşiler Sümer de, Babil de, Asur da, Akad da, Mısır da, Etiler de vs. oligarşin yapılarıyla devlete, sonra da yeryüzüne yönelik hareketlerle imparatorluğa dönüşüyordular.
İmparatorluklar köleciydi ve yeryüzüne doğru mülk zapt ediciydiler. Ve mülkiyetçi organize yapılarıyla; "yeryüzünü El adına mülk yapmanın" iman savaşçılarıydılar.
İmparatorluklar ensi adına mülk edinmenin; Yehova adına mülk, köle edinmenin; Tanrı adına mülk, kul edinmenin; EL ADINA VEKALET SAVAŞLARIYDI.
Mezopotamya da "mülk edinme" adına bir çok fetih savaşları yapılıp; kimi yerde İsis, Amon adına, kimi yerde Marduk adına, kimi yerde Yehova adına devletler uygarlıklar kurulup batıyordu.
İşte bu dönemlerin birinde MÖ.2000 ila 1700 yılları aralığındaki insanlığın kolektif ve mülkiyetçi bilincinin çatışmalarında oluşan deneyimleri; Avram üzerinde bizlere anlatılıyordu. Aslında buna, MÖ. 4. yüz yıla kadar olan insanlık bilinci de eklenebilir.
Avram çok geniş zamana yayılmış bu türden anlatıların ürünü gibi durmaktadır. Ya da Avram'ın kişi sel hayatı, çok geniş zamanlı anlatımların içinde kaybolmuştur.






