"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"

Antika Bir Mabed

Bizi biz yapan değerler abidesi bir eser karşısında duygulanmanın şiiri...

yazı resim

Mânâ erlerinin dem sürdüğü zamanlardan…
Geçmişi bugünlere taşıyan, limanlardan…

Bir mâbet ki;benzersiz, ebediyyen kıblegâh!
İbâdet edenlerin ruhları olur âğah.

Konan her taş, her candan, sanki bir parça taşır…
İhtişâmına dalan hayran gözler kamaşır.

Her yerinde gözyaşı, alın teri izleri…
Enfes râyiha gibi doldurur genizleri…

Esrârengiz havası bakışları mest eder…
Kıraçlaşmış kâlpleri muhabbetle dost eder.

Yollar oradan gider, mâveraya, arayan!
Gül yolun sancısını iliklerinde duyan!

Kim var ise; göz, kâlp, söz yönelir umut ile…
Fırsat arar huzura her açıdan kabule.

Açıldıkça Mevla’ya eller umut dolarak…
Boşalır gönüllere rahmet, ikram olarak!

İlk yapıldığı gün gibi ayakta, dimdik durur…
Bir heybet, bir âsâlet; içinde coşar şuur.

Seyreder şaşkın gözler bu muhteşem eseri…
Bu eser ki; mâzinin nesillere Kevseri.

18 – 11 – 2001

] ]

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön