"Yazar, evreni adlandıran kişidir. — Roland Barthes"

Öykü > Deneysel

üzgün

Günün Biri

Düşünebilseydi bunları düşünürdü belki ama düşünmek de neydi? iki kelime yan yana, iki cümle üst üste, iki sahne art arda gelemiyordu.

karışık

Kırık Misket

Son dizeyi duyabilmek için yüzümü iyice yaklaştırdım içki kokan ağzına. Daha önce bu türlü bir yakınlığımız hiç olmadı. Sızmadan, tam anlamıyla sızmadan son dizeyi de duyabilmekti bütün çabam. Ağzının içinde yuvarlanan, bazen büyüyüp kocaman olan bazen ezilip adeta yassılaşan kelimeleri ayırt edebilmek için harcadığım çabayı, bilmem başka ne

romantik

Aylak Kentin Trenleri

Sıcağı beter bir yazın gölgesinden parkları, dallarda durmadan sevişen kumruları anlatmak kolaycılıktır. Havuzda durmadan yıkanan üç ördeği anlatmakla asfaltın eridiği öğlenleri avutamazsınız. Ama sonra gölgeler sokaklarda uzayıp, güneş Bozköy üzerine

düşündürücü

Soru

3 gün önce
Yolun atla gelinebilecek kadar düz olan kısmı bitmişti. Orta yaşlı tıknaz adam atından inip yolluk dolu çantayı omzuna astı. İyi yürekli bir adamdı, atın köye geri dönmesi için kabasına bir şaplak vurmak dahi içini burktu bir parça. Yürümeye

olumsuz

Altmış Kontürlük Aşk

Ama yine de seninle bir daha görüşmeyelim. Böyle giderse iş iyice çığırından çıkacak. Sana bir şey olmasına, benim yüzümden başına bir şey gelmesine katlanamam. Eğer sen aramazsan ağabeyim sana ulaşamaz. Çok baskı yaptılar ama evinin telefon numarasını on

olumlu

Bir Turizm Öyküsü

Delikanlı köyün kahvehanesine girdiğinde, kahvehanede oturanların gözleri ona çevrilmişti. Delikanlı meraklı bakışlara aldırmadan boş masalardan birine oturdu. Yaşlılardan biri,

karışık

Sultanahmet'ten Bir Sesleniş

Bir konağın, bir Gül Goncasıydım ben önce, çok önce. Eteklerimi sallandıra sallandıra yürürdüm konakta, yeşil boyalıydı konağımız, beyaz çerçeveli pencereleri, annecimin elleriyle işlediği beyaz işlerle hayat bulurdu. Cumbalı misafir odasıda görülmeye değerdi doğrusu, diğer konakların hanımları pek kıskanırlardı anacımın elişlerini, kanaviçelerini, sarma işlerini, hasetle bakarlardı her geldiklerinde. Banada

dramatik

Bir Öykü

Yeni bir öykü ha... Uzun zamandan sonra... Eh... Yazmaya başlayayim bakalım...
İşte bu kadar.

karamsar

Yanak

Sevgililerimin hepsinin yanakları sade ve güzeldi. Ben yanakta duran beni de sevmem. Benim için yanakta beğendiğim şey: duru ve hiçbir çarpıcı özelliği olmamasıdır. Ondan hoşlanmamız için bir farkı olmasın ki; o zaman saf yanak sevgisine ulaşmış olalım.

olumsuz

Renklerin Dili, Damağı ve Dişleri

Küçük teknenin küçük zorluklarından biri işte. Bazı küçük teknelerde tuvalet var aslında. Buna kimyasal koymuşlar. Taa yastıkların altında bir de. Ama hiç yoktan iyidir.
Teknedeyiz! Hoşgeldiniz !

üzgün

Yokuş Yazı

yağmurun cama bırakıp gittiği ses bu flüt konçertosuna sığınan yüzüm,
mağrur bir fa diyez bekliyorum bir kırbaç şaklıyor anlıma, yüzümü yalayan ellerim kırık.

karamsar

Unutkanlık işte

Bir gün bir yerlerde tanrının her şeye gücünün yettiğini duymuştu. Düşününce o tanrı dedikleri şeyin kendisinden başkası olamayacağına karar verdi.

nostaljik

Öldüren Gülümseyiş

basit gündelik yaşam deneyimlerinin kendi içlerindeki gizemli derinliğine bakmak ve sormak ve sordurmak istiyorum. "KADIN KİM, ÇANTASINDA NE TAŞIYOR" gibi buna benzer onlarca soru sorulabilir. Tamda bütün bunların üzerine, şu soruyu sormadan edemiyorum "bizi hikayeler neden ilgilendirir?"

olumlu

Hıdrellez

Zobadın üstünde üken aluminyum bir güğüm, bir kumgan birövde kişikiy kazan bardı. Kişikiy kazanda suvdun işinde birköp cımırtga bardı.
Zoba odadın kirişinde, kapıdın savunda, duvardın tibindeydi. Astında ekigen bir muşamba cayılıydı. Üstü paslangan eski bir zobaydı bu. Aldında fırınının kapağı bardı.
Oda üken bişiy

olumlu

Doğu - Batı

Bizim derginin kuruluş yıldönümü şerefine verilen kokteylde rastladığım delikanlıdan söz etmek istiyorum size, sayın okurlarım.

Başa Dön