Orası Neresiydi?
Şuan bildiğim tek şey var; zıplasam bir daha ayaklarımın yere basmayacağına inandığım kadar kendimi rahat ve hafif hissetmem...
"Yazarlar, tanrıların kalemleri değil, kendi cehennemlerinin mürekkep damarlarıdır." - Stephen King (kurgusal olarak)"
"Yazarlar, tanrıların kalemleri değil, kendi cehennemlerinin mürekkep damarlarıdır." - Stephen King (kurgusal olarak)"
Şuan bildiğim tek şey var; zıplasam bir daha ayaklarımın yere basmayacağına inandığım kadar kendimi rahat ve hafif hissetmem...
Her sabah işe gittiğim yolda büyük bir reklam panosu var: ‘yakında’diye bilinmeyen bir ürünün reklamı.. Onu her gördüğümde aklıma sen geliyorsun. “yakında diyorsun bana. Zerrin yakında sana kendini iade edeceğim.
Serdar lütfen artık bana kendimi iade et!!! Kurtar beni kabuslarımdan Kendimi yeniden bulmak istiyorum!!!
35 yaşına gelip de bir türlü evlenememiş daha doğrusu evlendirilememiş bir abinin öyküsü
Kimliği belli olmayan bir ölüyü toplum "öldüğünü" bile bile dışlar. "Kimliği belirsiz" de tüm ölü haline rağmen "topluma inat" yaşamı sorgulamaya başlar.
Helen birgün bulamazsan eğer beni,
Nut'a sor Amphitrite'e niye gittiğimi,
Kontrolü ele geçirirse kemik kabın içindeki,
Sorma Hades'in sarayına neden geldiğini.
Tribünler golü atan takımın sevincine döner... Ben ise golü yiyenlerin hüznünü yaşarım onlarla birlikte... Bu öyküler, böyle bir paylaşımın yansımasıdır...
Ne kadar ilginç bir adamdı, ama onda bir gariplik, bir sıcaklık vardı” diye düşünerek sevgilisiyle buluşmaya gitti.Yıllardır bir insandan böyle etkilenmişliği yoktu oysa.
Sövmek istiyorum ama adam tabiatın o güzelim dekorunda aykırı şehirli bir trafik lambası gibi duruyor. Ağlamak istiyorum...ağlamak istiyorum laaan... Ağlamaklardan bir ordu kurup bu adama saldırtmak belki de...Oysa yalnızca susuyorum susuşum haykıran bir
Türkücü türkücüyü, futbolcu futbolcuyu, minibüsçü minibüsçüyü kıskanır. Ama, spor yazarı spor yazarını daha fena kıskanır. Ekmeğini, mesleğini, popülaritesini, pozisyonunu kıskanır. Gazetecilik tarihi, şiddetli meslektaş kavgalarıyla doludur.
Bu da neydi böyle? Kimdi bu insanlar? Ne istiyorlardı? Ters giden neydi ? Gördüğü her şeyi kare kare gözünün önüne getirmeye çalıştı. Bir anda beyninde şimşekler çaktı! Nasıl olmuştu da bu kadar açık bir şeyi fark edememişti?
..odadaki boş koltuklara ve sandalyelere bakarak onu buraya, bu eve getiren rüyamı, uyandığımda onu burada bulacağımı sandığımı, ama aslında uykumla birlikte biten rüyada bıraktığımı düşünüp, gülümseyeceğim.
Sabahın köründe bir zil sesiyle uyandığımda başım çatlamak üzereydi.