Bende Kalanlar... Benden Gidenler... Birde Beni Sevdiğini Sananlar
Gidenler
Kalanlar
İçimde bir yerde olanlar
Olmayanlar
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
Gidenler
Kalanlar
İçimde bir yerde olanlar
Olmayanlar
Düşlerimiz de bizim gibi yaşamımızın bir parçası. Bazen o kadar gerçekçi olur ki, günlerce kurtulamayız etkisinden. Bazen de düş mü gerçeklik mi ayırt edemeyiz. Düş içinde düş, dünya içinde dünya...

Yalnızlık asosyallik midir? Yalnız adamlar sıkıcı mıdır? İnsan nasıl yalnız kalır? Yalnızlık üzerine, yalnız kalamayan birisinin nameleri...
Değişen ne yüzümüzden başka, kuşların ölümünden, eskidikçe gençleşen hüznün renginden, saçlarımıza konan bulutların sesinden ıssızlığını yitirmiş tren istasyonların kederinden, içimizde göveren çocuğun çığlığından, dudaklarımıza iliştirdiğimiz ıslıkların sahipsizliğinden, gözlerimize düşen kırılganlıklardan, yakamızda bir çiçek gibi itina ile taşıdığımız yabancılığızdan gayrı …
Ayaklarım yerden kesilmiş gibi hissediyorum… Sanki dünya durmuş ben rüyada gibiyim.
Düşlerimde geçirdiğim zamanı anlatıyorum sana. Yaptığım hataları anlatıyorum bir çırpıda. Aynaya bakarken tanıdım kendimi ve iç yüzümü. Peki aynanın arkasında ki kişiliğim neydi. Ben kimdim. Veyahut içimde ki o sevgi seline ne oldu. Galiba hepsi düşlerimiz ile birlikte uçtu gitti. Şimdi yazdığım zamanları anlatıyorum kendime.
Yüksekova okullarını ziyaret ederken yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim bir an...
Bilmem aranızdan kaç kişi bu coğrafyayı ve insanlarını tanıma fırsatı yakalamıştır? Ben uzun yıllar bunun özlemini duydum içimde.
Bir anda simsiyah gozlerini goruyorum... Ruya oldugunu hemen anliyorum. Kalbim hizlica atiyor ve uyanmak istiyorum. Basaracagim gibi...
Sana “Sevgili Atatürk” diye hitabederken, bu hitabın uygun olup olmayacağını hiç düşünmedim. Bu mektubu günümüzün siyasilerinden birine yazıyor olsaydım, onlara “sevgili” diye hitabetme cesaretini gösteremezdim; he
İşte Muffy, böyle tonton bir edayla kalbimize giriverdi.
Sanki kendi evinin oturma odasındaymışçasına gayet rahat, öylesine sallanan koltuğuna kurulmuş ve ayaklarını da yumuşacık pufa uzatmış vaziyetlerde, yüreciğimizin odacıklarından birine, bir daha hi
Tanrılar bizi her zaman yanıltıyor.
Yeni açtığım beyaz sayfaların üzerindeki ilk yazıdır senin gönül yazın…
Yeni kurduğum çocuksu hayallerin başrolü senindir…