Deneme > Gülmece (Mizah)
Bektaşi Fıkraları Hem Güldürüyor Hem Göbek Çatlatıyor
Bektaşi fıkraları güldürmeye devam ediyor
Çünkü Şifreyi Bilmiyorduk!
Yorgun tozlar gibi uyuya kalmışım
Her yüzeye oturmuşum ben
Aynaların üstünde
Pencere camlarında
Her şey benden alıyor
Kahramanlar Yalnız Yaşarmış, Yalnız Başına Kahraman Olurmuş.
Kahramanlar Yalnız Yaşarmış, Yalnız Başına Kahraman Olurmuş.
Hadi Gülümse
Bir atın katıla katıla güldüğünü düşünün hemen ürperirsiniz. At gülmez kişner. Bir köpeğin kediyi kovalarken güldüğünü düşünün. Böyle bir tabiat olayı olmaz dersiniz. Doğal gelmez böyle şeyler size. Bir saksının şaka olsun diye kuaförden yeni çıkmış hasbanın başına düştüğünü farz edin. Hasba yerde yatarken saksıdaki güllerin iki yanağında
Pembe Yalanlar ile Kırmızı Yalanlar Arasında ki Bordo Yalanlar
Ancaaak bu pembe yalanlara sık sık başvurursanız, kaçamak yapmaya kalkarsanız her seferinde de eşiniz bunları yemeyebilir... En iyisi mi yalan söylenecek ortamların oluşmasından şiddet ile kaçınmak lazımdır diye düşünüyorum...
Darwinistler'den İşte Öylesine Hikayeler - V
Bir canlının, annesinin vücudundaki teri "yalayarak" ortaya süt gibi son derece iyi hesaplanmış, besleyici değeri çok iyi ayarlanmış bir besini çıkarması, ancak öykülerde yeri olabilecek bir inanıştır. Dahası, son derece kompleks bir mekanizma olan ve vücut ısısının sabit tutulması için mutlak ihtiyaç duyulan terleme mekanizmasının, sürüngenlerde hiç yok
Ant Olsun ve Şart Olsun ki Umursamayacağım!.. Nerde Benim Şu Cımbızla Ayna?..
Allah sizi inandırsın, körkütük aşık olup dişiyi gözlerini kırpmadan kesmekten, tavuğu, ciğeri gözü görmez olan erkekler gördüm. Dişi, afiyetle tavuğa gömülmüş yerken, öylece, kıpırdamadan izleyen erkekler... Bir tanesi, benim Kömür’dü. Hem de ilk aşkıydı bakir Kömür’ümün... Karı da kart ve çirkin bir şey, iyi mi?... Eh, gönül bu,
Çamlıca'ya Hoparlörlü Cami Projesi :)
Diyanet İşleri ile Çamlıca Hoparlörlü Cami Yaptırma ve Yaşatma Kültür Derneğinin ortak çalışmasıyla İstanbulun her yerinden gözükecek caminin altı baştanbaşa otopark, kontörlü apteshane ve kontörlü yüznumara olup bakkal, kasap, aşevi, berber, turşucu, sulu yemekçi, lahmacuncu ve manavın yanı sıra hamam tası, takunya, ibrik, taharet bezi, ramazan davulu, tespih,
Darwinist'lerden İşte Öylesine Hikayeler - III
Sonunda yumurtanın kabuğu çatladı. Diğerlerinden daha farklı olan yavrunun küçük kafası göründü. Anne sürüngen yeni doğan yavruya bakarak ; "Umarım değişir.." dedi şefkatle. Zaman ilerliyordu ama yavrusu hala değişmiyordu. Çünkü o bir sürüngen değil, bir KUŞtu :)
Narsizmin de Böylesi
İstanbul'a gitmiyorum. Yerle bir olmasın, karizması sarsılmasın diye. Bir gittiğimde marmara depremi olmuştu. Şimdi gitsem ne olur Allah bilir. Oradakiler İstanbul'un karizmasıyla yetinsin. İstanbul benim gibi bir padişah daha görmesin.
Darwinistler'den 'İşte Öylesine Hikayeler' - VI
Doğada bir maymuna gördükleri üzerinde düşünüp sonuç çıkarmayı, akılcı çözümler üretmeyi, sevinmeyi, üzülmeyi, heyecanlanmayı, haz almayı, kısacası ruhun özelliklerini verebilecek bir güç var mıdır?
Yazı Tamam da Okuyucum Nerde?
Her gün bir yazı yazmalıyım.
Aralıksız, bir gün atlamadan, her gün.Düşüncem bu.
Ne yazacağım peki?Her gün konu bulmak kolay mıdır?
Hadi konu bulduk ve yazdık.Ya okuyacak okuyucuyu nerden bulup buluşturacağız?
Ey Ruh!
\- Kesinlikle öyle. Ruhu dingin tutacak, bedene terk ettirmeyeceksin. Bedene dil öğretip, ruhu ilim ve bilime sevk edeceksin. Ruh ve beden sağlığı taramasından geçirteceksin.
\- Bu kadarı da fazla ama ne bu! Göz, diş, sınav kağıdı taraması gibi.
-
Ondan Sonra - 7
Tüvan’a giden var mı?
Yok mu?
Orası, Harika bir dünyadır!
Yaşayabilmek için herkesin kötü olmasının zorunlu olduğu bir dünya…







