..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bilinç ruhun sesidir, tutkular ise bedenin. -Rousseau
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Aşk ve Romantizm > Simten K. Ataç




14 Şubat 2008
14 Şubat Öyküsü - 3  
Aynanın sadece iki tarafı vardır sananlar için üçüncü taraftan yansıyanlar

Simten K. Ataç


Yıllar önce aynanın erkek ve kadın olan taraflarına ait yazılmış bir öykünün artık üçüncü tarafından bakılma anı gelmiş demek ki düştü bu öykü kümesinin 3. yazısı ekrana... 14 Şubat Öyküsü - 1 ve 2 yi okuyarak bu seriye başlamanızı tavsiye ederim. Bu kez de ilk iki yazıda figüran olan diğerinin yani 3. tarafın gözünden...


:BDCJ:
Adam sabah erkenden ofisin yolunu tutmaya alışmış olmanın verdiği telaşla fırladı kalktı yataktan. Alelacele bir tıraş, biraz parfüm ve hep giymeye alıştığı takım elbiseyi geçirdi üstüne. Hızla çarpıp kapıyı çıktı evin kendisine “Hadi koş, geç kaldın” diye bağıran varlığından.

Bütün gün ofiste sıkıntılı bir ofis ortamının tam ortasında dikildi durdu. Akşam için nişanlısına gidecekti öyle ya bugün Sevgililer Günü değil miydi? Gereksiz diye geçirdi aklından, gereksiz ama hayatını birleştirmek üzere olduğu kadın için özeldi, katlanılacaktı demek ki.

Telefonu alıp kızın adını seslendi, günlük hatır sohbetlerini yaptılar. Akşam için kızın heyecanlandığını hissediyordu, sesinde bir telaş ve enerji dolaşıyordu. Hediye almaya vakit bulamamıştı henüz, işten çıktığında bunu çözmek lazımdı en hızlısından. Büyük alışveriş merkezleri geldi aklına ama oralarda vakit kaybetmeye gerek yok diye düşündü, bir şişe şarap ve bir buket çiçek ilk bulduğu dükkandan alacakları olarak listelendi aklına.

Tekrar telefonu aldı eline, bu sefer başka bir isim söyledi. Telefon çaldı, çaldı, çaldı. Açan olmadı. Dün gibi bugün de açılmamıştı, ilginç diye düşündü. Tam o nedenleri sorgularken kafasında telefon çalmaya başladı, ekranda en son söylediği ismi gördü telefona, açtı hemen. “Nasılsın güzelim?” diye başladı konuşmaya. “Akşam geç dahi olsa geleceğim, kesin. Ama yemeğe bekleme olur mu beni. Yetişemem…”

Kapattı telefonu, yaslandı arkasına. Yüzünde içinden gelen neşenin ifadesi bir gülüş oturuyordu. Şarabı iki şişe, çiçeği iki buket alması gerekiyordu şimdi. Akşam olunca ilk iş bu alışverişi hallettikten sonra çaldı evleneceği kadının kapısını. Kendisi için hazırlanmış ve onun için hazırlık yapmış kadını aldı kollarına. Nasıl mutlu olmuştu çiçeği görünce. Kadınlar diye düşündü, çok ilginçler… Üç yaprak çiçek işte topu ama nişanlısının yüzünde ki ifade sanki dünyaları almış gibiydi. Adam şarap şişesini açarken kadın müzik açtı ve servise başladı. Tam yemeğe başlamak üzerelerken tekrar kapı çaldı. Kısa bir an birbirlerine baktılar. Kadın kalktı ve kapıya yöneldi.

Neredeyse on dakika olacaktı artık merak etmeye başlamıştı kapıda olanın kim olduğunu ve seslendi içeriye. Birkaç dakika sonra nişanlısı yanında bir adamla girdi içeriye. Kim acaba diye düşünürken ayağa kalkıp uzattı elini, “hoş geldiniz” diyerek tanıştı bu eski arkadaşla. Nereden çıktı şimdi diye geçirdi içinden, meğer şehir dışından geliyormuş bu eski arkadaş, bir hatır sorup gidecekmiş. Tam da günün bulmuş.
Neyse adamı da masaya buyur edip hep birlikte yediler 14 Şubat Sevgililer Günü yemeğini. Aklı aslında gecenin devamında uğrayacağı ikinci duraktaydı fazlaca ama belli olmaması için bu davetsiz misafirin gelmesi iyi olmuştu belki de. Misafir yemek biter bitmez başka bir randevusu olduğunu söyleyip izin istedi. Pek tuhaf bir adamdı, sözlerinde bakış ve davranışlarında ilginç bir hüzün ve yenilmişlik vardı sanki. Giderken neredeyse sevgilisi için aldığı hediyenin pembe paketini aynanın önünde unutacaktı Allah’tan görüp vermişti eline “ herhalde buluşacağınız hanım için bir hediye. Yazık olur unutursanız” diyerek. Rezil olacaktı yoksa diye düşünüp güldü kendi kendine bir yandan da bagajda ki ikinci buketi düşünerek.
Birkaç saat daha orada kaldı adam, müzik, dans ve duygusal içerikli fiziksel yakınlaşmalarla geçti bu birkaç saatte. Derken ertesi gün iş olduğunu hatırladı ve izin isteyip nişanlısından evine gidip dinlenmesi gerektiğini söyleyerek çıktı kapıdan.

Daha asansördeyken parmağındaki alyans cüzdana kaldırılmış ve aklı tamamen çalacağı diğer kapıya odaklanmıştı bile. Nişanlısı çok önemliydi, özeldi ve sevdiğiydi evet ama eksik bir şeyler vardı hissettiği. Tutku yoktu mesela, arzu yoktu ilişkilerinde. Kabullenmişlik hakimdi siluetlerine sadece. Yetmiyordu işte, tek kılamıyordu en azından şimdilik… İleride ne yaşanır bilmek istemiyordu ama bir ayağı karada diğer ayağı denizde yaşayıp gidecekti muhtemelen. Günah beni bekliyor diye düşünerek çıktı binadan…

Simten Ataç Konuk - 13 Şubat 08

.Eleştiriler & Yorumlar

:: :))
Gönderen: Simten K. Ataç / İstanbul/Türkiye
28 Mart 2008
Sevgili Mehmet Sinan Gür, hiç başlamamasını tercih etmek bana kalırsa gönülde değil eylemde mümkün sadece. Haksız mıyım? Hikayenin devamı için hazır tuttuğum bir kurgu yoktu, bu büyük ve ilginç ipucunu değerlendirmeli miyim acaba? :))

:: Düşündürücü
Gönderen: Mehmet Sinan Gür / İstanbul/Türkiye
28 Mart 2008
Böyle başlayacaksa hiç başlamamasını tercih ederim. Tam böyle değilse de iki kez buna benzer durumla karşılaştım. Dediğim gibi yaptım. Gittiği ikinci yerde aynı adamla karşılaşsa ne ilginç olurdu değil mi? :)

:: 1 ve 2 . Bölüm
Gönderen: A.OZAN / ISTANBUL/
14 Şubat 2008
Eksik okumuş bulundum . Şimdi tamam oldu . Tüm bölümler ne zekice kurgulanmış . İçiçe geçen öyküler ve yaşama dairler. Ama daha önceki yorumumu tekrarlayacağım . Buruldum . ama bu kez 3 kere buruldum . Her birinde değişik tatlar alarak .

:: Buruldum
Gönderen: A.OZAN / ISTANBUL/
14 Şubat 2008
Evet buruldum . Ama yazınız yine sürükledi .. kendimi bir kadın yerine koydum , buruldum biraz. kaleminize sağlık .




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın aşk ve romantizm kümesinde bulunan diğer yazıları...
14 Şubat Öyküsü - 4
14 Şubat Öyküsü - 1
14 Şubat Öyküsü - 2

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Pegasos'un Kanatlarında Yaşamak
Hamam Sefası
Sevginin Anahtarı
Sen, Ben ve Dolunay
Gönül Desenli Kilim
İstanbul Boğazı'nı özlemek
Ölümü İlanlarda Arıyorum.
Bir Ülkenin Anatomisi
Dağlarda İlk Nefes
Avını Asla Küçümseme

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Lanet [Şiir]
Hoyrat [Şiir]
Dönme Dolap [Şiir]
Şehir&dağ [Şiir]
Bazı Anlarımdayım [Şiir]
Tualin Düşü [Şiir]
Günebakan [Şiir]
Hayat Denklemi [Şiir]
Gönülsüz Gidişler [Deneme]
Otogar Hikayeleri [Deneme]


Simten K. Ataç kimdir?

bence , hayatlarımızın sorumluluğunu elimize aldığımız andan itibaren , suçlayabileceğimiz kimse kalmamış demektir. Sizce?


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Simten K. Ataç, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.