|
Ön Yargılar ve Çözümsüzlük - 2
(Mahsun YİĞİT) 13 Ağustos 2009 |
Türkiye |
| |
Günümüzde yine aynı şekilde akbabalar ve bazı siyasi partiler dışında bu akan kandan hepsi ama hepsi rahatsız ve hemen durmasını istiyorlar. Ancak bazı karanlık zihniyetler, halen kan dökerek temizlenmenin peşindeler. Ancak var olan bir gerçektir, eski zamanlarda olduğu gibi, o babayiğitleri savaş meydanına gönderip, onların savaştıkları anları izleyerek zevk alanlardan farksız olduğunu söyleyemeyiz. |
|
|
Gelin Bu Akan Kanı Durduralım
(Mahsun YİĞİT) 16 Eylül 2009 |
Türkiye |
| |
Gelin bu akan kanı hep birlikte durduralım, birlikte kardeşçe olmasa da, insanca yaşayalım. Aşk şiirleri, romanları, filmleri yazalım, okuyalım, okutalım. Gelecek nesillere güzel bir dünya hediye edelim, kanlı ve kin, nefret dolu bir gelecek miras bırakmayalım. |
|
|
Eli Kanlı Vekiller
(Mahsun YİĞİT) 14 Ekim 2009 |
Türkiye |
| |
13 yaşındaki kız çocuğun parçalanmış bedeni, halen taze ve yerlere savrulmuş iç organları geceleri rüyama girerken, 452 vekil kan aksın diye el kaldırıyor. O kız çocuğun parçalanmış iç organları gözlerimin önüne geldi. Bu çocuk o vekillerden birinin olsaydı, acaba yine el kaldırırmıydı. Sanırım yine kaldıracaklardı. Çünkü kendi iradelerine göre karar veremiyorlar. Ya da insanlıktan çıkmış duygularıyla hareket ediyorlar |
|
|
Aynı Şehir de Olmak.
(Mahsun YİĞİT) 20 Mayıs 2010 |
Anı |
| |
Biri sevilir sadece bir şehirde olduğu için veya bir şehir sevilir sadece sevdiği kişi o şehirde yaşadığı için, sevilmek güzel şeydir de, sevilmenin ötesindeki duygular bazen insana acı vermeye başlıyor. Öyle acılar veriyor ki, yürekler kavrulur. Bazen diller susar da sadece gözler ne kadar acı çektiğini anlatır etrafında yaşanan nice şeylere, nelerin olup bittiğini sözlerin söylemediği şeyler gözler söylerler. |
|
|
Bir Tanem
(Mahsun YİĞİT) 19 Mart 2008 |
Sanat |
| |
Bir tanem yine aldım elime sazımı ve senin için sana bir parça çalacağım. Sever misin bir tanem eski parçaları, mesela Mıradé Kıné den sana uzun bir hava çalsam. Sesim o kadar güzel değil bir tanem. Ama önemli değil, benden başka kimse duymuyor zaten. Senin resim de konuşmuyor benimle bir tanem. Bir haftadır uğramadığım çalışma odama çocuklar girmiş, sazın akordunu bozmuşlar be bir tanem. Akordunu düzeltirken sana “Séva Hacıya” hikâyesini anlatayım bir tanem. |
|
|
İstanbul Dan Notlar - Final
(Mahsun YİĞİT) 11 Mart 2008 |
Anı |
| |
Biz Erkekler ön yargıların zavallı tutsaklarıyız, oysa bir kadın, bir erkekle yatmayı aklına koymaya görsün, aşamayacağı duvar, yıkamayacağı kale, çiğneyip geçemeyeceği ahlaki düşünce yoktur. Tanrının bile önemi yoktur artık. |
|
|
İstanbul'dan Notlar - 4
(Mahsun YİĞİT) 6 Şubat 2008 |
Anı |
| |
Hayatım boyunca Evin kadar cesaretsiz, iradesi zayıf, başarısız, sadece kendini düşünen ve bir o kadar da Cehennem kraliçesine bağlı olan bir insan görmüş değilim. Gecelerim onu düşünmekle geçer, gündüzlerim Evin’i nasıl bulacağımı düşünürken, kendisi beni nasıl unutacağının çapasındaydı |
|
|
İstanbul'dan Notlar - 3
(Mahsun YİĞİT) 6 Şubat 2008 |
Anı |
| |
Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
Perde ardında sen ben dedikodusu var amma...
Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben
(Ömer Hayyam)
|
|
|
İstanbul'dan Notlar - 5
(Mahsun YİĞİT) 28 Ocak 2008 |
Anı |
| |
Bende bir resmi var, yarısı yırtık.
Yıllardır evimin kapısı örtük.
Garip sarhoş oldu artık.
Bütün dertlerini der yavaş yavaş.
|
|
|
Bush"ın Uşağı Erdoğan
(Mahsun YİĞİT) 22 Ocak 2008 |
Türkiye |
| |
Eğer bu derin uykudan Kürt’ler, Türk’ler, Arap’lar ve Fars’lar uyanmazlarsa; o zihinsel özürlü, kan emici ve onun uşağı Erdoğan bütün bu kirli emel ve hayallerine en kısa sürede ulaşacaklar.
|
|
|

| Edebiyat'ı yazmak her ne kadar tarafsız ve gerçeğe dayandığımızı diyorsak da, elimiz terazi değil ve yazdıklarımızdan hoşlanmayan biri veya birileri olabilir. Biz de buna hazırlıklı olarak kimseden çekinmeden, duygularımızı yansıtmamız gerek ve yapacağız.
|
|