..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsanlığı tanımak insanları teker teker tanımaktan kolaydır. -La Rochefoucauld
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Günlük Olaylar > Ahmet Zeytinci




16 Ocak 2022
Gerçekte Mantığın En Bol Olduğu Yerdir Askerlik  
Ahmet Zeytinci
Osmanlı Ordusunda Azap denen askerler vardır. Bunlar tam bir fedai olarak yetiştirilirler... Bir tokatla adam öldürürler, o meşhur Osmanlı Tokadı betimlemesi de buradan gelir... Burada mantık yok zannedersiniz, ama yanılırsınız, burada esas olan vatan sevgisidir, mantıkla beraber. Düşman askerleri, o Osmanlı Tokadını yemeden olayın ayırdına varamazlar, tokadı yedikleri zamanda iş işten geçecektir zaten...


:AHJ:
Asker milletiz vesselam. Bütün askerlik yapmış ya da yapmakta olan kadın erkek, herkesin kulağına gelmiş diline pelesenk olmuştur geçmişte... ''Mantığın bittiği yerde askerlik başlar.'' derler... Ki bence çok abartılı çok yanlış bir kanıdır. Mantığın en bol olduğu yerdir askerlik. Hatta daha da iddialı söyleyelim, mantık askerliğin olmazsa olmazlarındandır...

Osmanlı Ordusunda Azap denen askerler vardır. Bunlar tam bir fedai olarak yetiştirilirler... Bir tokatla adam öldürürler, o meşhur Osmanlı Tokadı betimlemesi de buradan gelir... Burada mantık yok zannedersiniz, ama yanılırsınız, burada esas olan vatan sevgisidir, mantıkla beraber. Düşman askerleri, o Osmanlı Tokadını yemeden olayın ayırdına varamazlar, tokadı yedikleri zamanda iş işten geçecektir zaten...

Bazı zaman bozuk bir tankın başında bir üç, üç beş nöbet tutan askerlere rastlarsınız. Dışarıdan bakan sıradan bir vatandaş için bunun bir mantığı yoktur belki ama o nöbet tutan asker bunu hiç bir zaman sorgulamaz, gider nöbetini tutar... Kimi zaman bir makineli tüfek ceza alır, orada da mutlaka bir incelik vardır...

Çanakkale de cephede Yahya Çavuş ve emrindeki erler vardır, topu topu elli bilemedin altmış kişi, karşılarında ise koca bir kolordu, binlerce düşman askeri... İşte burasıdır aslında mantığın, vatan sevgisinin en bol olduğu yer... Saatlerce adım atamaz düşman kolordusu.. Burada ne mantık biter, ne de Rabbe kavuşma arzusu ve vatan sevgisi... Başka milletlerin bu davranış kalıplarını anlaması zordur gerçekten... Daha önce yüce hakanımız cennetmekan Fatih Sultan Mehmet Han tespitini yapmıştır asırlar öncesinden. Şöyle der ''Türk olmak zordur dünya ile savaşırsın Türk olmamak daha zordur çünkü Türklerle savaşırsın.''

Hiç bir aletin kaybolmadığı, ancak yer değiştirdiği yegane yerdir askerlik. Bölük Karavananız kaybolur, ararsınız sonra, komşu bölükte bulursunuz. Kepiniz kaybolur, ama siz içtima alanına yine kepli çıkarsınız... Palaska yürür gider, bir zaman sonra kendi ayağıyla gelir yanınıza...

Sülüsünüzü, yani sevk belgenizi alıp acemi birliğinize teslim olursunuz, başlarsınız eğitim yapmaya. Uygun adım yürürken bir iki kişinin ayağı uymaz yürüyüşe... Çavuş bölüğü durdurup, bütün bölüğe ''yat ve sürün'' emri verir. Sürünme eylemi aslında askeri okullarda önemli uygulamalı bir derstir... O an sinirlenenler, bu arkadaşlarına kızanlar, daha sonra bunun birlik ve beraberliğin, beraber düşünmenin, savaşta beraber hareket etmenin ne kadar önemli olduğunun anlaşılmasına vesile olduğunu da anlayacaklardır...

Savaş aletleri, tanklar, obüsler, ger tepmesiz toplar, muharebe sınıfında kullanılan telsizler, sinyal kesici aletler, mayınlar, mayın temizleme makineleri, sırt çantaları, makineli tüfekler, gece görüş dürbünleri, Siha'lar, Tiha'lar... Bunların hepsi mantıkla, akılla, bilimle yapılmakta ve orduların kullanımına sunulmaktadır... Daha sayamadığımız, eksik bıraktığımız neler neler... Dedik ya mantığın en bol olduğu yerdir askerlik sakın unutmayın...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın günlük olaylar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ne İlginç Günler Var Dünyada Bir Bilseniz
Şimdilerde Yeni Moda
Ver Gazı Sonra Şakır Şakır Silah Sat
Hasta mı Bunlar
Uğursuz Sayı
Hayallerimize Sınır Koymayalım
Sade Bir Yaşam O Kadar Güzel ki
Takvim Yapraklarında ki Güzellikler
Takım Tutmak ve Hastalık
Başkan Muhabbetleri

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bizimde Kırmızı Çizgilerimiz Var
Büyük Aşk Yaşamanın Püf Noktaları
Aşk Nerede Başlar Nerede Beslenir
Yardım Kampanyası Başlatılmalı
Bazı Yazılara Kafa Takılmayacak Gibi Değil
Alyela Sansar Kızımız Son Sürat
Çaya Bisküvi Batırma Teknikleri
Bakışlardaki Cesaret
Yumuşak Ğ Ye Kötü Davranmayın
Yeni Ekonomik Yaklaşımlar

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ayrılalı Tam On Sene Olmuş [Şiir]
Tembel Teneke Sen de [Şiir]
Yıka Tüm Benliğini Ruh Dediğin Aynada [Şiir]
Yeter ki Mert Adamdı Desinler [Şiir]
Kocaman Bir Dağdır Baba [Şiir]
Yaraları Sarma İşi [Şiir]
Onlar Yaşıyordu Biz Yazıyorduk [Şiir]
Sevap Bonusu [Şiir]
Ölümden Asla [Şiir]
Sıradan Bir Gündür [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Ahmet Zeytinci, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.