..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bir deliyle başederken, yapılacak en mantıklı şey normal rolü yapmak. -Herman Hesse
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Gülmece (Mizah)
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Raflarda ki Dostlarıma Sitem II
Servet Alkan
Şiir > Aşk ve Romantizm

Sonra ;Acıyı gördüm,tanıdım… Üzüntü iki yürek arasında ki eğreti duvar Küskünüm sana;Ey Tagore… ‘’Bırak dünya sana gelecek yolu bulsun’’demiştin… Kimse kimseyi bulmuyor,Acı sevgiye dönüşmüyor Alıştığın gidince, herkessiz kalıyormuş insan Acıyan benim,Acıtan da. Sonra; Susmak gibi zifiriye düştüm… Gülüşlerimiz hep kahır ile sınandı Küskünüm sana;Ey Aragon… ‘’Ölemem ,ölemem ben;ölen unutur seni ‘’ demiştin… Güzel gözlerim vardı bu derde

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > Gülmece (Mizah)
 Nerede Kayıyor Bunlar  (Ahmet Zeytinci)

İnsanlar zevk için, şevkle kayıyorlar. Bir de dillere pelesenk olmuş sinek kaydı, diyorlar. Bir türlü anlamıyorum ya da onlar anlatamıyorlar. Bu sinekler kayak ya da kızak kaymayı öğrenmişte bizim mi haberimiz yok? Buz pateni mi yapıyorlar? Hadi kaydı kaydı da niye hiç kimseler göremiyor bu ineklik yapan sinekleri kayarken?
 Bu Anastas Yok Mu Bu Anastas  (Ahmet Zeytinci)

O arada Anastas oradan geçerken, arkadaşı Edip de tesadüfen oradan geçiyordur ona da takılırlar bu muzip delikanlılar ’’Ey Edip Adana da pide ye.’’ derler, Edip de yine bunların hiç birisine aldırış etmez, takmaz kafaya... Anne babalara da naçizane tavsiye de bulunur, Edip ’’Çocuklarınıza Edip adı koyarken bir kere daha düşünün.’’ diye söylenir durur...
 Yılbaşı Yaklaşırken  (Ahmet Zeytinci)

Cümle aynen şöyle ''Akrabalarınızı bulamıyor musunuz Müge Anlıyı meşgul etmeyin. Resul'den bir bilet alın akrabalarınız sizi bulsun.'' Resul Seyyar Milli Piyango Bayisi Ne kadar doğru bir tespitte bulunmuş bu piyangocu kardeşimiz. Çulsuz iseniz, cebinizde beş kuruş, on kuruş hatta bir lira bile yoksa, en yakın akrabanız el olur size... Bir yerden bir para çıksın ya da dedelerden miras kalsın, bakın görün o zaman, hiç daha yüzünü görmediğiniz akrabalarınız ''Vaaay dayıcım, amcacım, eniştecim diye koşarak gelirler size.''
 Ben de Yürürüm Bir Gün Kırmızı Halıda  (Ahmet Zeytinci)

İlla sanatçı mı, sinemacı mı olmak lazım, Kırmızı Halı da yürümek için? Sıradan bir vatandaş olarak ben ya da bir başkası Kırmızı Halı da yürüyemez miyiz? Ya da sadece yürünür mü Kırmızı Halıda? Koşarak geçse birileri Kırmızı Halının üstünden, Kırmızı Halı da o koşarak geçene darılır mı? Bir de bu Kırmızı Halının açık kırmızı ya da koyu kırmızı olması, durumu etkiler mi?
 Ya Çıkarsa Sorusuna Verilecek Cevaplardan Seçmeler  (Ahmet Zeytinci)

Ya Çıkarsa Sorusuna Verilecek Cevaplardan Seçmeler Hemen hemen haftanın her günü bir iki şans oyunu oynanan bir ülkemiz var. İşimiz Lotoya, totoya bir de Nato ile Cento'ya kaldıysa vay halimize, yandığımızı resmidir... Artık o şans oyunlarını oynayıp da zengin olursam ne yaparım diye sabahlara kadar hayaller kurar kurar dururuz... Soralım bakalım bir dolu vatandaşa ''Ya size çıkarsa?'' ne yaparsınız? Gariban birisine sorduk... - Bütün akrabalarımı ihya ederim bir kere. - Başka başka? - Hepsine birer ev birer araba... - Sonra? - Sokaktan çeviririm garibanları hepsinin üstüne başına neler alırım neler... - Mesela neler alırsın? - Kazak gömlek pantolon, çorap, mendil artık Allah ne verdiyse... İÇİNDEN GEÇEN KİMSELERE SÖYLEMEDİĞİ DÜŞÜNCE ''Tanıdık bir banka müdürü bulup ona da üç beş kuruş verip kimselere çaktırmadan vadesiz hesabıma atarım.'' Bir de iş adamına soralım bakalım... - Vallahi şu an da 22 fabrikam var, o parayla 23. fabrikamı kurar istihdam yaratırım, bir sürü kişiye ekmek veririm. - Zaten 22 tane fabrikanız varmış dağıtsanız o paranın tamamını hayrınıza... - Dağıtırım dağıtmasına da o da olur - Hem o kadar zenginsiniz, niye bilet filan alırsınız ki? - Benimkisi devede kulak canım bir tane yüzlük seri, bir de iki yüzlük çapraz seri almışım hepsi o işte... - Para parayı çeker diyorsunuz? - Demiyorum öyle bir şey ama çıktı mı yaparım yani yatırımımı... - O seri biletlere verdiğiniz paraları fakirlere dağıtsanız olmaz mı? - Olur da olmaz gibi... Bir memura sorduk... - O para size çıksa ne yaparsınız? - Vallahi önce hemen müdürün odasına giderim, kapıya tekme vurup içeri girdikten sonra yanağından makas alır istifa ediyorum derim. - Niye böyle bir şey yapıyorsunuz? - Zamanında bana çok çektirmişti... - Daha sonra? - Hemen arkadaşları toplar bir gazino kapatırım. Dolarlar havada uçuşur. - Uçan dolarlar yere konmaz mı? - Gider bir dansözün sutyeninin aralarına konar felekten bir gece çalarız hep beraber... - Felek bu hırsızlığa darılmaz mı? - Darılmaz darılmaz... - On beş yirmi tane daire alır kiraya veririm... - Daha başka... - Son model bir mersedes bir hanıma bir de bana... Seksen yaşında bir amcaya sorduk... - Amca amca sana çıksa? - Ne çıksa evladım? - Para para on beş yirmi milyon papel - Ne yapayım evladım herhalde tuvalet yaptırırım. - Ne yapacaksın bu yaştan sonra tuvalet işletmeciliği mi yapacaksın? - Yok evladım ondan değil. - Peki neden amca? - Bu yaştan sonra gelen paranın içine ederim o sebeple...
 M. Ö ve M. S ile Şimdilerde Ctö ve Cts Durumları Çağları  (Ahmet Zeytinci)

Hadi canım, öyle de bir çağ mı var? Dediniz duydum billahi... Var Tabi, olmaz mı hem de en hasosundan. O da şu oluyor C.T.Ö. Cep Telefonundan Önce, C.T.S. de Cep Telefonundan Sonra... Öyle ilginç şeyler oldu ki aklınız fikriniz almayabilir, alsa bile çok zorlanırsınız anlamak için...
 Terlik Fırlatma Teknikleri  (Ahmet Zeytinci)

Gelelim terlik fırlatma tekniklerine. Anneler mutlaka bir köşeye ayırırlar fırlatılacak terliklerini. Her terlikte bebelere fırlatılmaz. Fırlatılan terliğin hızı saatte kırk kilometrenin altında, doksan kilometrenin de üstünde kesinlikle olmamalıdır. Kırk kilometrenin altında oldu mu hedefe ulaşması, üstünde olduğu zamanda yaralaması ihtimal dahilindedir...
 Ablamdan Mesaj Gelmiş  (Ahmet Zeytinci)

Mesaj doğru da ''Ahmetçiğim beni mutlaka izle ve izlet, izletirsen sevinirim'' kısmı palavra tabi ki... Pöh ki pöh! Ben de bir havalardayım hani... Ben kimim ki? Ona oy bile vermemişim... Ama olsun yahu kadın beni dikkate almış mesaj atmış ya... Aslansın, kaplansın, bitanesin sen ablam, hem de dişi aslan...
 İlkokula Başlayan Mini Mini Birlere  (Ahmet Zeytinci)

Buradan sevgili mini mini birler öğrencilerine gelelim, oldu ki babanız anneniz boş bulundu da size ’’Okul nasıl evlat?’’ diye sormak gafletinde bulundu, ’’Gaflet burada espri olarak kullanılmıştır bu kelimeye sakın kıllanmayın.’’ O zaman ne cevap vereceksiniz yavrular? Onu da hemen aşağıda ki paragrafta, inceleyelim, irdeleyelim, başka da ne yapılacaksa onu yapalım.
10 
 İneğe Sarılma Terapisi  (Ahmet Zeytinci)

Hiç böyle bir şey duydunuz mu? Duymadıysanız duyun Sam Amca’nın ülkesinde 21 Yıldır uygulanan böyle bir eylem, böyle bir terapi yöntemi varmış... Randevu alıyorsunuz aylar öncesinden, sıraya giriyorsunuz ve sıranız da gelince gidip bir ineğe sarılıyorsunuz... Artık zaman sınırlaması var mı yok mu, nasıl oluyor bu işe onu da araştırmak lazım...
11 
 Tuvalet Kağıdının Medeniyetimize Katkıları  (Ahmet Zeytinci)

Tuvalet kağıdı der burun kıvırır geçeriz. Oysa tuvalete girdiğinizde cebinizde bir kalem olsa, hadi tutun bir de orada ilham geliverdi, çıkarın kalemi nakış nakış işleyin aklınıza gelen düşünceleri, artık şiir mi olur yoksa düz yazı mı olur o da sizin bileceğiniz iş tabi ki... Boşuna dememişler değil mi ''Türkün aklı ya büyük abdest yaparken ya da kaçarken.'' diye... Tuvalete girdiniz, nezle ya da grip olmuşsunuz o an da yanınızda kağıt mendil de yok, hemen tuvalet kağıdı imdadınıza yetişecektir. İki silin atıverin hemen... Tam tuvalette iken tesadüf bu ya cep telefonunuz çaldı, elinizde pis, hemen tuvalet kağıdı ile tutup da telefonunuzu, arayan ile uzun uzun, konuşabilirsiniz... Ben de ki de ne akıllar...
12 
 21. Yüzyıl Rüyaları  (Ahmet Zeytinci)

Tuttunuzda rüyada bilgisayar virüsü gördünüz, hadi bunu nereye koyacaksınız? Nasıl tabir etmemiz lazım bu bilgisayar virüslü rüyayı? Ya da son model androyid cep telefonunuzun çalışmadığını ya da çalındığını gördünüz, cep telefonu ile ilgili bir yorumu nasıl bulacağız Rüya Tabirleri Kitabında. Kafamda böyle deli sorular...
13 
 Meseleleri Mesele Yapsak da mı Saklasak  (Ahmet Zeytinci)

Muhteşem Süleyman lakaplı, İslamköy’ün Yiğidi büyük devlet adamımız Süleyman Demirel de öyle söylemiş ’’Meseleleri mesele yapmazsanız mesele diye bir şey kalmaz.’’ demek ki neymiş efendim, meselelere kafayı takmayacağız. O zaman neremize takacağız? Hiç bir yerimizi takmayacağız... Şeyimize bile, şeyimize bile derken yanlış anlaşılmasın, omurilik soğanından ve sarımsağından dem vuruyoruz... Taktık mı, sonrası sıkıntı. İşin gücün yoksa psikolog psikolog dolaş, yok efendim çocukluğuma inerdin, inemezdin, oradan geriye çıkardın çıkamazdın. İşimiz olmaz...
14 
 Sigaranın ve İçkinin Faydaları  (Ahmet Zeytinci)

O sigara var ya o sigara ne faydalıdır bir bilseniz. İçen insanlara değil canım tabi ki... Kimlere mi? Doktorlara doktorlara. Başta göğüs ve kalp damar cerrahisi üzerine ihtisas yapmış doktorlara bir faydalıdır bir faydalıdır inanamazsınız. Eeeee bu işten ekmek yiyor ailelerinin geçimini sağlıyor doktor abilerimiz ablalarımız. Sigara içenler olmasa adamlar evlerine nasıl ekmek götürecekler. Tabi psikolog ve psikiyatrları da unutmamalı özelikle alkol ve türevlerinin tedavileri konusunda. Alkol olmasa, psikiyatrlar kimi tedavi edecek?
15 
 Kırık Kalpler Kulübünde Hangi Yapıştırıcılar Kullanılır  (Ahmet Zeytinci)

Aşktan, sevdadan kalbiniz kırılmış olabilir. Partinize küsmüşsünüzdür, kalbinizi hem kırar hem de yorarlar... Tuttuğunuz takım istediğiniz sonuçları alamaz yine kırılır kalbiniz ile birlikte her bir yerleriniz... O zaman bir yapıştırıcı lazım size, ama o bildiğiniz kimyasal yapıştırıcılar ile bu iş hallolmaz.
16 
 Ata Kredi Kartı Üsküdar'ı Dıgıdık Dıgıdık  (Ahmet Zeytinci)

Sanırım bu laf İstanbul'un fethinden, yani 1453'den sonra ki zamanlarda İstanbul'da ve Üsküdar'ı da bilen bir atamız tarafından literatüre kazandırılmıştır... Tamam anladık bir atamız atı almış, sonra da Üsküdar semtine kadar sürmüş hatta, daha da ileri gitmiş gibi görünüyor o tarihte de acaba arkasından kimler baka kalmış ya da bu atı alıp da Üsküdar'ı geçen vatandaş birini filan mı dolandırmış, neyse bu konu biraz karanlık, şimdi durup dururken kimseleri suçlamayalım yok yere...
17 
 Yurdumdan Edebiyat Harikaları  (Ahmet Zeytinci)

Bir lokantanın camına yazmışlar''Ramazana özel oruç bozmayan döner''Vaav ne o yoksa dinde reform oldu da bizim mi haberimiz yok? Yine cam da bir yazı ''Prestejin 2 oyunları geldi'' Herhalde pleysteyşın diyecekti dili sürçmüş. Arkadaşın biri sevgilisine yazmış ''Bu diyarlardan gidersem tek sebebi sensin'' altında el cevap''Hastir git''. Kısa ve öz başka bir ihtar ''Park etmeyin lastik güm''...
18 
 İlla Bunalım Takılmak İstiyorsanız  (Ahmet Zeytinci)

Kız arkadaşınız mı terk etti? Olabilir ya, ilk terk edilen siz misiniz sanki? Öyle hap map içip da sakın canınıza kıymaya filan kalkmayın, hem ilaçlar ne kadar sizin haberiniz var mı? Alın Gencebay kaseti ya da Ferdi Baba kaseti, yanına da bol acılı bir adana söyleyin, bir de ufak rakı... Arada bir de şiir okuyun ünlü şairlerden, acımtırak... Ha burada durup durup göğsünüzü yumruklamayı da ihmal etmeyin sakın. Göğsünüzü yumruklarken de ''Vay ben ne edeeem vay ben nerelere gideeeem ah ulan Nalaaaan ah ki ah vah ki vahhhh!'' Her ne kadar Nalan duymasa da kurtlarınızı dökersiniz...
19 
 İş Değiştiriyorum Dostlar  (Ahmet Zeytinci)

Alırım bir ikinci el teleskop, gökyüzüne çeviririm, başlarım yıldızları gözetlemeye. Nerede bir yıldız hareketi var, orada bereket var demektir. Kaymıyorlar mı, inat edip yıldız dostlar, göktaşları, ben de göktaşı ve yıldız kaydırma duasına çıkarım. Yağmur duası var, yıldız kaydırma duası olmaz mı? O da vardır bir yerlerde arar bulurum billahi.
20 
 Allah Vergisi İle Katma Değer Vergisini Karıştırmayalım  (Ahmet Zeytinci)

Vergi bilinci geçmişte çok da gelişmemiş bir toplumuz. Seksenli yılların başında Turgut Özal memlekete KDV yani Katma Değer Vergisi kavramını soktu. Her satılan maldan belli bir miktar KDV devletin kasasına girdi... Her ne kadar baştan halkın sırtına binmiş bir yük olarak görülse de vergi toplanmadan da memlekette belli bir refah seviyesini yakalayabilmek gerçekten zor. KDV oranları kimi zaman yükseliyor, kimi zaman da düşüyor, asansör misali bir iniyor bir çıkıyor...

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Nerede Kayıyor Bunlar
Ahmet Zeytinci
Deneme > Gülmece (Mizah)
Bu da Bir Ödeme Sistemi
Ahmet Zeytinci
Deneme > Gülmece (Mizah)
Yılbaşı Yaklaşırken
Ahmet Zeytinci
Deneme > Gülmece (Mizah)
Terlik Fırlatma Teknikleri
Ahmet Zeytinci
Deneme > Gülmece (Mizah)
21. Yüzyıl Rüyaları
Ahmet Zeytinci
Deneme > Gülmece (Mizah)
Ablamdan Mesaj Gelmiş
Ahmet Zeytinci
Deneme > Gülmece (Mizah)
İneğe Sarılma Terapisi
Ahmet Zeytinci
Deneme > Gülmece (Mizah)

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.