Köpeğin Adı Badi - 6
Cafer Aga, gençliğinde çok iyi klarnet ve darbuka çalan bir sanatçıymış. Düğünden düğüne, davetten davete dolaşırmış. Tabii tek başına değil; diğer müzik ekibi arkadaşlarıyla.
"Bu kadar çok hayranım varken, neden hala bu kadar yalnızım? Ah, evet, çünkü hepsi ölü." - Edgar Allan Poe"
"Bu kadar çok hayranım varken, neden hala bu kadar yalnızım? Ah, evet, çünkü hepsi ölü." - Edgar Allan Poe"
Cafer Aga, gençliğinde çok iyi klarnet ve darbuka çalan bir sanatçıymış. Düğünden düğüne, davetten davete dolaşırmış. Tabii tek başına değil; diğer müzik ekibi arkadaşlarıyla.
Nimali sözlerine başlarken ve devam ederken, Gri mavi gözlü arkadaşına doğru atağa geçen elinde kalınca zincir olan biri, onu zarar verici nitelikte salladı. Rakibi hiç tereddüt etmeden kılıcı ile bir kaç hareket eşliğinde sanki bir müzik aletinin tellerine uyumlu bir şekilde dokunur gibi metal ve görünüşe göre paslı
Biz cennete gitmek için yola çıkmıştık. Bu yolculuğun sonunda, uzaktan çok güzel görünen bir yere geldik. Önceleri anlamadık ama meğerse bu görüntü bir serapmış. Çünkü daha sonra bir de baktık ki cehennem ateşinin içinde yanıyoruz. Burada pis pis sırıtan zebaniler vardı ve bunlar bize, buranın cennet olduğu yalanını
Ahmet Altan
Yurdun müdavimi çocuklar, oyun saatlerini büyük avluda geçirmekteydi. Fiziksel olarak yeterliği olanların bazısı ateşli taraftarları önünde futbol, basketbol, voleybol oynamaktaydı. Fiziksel yapıları bunları yapmaya yeterli olmayanlar da yakar top, saklambaç, körebe türü oyunlarla eğleniyorlardı. Elleri kıçları üstünde bağlı birkaç görevli avlu boyunca gidip gelerek gözcülük yapıyorlardı.
Hayalet dadandığı izbe, terk edilmiş evin içerisinde volta atıyordu. Sanki Yıkılmış bir binanın moloz yığınından çıkmış gibiydi. Karmakarışık gri saçları, paçavraya dönmüş takım elbisesi derisi kurumuş suratı ile korkutucu görünüyordu. Volta atarken bir şeyler mırıldanıyordu.
bu mezarda yatanlarrr dedi. Sonra düzeltti Bu kabirde yatanlar, yok yok
Bir rivayete göre köy, dere kenarında kurulan bir çiflik ve müştemalatı olarak başlamış,daha sonra burada çalışanların ve dışarıdan gelip buraya yerleşmesindan sonra köy haline dönüşmüş.
Batı ve Türk müziklerinde teksesli ve çoksesli olarak 2000 kadar eser bestelenmiştir. Türk müziğinde çoksesli olarak yazdığı parçalar, bu yeniliğin ilk eserleridir. 51 Mevlevi ayin-i şerifi, 108 durak, 88 ilahi, 23 peşrev, 108 saz semaisi, 45 oyun havası, 19 tasviri saz eseri, 20 taksim, 52 gazel, 130 şarkı,
Orupta içindekini dışarıya vuramıyordu bir türlü. Onca eğlence, onca yaşanmışlık ne içindi. Kendi varlığını anlamsızca sorguluyordu ama sonuca varamıyordu. Birileri ona görünmez şeklide isteklerini yaptırıyor ama Orupta o kişiyi bir türlü tanımlayamıyordu. Aklına güzel ve kötü şeyleri kim getiriyordu. Eğer aklı gelişmiş olan düşüncesine, geleni hemen yapmayıp bunu
HAYALİM YAZAR OLMAK KURSU
30 NİSAN CUMARTESİ BAŞLIYOR...KAYDINIZI YAPMAYI UNUTMAYIN.
İletişim: 0 507 706 20 31 e-posta: osmantatli@gmail.com masukdanismanlik@gmail.com yer: İstanbul-Şirinevler meydanı
Orupta Atalarımızın mağarasını merak ediyorum. Oradan gelecek bilgi izlerimizin olduğu bilinmezliklerle bizi sonsuza kadar yaşatacak. Bir merdiven resmi vardı. Birde oradan aldığımız örnekle yonttuğumuz ilk dikili taşımız oldu. Söyle Arkeot mağarada aklında kalan hangi çizimler var?
Kalbimde Bir Sancı isimli romanımız birbirlerine seven iki gönül dostu mücadele ve zorluklarla dolu savaşını anlatan roman türünde ve daha çok,aşk kadere olan itirazı ve de emeği baz alarak siz okurların beğenisine sunulmuştur.
İhsan Oktay Anar