İnceleme
Terci̇h Danişmanliği Yalanlari
Türkçülüğün Öncülerinden Yusuf Akçurayı 85 Sene Önce Kaybettik
İlk mecliste milletvekili, kurtuluştan sonra Türk Tarih Kurumu Azası oldu.
Akçura, Osmanlı Türkleri ile Osmanlı Devleti dışındaki Türklerin yalnız dil ve tarih alanındaki ortak geçmişlerine dayanarak bir birlik yaratamayacaklarını savundu.
C Muhabbetleri
Kış geldi, haliyle, hastalanma, yataklara düşme riskimizde, eğer dikkat etmezsek çok fazla. O zaman gelsin C vitaminleri, gitsin C Vitaminleri, gitmesin yahu, ne gitmesi, vücuda girsin. O zaman ne yapıyoruz? Bol bol mandalina, portakal, greyfurt yiyoruz, yemeyenlere de zorla yediriyoruz. Zorla derken bizimkilere canım işte aile efradımıza, yoksa
Oyun veya Siyaset
Sporda, kas gücünü kullanarak rakibi kanırta kanırta yenmek, pes ettirmek mümkündür. Ancak ikili spor karşılaşmasında kol gücünü kullanarak yendiğin bir kişidir ve ancak o bir kişiye üstünlük sağlanabilir.
Kesilmiş Kol Yerine Gelmez Kesilmiş Sakal Daha Gür Çıkar
25 bin askerden 20 bini şehit edilmişti. Bu şühedanın içerisinde Kaptanıderya Müezzinzade Ali Paşa dahi vardı. Bundan başka 3 bin esir ve 230 kadar geminin 190'ı da kaybedilmişti.
Yaşadığımız Kaos Türklerin İdrakini Gösterecek
Eskiden gizlilik denilince sadece Sabataycılar hatırlanırdı. Şimdi Ermeniler de eklendi. Yeni ihtimalleri göz önünde bulundurarak Gizli Gayr-i Müslimler demenin daha uygun olabileceğini düşünürken, hayalim ergenlik dönemlerime götürdü beni
Öykü Tiyatro ve Sanat Üzerine
Hakan Yozcu ile Öykü, tiyatro, sanat üzerine bir söyleşi
Bir Akarsuyun Hikayesi
Su kaynaklarının çeşitlerini, özelliklerini ve sınıflandırılmasını anlatan bu metin, akarsuların yapısını ve kollarını detaylı şekilde inceliyor. Metaforik bir anlatımla, motivasyon ve çalışma azmi gibi insani özellikler de suların akışıyla ilişkilendiriliyor.
Kuzeyden Gelen Melek
Kocaeli, Karamürsel'de beşincisi düzenlenen kitap fuarına ağabeyim Abdurrahman Adıyan'ın da davetli olması münasebetiyle uğradım. Hasret giderdik.
Göğe Birakilmiş Bi̇r Misra; Cahi̇t Zari̇foğlu
Cahit Zarifoğlu’nun şiiri, Türkçenin alışılmış sınırlarını aşan mistik ve sarsıcı bir yolculuktur. Kelimeler onun dünyasında yalnızca anlam taşımaz; varoluşun gizli şifrelerine, iç uçurumların yankısına dönüşür. Ağaç kaderi, kuş özgürlüğü, çocuk ise kirlenmemiş hakikati çağırır. Bu şiir, okuru dilin ardındaki sessiz depreme davet eder.















