"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"

Doğmadan Ölen Bir Bebeğe Ağıt

yazı resimYZ

]
Şırıl şırıl suların bir gün denize döküldüğünü,
Eninde sonunda, yavru bir kaplumbağanın öldüğünü,
Yumuşacık tahayyüllerin gerçeğe dönüştüğünü,
Ah bir bilebilseydin, ne olurdu!

Bir denizkestanesinin alt tarafına,
Dalgalanan bir denizanasının kollarına,
Bir kaktüsün dikenli yapraklarına,
Ah bir dokunabilseydin, ne olurdu!

Maviyi, moru ve kırmızıyı,
Yeşili, sarıyı ve kahverengiyi,
Ve elbette beyaz ile siyahı,
Ah bir görebilseydin, ne olurdu!

Martının, o insanı dinlendiren çığlığını,
Şahinin tüyleri ürperten haykırışını,
Bir cırcırböceğinin insanı delirten cırlamasını,
Ah bir duyabilseydin, ne olurdu!

Yağmurdan sonraki toprağın buğusunu,
Pişmiş etin, kanın ve terin kokusunu,
Yaseminin, cennetten gelen, o esrikleştiren kokusunu,
Ah bir koklayabilseydin, ne olurdu!

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön