"Yazarın yazma cesareti kalmayınca, eleştirmenin cesareti katlanır." – Umberto Eco (kurgusal alıntı)"

Doğmadan Ölen Bir Bebeğe Ağıt

yazı resimYZ

]
Şırıl şırıl suların bir gün denize döküldüğünü,
Eninde sonunda, yavru bir kaplumbağanın öldüğünü,
Yumuşacık tahayyüllerin gerçeğe dönüştüğünü,
Ah bir bilebilseydin, ne olurdu!

Bir denizkestanesinin alt tarafına,
Dalgalanan bir denizanasının kollarına,
Bir kaktüsün dikenli yapraklarına,
Ah bir dokunabilseydin, ne olurdu!

Maviyi, moru ve kırmızıyı,
Yeşili, sarıyı ve kahverengiyi,
Ve elbette beyaz ile siyahı,
Ah bir görebilseydin, ne olurdu!

Martının, o insanı dinlendiren çığlığını,
Şahinin tüyleri ürperten haykırışını,
Bir cırcırböceğinin insanı delirten cırlamasını,
Ah bir duyabilseydin, ne olurdu!

Yağmurdan sonraki toprağın buğusunu,
Pişmiş etin, kanın ve terin kokusunu,
Yaseminin, cennetten gelen, o esrikleştiren kokusunu,
Ah bir koklayabilseydin, ne olurdu!

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön