"Hayat, iyi bir roman gibidir; ne kadar çok sayfa çevirirseniz, o kadar çok uyumak istersiniz." - Terry Pratchett"

Sahipsiz Türkü

......................

yazı resim

Sesinin tonlarında çıkıyorum en uzun yolculuklarıma
Bir, deniz kenarındaki bir limana demirliyorum
Deniz gelinlik kız gibi uzanmış yanıma
Ay ışığı altında yıkanıyorum gözlerim mavi ve derin.
Ya da bir vadinin ortasındayım yemyeşil gözlerim
(Sessizce seni süzmekteyim)
Üzerime giymişim gökyüzünü altına yatıyorum

Bazen öyküler okuyor martılar yanımda
Yanlarına uzanmış bekliyorum kanat çırpmalarını
Yükseklere uçmak istiyorum ama çok yükseklere
Uzun uzun şarkılar fısıldıyor birisi kulağıma
Sanki yüreğim, dudağımdan düşüverecek
Binbir parçaya ayrılacak

Sadağımdan nefesler harcıyorum sağa sola
Bir yanımda seni taşıyorum
Diğer yanımda birşeyler koptu sanki
Hangi tarafımı çevirsem karaya vuruyor ruhum
(Belki de bir çeşit intihardır bu)

Söylesene melekler çıkar mı bir başkası için duaya?
Yoksa kaprislimidirler günün bazı saatleri?
Üzüntü, sevinç ya da acı var mıdır onların içinde?
Hani aşka pervane gibi tutulmuştu ya onlar

Peki köprüler kurarlar mı insanlara?
Ya da insanlar meleklere
Ama hiç belli olmaz (kuruyorlarsa şayet)
Birgün ben geçer giderim o köprüden denklemine
Ya da
Belki sen geçer gelirsin benim denklemime

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön