"Yarınlar, bugünün kahvesini içmeye cesaret edemeyenler için hep bir sonraki fincanın dibinde saklanır." - Neil Gaiman"

Suçluyuz Aslında

Ve / Sayısızca katlettiler, / Gönülleri sevi dolu güzelim insanları. / Hepsi birer ölüm cellatı gibiydiler. /

yazı resimYZ

Sevda
Bende antik bir görüntü
Fanuslar içinde saklı,
Herkeslerden korunan,
Değerli –çok değerli- bir eşya gibi

Çocuklar gibi gülüşen
Bir yığın kimselerdik.
Tek dileğimiz soluyabilmek
Ve vız gelircesine yaşamaktı.
Nasıl taşırdık ki
Böylesi kutsal bir emaneti kalplerimizde?
O ki;sırça sarayken
Bizler defalarca parçaladık
Bazen bilerek üstelik.
Kimlerden kalmış bu sevda,
Nerelere götürüyoruz acımasızca ?

Şimdilerde üç kuruşluk
Berduş namzetler çıktı:
Bu kutsallığa bekçi olmaya,
Yürekleri entrika dolu,
Gözleri sahtekarlıkla boyalı,
Emanete her daim ihanet fikirleriyle.

Ve
Sayısızca katlettiler,
Gönülleri sevi dolu güzelim insanları.
Hepsi birer ölüm cellatı gibiydiler.

Sevda
Bende uzun bir soluk.
Derincesine çektiğim,
Zaruretten kimselere pay etmediğim
Yaşamam için çok önemli bir sebep.

Arzu

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön