"Yaşam o kadar kötü bir şaka ki, en azından sonu güzel olmalıydı." *Samuel Beckett (kurgusal alıntı)*"

Kadın Eli Değmesinin Faziletleri

Aksayan, yanlış giden birtakım hayatların kadın dokunuşundan sonra düzeldiğini vurgulayan bir anlatı.

yazı resimYZ

Ev halkı tarafından kale alınmadığımı düşündüğümde evden kaçtım. Yaşım henüz on birdi. İki gün boyunca orda burda sürttüm. Akıl zincirimin ilk halkası işte o günlerde koptu. Sonra, biraz büyüyünce kaçak yollarla geneleve girdim. Hem de defalarca... Alkol komasından çıktığım gün zararlı alışkanlıklardan kurtulmam için nasihat veren doktora; ''Bunlar boş sözler. Bilmeniz gereken bir şey var ki; sigara ve alkol kullansam da kullanmasam da öleceğim. Hepimiz bir gün öleceğiz! O yüzden bana masal anlatıp boş hülyalara dalmamı beklemeyin Sayın Doktor,'' diyen de bendim. Ben seni tanımazdan önce her haltı yedim. Pişmanlık; zamanında yapmaktan zevk aldığın şeylerin bir zaman sonra af dilemesi olduğundan hiçbir yaşanmışlığımdan pişman değilim. Yaşanmışlıklarıma kötü diyemem. Yaşamak telaşı sıklıkla kendini hatırlatsa da geçmişteki günlerim güzel günlerdi. Beni üzense; - di'li geçmiş zamanın yıpratıcılığı değil, deli geçmiş zamanlarımın sensizliği. Vaktinden çok daha erken uslanabilirdim. Hayatıma girdiğin gün uslandırdın beni. Hangi şartlarda olursa olsun, bir şeye kadın eli değmesi gibi var mı?

]

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön