"Sanat, hayatın tozunu ruhumuzdan siler. Ama bazen o toz, sanatın kendisi olur." - Pablo Picasso"

Öykü

Tedavi

Mazhar Osman ellerini arkasına alıp başını da öne eğdikten sonra, yavaş ve sakin adımlarla, akıl hastalarının önünde dolaşmaya başladı, biraz ilerleyip köşede duran naylon çöp kutusuna okkalı bir tekme savurdu, dişlerini gıcırdatarak bir şeyler mırıldanıyordu. Koğuşta ki deliler pür dikkat onu dinliyorlardı, kelimeyi iyice uzatarak gidi lafa...

yazı resim

Coşkun Irmak - 4

Kötü sonun başlangıcı olan o gün, sık sık aklına geliyordu. Kanatlarım olsaydı, uçsaydım ve Münevverimi o arabanın önünden alıp kaçırsaydım. Ya da o araba onunla birlikte beni de çiğnesydi! Dedi ve yumruğunu bütün gücüyle masaya indirdi. Eli çarpmış olmalı ki kül tablası yere düştü. Kırılmamıştı, ama halının üzeri

Kökleri Olmayan Bir Ağacım Pürtelaş Sokağında

Saat 03:46 2020 yılının Ağustos ayının 18nci sabahı Öykü mü yoksa hikâye mi yazmalıyım diye düşünüyorum Bunu düşünürken öykü ile hikâye arasında ince ama önemli bir ayrımın olduğunu anımsıyorum. Hangi kitaptan okudum tam olarak hatırıma gelmiyor olsa da hikâyede daha çok insanın içine doğulan şahsi yaşantısından kesitlerin veya

Kırmızı Bir Aşk Hikayesi

Sahilde bir gece, yaşlı bir nenenin beklenmedik hareketi ve ağzından dökülen küfürler sonrası cebe bıraktığı gizemli hediye. Ardından gelen romantik bir karşılaşma hikâyesi. Kırmızı külot, egzotik koku ve internetten takip eden bir hayranın itirafıyla gelişen bu tuhaf buluşma, sahilde başlayan absürt bir aşk hikâyesine dönüşüyor.

Zehra

Üzüntüsünden tırnaklarını yiyor, burnundan soluyordu. Aynadaki resmine hüzünle baktı. Gözleri alnında oluşan çizgilerin arasına dalıp dalıp çıkıyordu. Ve gittikçe ağaran saçlarına içerleniyordu:

Kurban Olayım Şaklarına

Gece yarısı akülü sandalyesinde ilerleyen anlatıcı, beklenmedik bir karşılaşma yaşar. Yardım teklif eden sarhoş bir emlakçı, önce tuhaf sözler söyler, sonra ağlamaya başlar. Bu garip karşılaşma, anlatıcıyı derinden etkiler ve adamı tekrar bulma isteği uyandırır. Gecenin karanlığında yaşanan bu dokunaklı an, iki yabancı arasında kurulan beklenmedik duygusal bağı

Kıbrıs Ada Kışı

O gece, telefonum çaldı. Hiç tanımadığım, bilmediğim bir bayan: Ben, Emel dedi. Kostüm sorumlusuymuş. Benden, bedenim, kilom, ayak numaram gibi bilgileri istedi. Kostümlerinizi hazırlayacağım. Pazar günü görüşürüz dedi. Heyecanım gittikçe artmaya başlıyordu. Şaka gibi başladığım bir olay gerçek mi oluyordu? Yoksa rüyada mı idim?
Biraz sonra

Bir Anı Defteri Buldum - 11

İfade çok klasik bir söz olacak, ama söylemeliyim: Bu odada ben birinci yeniden doğuşumu yaşadım. Neden birinci? Çünkü ikincisi de var. Demek ki hayat insanı her zaman ağlatmıyor, güldürdüğü ve sevindirdiği zamanlar da oluyormuş

Tek Taş

Bu yıl sevgililer gününde ben de tek taş istiyorum.
-İki tane alsam olmaz mı?
-Ben çok ciddiyim.
-Ben değilim.
-Herkes sevgililer gününde hediye alıyor.

Isınmak İçin

Şeyma Hanımın tıp fakültesinden arkadaşı Dr. Boğaç Beyin Çatalcadaki köy evine 40 dakikalık bir yolculuktan sonra nihayet geldik.
Şeyma:
-Sen de gel otur bizimle- dedi.
-Ben seni arabada beklerim abla sen işini hal et gel ama beni de burada çok bekletme!- dedim.

İrandan Acı Bir Aşk Hikâyesi

Bu hikâyede de farklı bir tat, farklı bir duygu, farklı bir düşünce bulacağınıza inanıyorum. Sayın Şirin Bala teşekkür ediyorum:
İran'daki devrim yasalarına göre "fuhuş'un cezası idam'dır. Bir erkekle
birlikte görülen kadın, erkeğin eşi ya da birinci derecede akrabası olduğunu ispat edemediği takdirde fuhuş sayılarak

Başa Dön