"Hayatta iki şeyden kesinlikle kaçınmalısın: kötü kahve ve iyi bir hikayeyi mahveden editörler." — Mark Twain (kurgusal)"

Hayal Bazan Gerçeği Aşar

Uzakta olan bir sevgiliye sesleniş....

yazı resim

Hani bir şarkının nakaratında
“Sanki seninle kırk yıllık dost gibiyiz “
Diyor ya, işte öylesine bir hal içinde
Dostluğun gönlümde sarmaşık gibi
Dal salmış, renk vermiş, rayihalarla…

Senin bir merhaban bana nimettir
Gün boyu koklarım sözcüklerini
Haber alamazsam bitkin, çâresiz
Bir yetim çocuğun mahzunluğunda
Hasretin kalbimi ezer, titretir…

Tarifi imkânsız bir hâl içinde
Zaman, mekân kavramlarım yok oldu
Değeri ölçülmez bir “ can “ uğruna
Ruhum bedenime yabancılaştı
Sanki “ berzâh “ noktasında, bekleyip durur
Ne olur bir şey de, söyle aşk bu mudur ?...

Beynimde fırtına, gönlümde meltem
Uzun sahralarda koşturmaktayım
İçimde yakıcı bir hasret, tarifsiz elem
Yıllarım geride karmakarşık
Sanki kader bağım bu âşinâlık

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön