..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yalnızca sevgiyi öğret, çünkü sen osun. -Anonim
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Din > M.NİHAT MALKOÇ




2 Şubat 2012
Kâinatı Aydınlatan Işık: Mevlid Kandili  
M.NİHAT MALKOÇ
“Mevlid” kelimesi “doğum” anlamına gelir. Son peygamber Hz. Muhammed(SAV)’in dünyayı şereflendirdiği Rebiülevvel ayının on birinci gününü on ikinci güne bağlayan geceye “Mevlid Kandili” diyoruz. Bu mübarek gece, bütün Müslümanlar için bayram hükmündedir. Çünkü Allah’ın sevgilisi(Habibullah) olan Resul-i Ekrem, bu şerefli zaman içerisinde dünyamızı teşrif etmiştir. O büyük Nebi, hicretten 53 sene evvel şenlendirmişti arzı… Tarihler milâdî 571’i gösteriyordu o zaman. Nisan ayının yirmisini işaret ediyordu takvimler.


:AFFF:

M.NİHAT MALKOÇ

“Mevlid” kelimesi “doğum” anlamına gelir. Son peygamber Hz. Muhammed(SAV)’in dünyayı şereflendirdiği Rebiülevvel ayının on birinci gününü on ikinci güne bağlayan geceye “Mevlid Kandili” diyoruz. Bu mübarek gece, bütün Müslümanlar için bayram hükmündedir. Çünkü Allah’ın sevgilisi(Habibullah) olan Resul-i Ekrem, bu şerefli zaman içerisinde dünyamızı teşrif etmiştir. O büyük Nebi, hicretten 53 sene evvel şenlendirmişti arzı… Tarihler milâdî 571’i gösteriyordu o zaman. Nisan ayının yirmisini işaret ediyordu takvimler.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen(Rahmetellil Âlemin) Hz. Muhammed(SAV), dünyayı şereflendirmeden evvel cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış başını gidiyordu. Tevhit inancı çoktan unutulmuştu. Cahiliye Arapları putlardan medet umuyordu. Dünya, karanlıklara gömülmüş, yaşanmaz hale gelmişti. Bu böyle gitmezdi. Bir müjdecinin yolu gözleniyordu.

Gelmiş geçmiş bütün Peygamberlerin kemâlat bakımından en büyüğü olan Hz. Muhammed(SAV), Rebiülevvel ayında dünyaya gelmekle o ayı sıradanlıktan kurtarıp güzelleştirmiştir. Onun gelişiyle bu ay bambaşka bir mânâ yüklenmiştir. O kutlu doğumdan beri Pazartesi günleri daha bir sevimli gelir biz Müslümanlara. İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen Resülullah’ın değdiği her şey diğerlerine nazaran ne kadar da bahtlıdır. Onu dünya gözüyle görmek en büyük saadet olsa gerek… Ashaptan olmak ne büyük bir bahtiyarlıktır.

Kadir Gecesinden sonra en mühim ve en faziletli gece olarak adlandırılan Mevlid Kandili gecesi, Müslüman âlemince lâyıkıyla ihya edilir. Zira bu gecede kurtuluş çerağı dünya semasına inmiştir. O ışık, cehalet karanlıklarını bertaraf edip gönülleri aydınlatmıştır. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Resul-i Ekrem Efendimiz bu güzel gecede hakkıyla anılır ve doğumundan dolayı duyulan sevinç, kalben ve lisanen dile getirilir. Zira bu hususta İmam Celâlüddîn Abdürrahmân bin Abdi’l-Melik Kettânî şöyle diyor: “Mevlid günü ve gecesi, mübecceldir, mukaddestir, mükerremdir. Şerefi, kıymeti çoktur. Resûlullah’ın (Sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) varlığı, vefatından sonra, ona tâbi olanlar için, kurtuluş vesilesidir. Onun mevlidi için sevinmek, Cehennem azabının azalmasına sebep olur. Bu geceye hürmet etmek, sevinmek, bütün senenin bereketli olmasına sebep olur. Mevlid gününün fazileti, Cuma günü gibidir. Cuma günü, Cehennem azabının durdurulduğu, hadis-i şerifte bildirilmiştir. Bunun gibi, mevlid gününde de azap yapılmaz. Mevlid geceleri sevindiğini göstermeli, çok sadaka, hediye vermeli, davet olunan (uygun) ziyafetlere gitmelidir.”

“Mevlid” deyince Süleyman Çelebi akıllara gelir. Bilindiği gibi Süleyman Çelebi isimli büyük şairimiz “Vesîletü’n-Necât”(Kurtuluş Sebebi) isimli kitabında, doğumundan ölümüne kadar peygamberimizi şiir diliyle anlatmıştır. Bu güzel kaside, Türk halkı arasında çok rağbet görmüş, mübarek gecelerde okunmuştur. Bugün bile, ölen kişiler için düzenlenen mevlitlerde bu şiir ibadet aşkıyla okunmaktadır. Bu güzel şiir, Resülullah’ı tazim etmektedir. Bu şiirin “Vilâdet” bahrinde Süleyman Çelebi, Peygamberimizin doğumunu şöyle anlatıyor:

“Amine hatun Muhammed annesi
Ol sadeften doğdu ol dür danesi
Çünki Abdullah'dan oldu hâmile
Vakt erişdi hefte vü eyyam ile
Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn
Çok alametler belirdi gelmedin
Ol Rebiul evvel ayı nicesi
On ikinci gice isneyn gecesi
Ol gice kim doğdu ol hayrûl beşer
Anesi anda neler gördü neler
Dedi gördüm ol Habibin ânesi
Bir acep nur kim güneş pervanesi”

Resulullah biz müminlerin yegâne rehberidir. Karanlık gecelerimizi aydınlatan, hayatımızı anlamlandıran kâinatın serveri Resulullah Efendimiz her yönüyle mükemmel bir insandı. Bununla ilgili olarak bir hadis-i şerifinde “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” buyurmuştur. Gerçekten de o, güzel ahlakı hakkıyla sundu şerefli ümmetine. Bu konuda en güzel model bizzat kendisi oldu. Bu hususta Yüce Kur’an’da Peygamberimize hitaben şöyle buyrulmuştur: “Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin”(Kalem S. 4. Ayet)

Resulullah Efendimiz, Allah’ın habibiydi. Rabbimiz onu şöyle anlatmaktadır: “Andolsun ki; size, sizin içinizden azîz bir Resûl geldi. Sizin üzüldüğünüz şey, O’na ağır gelir (O’nu üzer). Size çok düşkün, müminlere şefkatli ve merhametlidir.”(Tevbe Suresi/128. Ayet)

Biz müminler, Efendimizi ibadet aşkıyla severiz. Zira Resülullah’ı sevmek kişinin iman kemalâtına işarettir. Çünkü Allah, bu kâinatı onun yüzü suyu hürmetine yaratmıştır. “Sen olmasaydın Habibim, kâinatı yaratmazdım” kutsi hadisi bunu ifade ediyor. Rabbimizin bu kadar yücelttiği bu mübarek simayı her şeyimizden çok sevmeliyiz. Bu sevgi kuru bir ifadeden öteye gitmelidir. Ona çokça selâtü selâm getirmeliyiz. Onun şefaatine sığınmalıyız.

Günümüz gençliği, uğruna kâinatın yaratıldığı yüce peygamberini ne kadar tanıyor? Bu soruya müspet cevap vermeyi ne çok isterdim. Fakat mevcut durum içler acısıdır. Kitapçı vitrinlerinde yüzlerce siyer kitabı olmasına rağmen bunları alıp okuyan ve fikreden insanların sayısı ne kadar da azdır. Yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımız, günlerini hayal mahsulü Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi gibi maceraları okumakla geçiriyor. Mafya dizilerindeki çetecileri kendilerine model olarak alan ve haksız kazancı meşrulaştıran bugünkü nesil, Resulullah Efendimizin mesajlarına ne kadar da muhtaçtır. Bu mesajlar onların yitik hazineleridir. Fakat zihinlerimiz öyle bir uyuşturulmuş ve bulandırılmış ki bunları kaybettiğimizden de haberdar değiliz. Kaybettiğinden haberdar olmayanın, yitik hazineleri bulmaya koyulmasını ve onlardan istifade etmesini bekleyemezsiniz. Aileler ne yazık ki Peygamberimizin nurlu halkasından kopmuş. Evlerimiz ve kalplerimiz nübüvvet ışığından istifade edemiyor. Tez elden gençlerimize Peygamberimizi model insan olarak sunmalıyız.

Peygamberimizin bundan on dört asır evvel dünyamızı şereflendirdiği Mevlid Kandiline “Veladet Kandili” de diyoruz. Bu gecede ellerimizi Mevla’ya açar, Resulullah’ın kutlu yolunda bir mümin olarak yaşamayı talep ederiz. Gönüller Resulullah aşkıyla çarpar bu kutlu gecede. Ona olan hasretimiz sımsıcak gözyaşlarımıza karışır. Bu kutlu gecede Allah’ın rahmetini ve bereketini talep ederiz. Bütün müminler Resulullah’ın sevgi ve muhabbetinde birleşerek bir ve bütün olurlar. Bu gecede gül kokusu bütün mümin gönüllere siner.

Resulullah Efendimiz kemalat burcu ve maneviyat deryasıdır. O, hiç eskimeyendir. Onu anlatanlar, onu yazanlar yine de hakkıyla ve layıkıyla ifade edememiştir. Peygamber Efendimiz hakkında yazı ve şiir yazmak büyük bir şereftir. Aynı zamanda büyük bir sorumluluktur da… Onu hakkıyla anlatmak her kalem erbabının kârı değildir. Vaktiyle ben de Resulullah’a dair birçok naat denemesi yapmıştım. Sözlerimi “Efendim “adlı bir şiirimin son bölümüyle tamamlamak istiyorum. Allah bizi o mübarek insanın şefaatine nail eylesin:

“Ne ağır zemheriler geçiriyor ümmetin
Günah galerisinde öksüz kaldı sünnetin
Müminin kokusuna şimdi hasret cennetin
Bu ne garip asırdır ahir zaman Efendim
Bizi bize bırakma, kayır aman Efendim”

Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed(SAV)’in doğum günü, bizim için müstesna bir gündür. Her Mevlid Kandili’nde biraz daha tazeleniyoruz, biraz daha büyüyor ona dair sevgimiz, muhabbetimiz ve hasretimiz… Güneş bir mızrak boyu yaklaşıp da insanların beyinleri fokur fokur kaynamaya başladığı o anda(mahşer meydanında) Onun mübarek “Livaül Hamd” sancağı altında toplanan bahtiyar insanlardan olmak ne büyük bir mükâfattır. Bu vesileyle Müslümanların mübarek Mevlid Kandili’ni tebrik eder, insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Allah’tan dilerim.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın din kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yaşlılara Saygı ve Hürmet
Marifet İltifata Tabidir
Oruç Kalkandır
Uyan Ey Gözlerim Gafletten Uyan!..
Ramazan"ı Uğurlarken!..
Ramazan Bayramı Düşünceleri
Gül Bebek… Gül Yüzlü Yâr…
Ramazan Bereketi
Sultan Murat Şehitlerine!..
Hacı Bayram Veli ve Tasavvuf

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Âh Şehir! Rüya Şehir!
Sizin Çocuğunuzun da Bir Pulsuz Dilekçesi Vardır
Şiirimizde Cumhuriyet
Hayatı Anlamlı Kılmak
Atatürk ve Cumhuriyet
Şehidimin Son Örtüsü Bayrağım!..
Yunus Emre'de Hoca (Öğretmen) Sevgisi
Gönlümün Duygu Mimarları
"Bir Lâhza-i Teahhur" ve İkinci Abdülhamit-2
İçimde Ne Varsa Yazı Döktüm

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
15 Temmuz Kahramanı: Şehit Samet Uslu [Şiir]
Şükürler Olsun [Şiir]
Milletin Destanı [Şiir]
Şehit İlhan Varank'ın Ardından [Şiir]
15 Temmuz'da Gördüklerim [Şiir]
Tutumlu Ol Çocuğum [Şiir]
Yerli Malı Kullanın [Şiir]
Halep'e Kelepçe [Şiir]
İfrit İle Karınca (Manzum Masal) [Şiir]
Çanakkale Geçilmez [Şiir]


M.NİHAT MALKOÇ kimdir?

NİHAT MALKOÇ’UN BİYOGRAFİSİ Beş çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak 1970 senesinin 1 Haziran’ında Trabzon’un Köprübaşı ilçesine bağlı Gündoğan Köyü’nde hayata “Merhaba” dedi. İlkokulu komşu köy olan Güneşli Köyü’nde okudu. Orta ve lise öğrenimini Köprübaşı Lisesi’nde tamamladı. En büyük emeli iyi bir hukukçu olmaktı. Lise son sınıfta girdiği üniversite imtihanında KTÜ/Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Dersaneye gitme imkânı ve zaman kaybına tahammülü olmadığı için kazandığı fakülteyle yetindi. 1992 yılında okulu bitirdi. İlk göz ağrısı olarak nitelediği Gümüşhane’de beş yıla yakın öğretmenlik yaptı. Her geçen gün öğretmenliği daha çok sevdi. Artık öğretmenliği bir tutku olarak görüyor. Vatan borcunu İstanbul’da Kara Kuvvetleri Lisan Okulu’nda Yedek Subay Öğretmen olarak onurla yerine getirdi. Bu peygamber ocağında yüzlerce yabancı subaya güzel Türkçe’mizi öğretti. Ankara’da girdiği sınavı kazanarak Akçaabat Anadolu İmam-Hatip Lisesi’ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak atandı. Burada iki yıl görev yaptı. Daha sonra girdiği yazılı ve sözlü imtihanı kazanarak Türkî Cumhuriyetlerden Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a,üç yıl görev yapmak üzere, öğretmen olarak gönderildi. Burada Mahdumkulu Türkmen Devlet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde ve İlâhiyat Lisesi’nde Türk Dili öğretmeni olarak çalıştı. Yine Aşkabat’ta Türkçe Öğretim Merkezi’nde(TÖMER) bir yıl boyunca değişik milletlerden kişilere Türkçe’yi sevdirerek öğretti. Şu anda Akçaabat’a bağlı Derecik İlköğretim Okulu’nda görev yapmaktadır. Bugüne kadar,en büyüğünden en küçüğüne kadar onlarca dergi ve gazetede fikrî,edebî,felsefî ve kültürel konularda yüzlerce yazı ve şiir yazdı. Bu yayın organlarından Türk Edebiyatı,Türk Dili,Bizim Çocuk,Çınar,Bizim Azerbaycan,Anadolunun Sesi,Üniversitelinin Sesi,Türkiye,Bizim Okul,Şenliğin Sesi,İnsanlığa Çağrı,Yeni Sesleniş,Gençliğin Sesi gibi dergilerde;Türksesi,Demokrat Gümüşhane,Kuşakkaya,Ortadoğu,Yeni Mesaj,Hergün,Candaş,Edebiyat,Bolu Üçtepe,Akçaabat Yeni Haber,Karadeniz Olay,Hizmet gibi gazetelerde yıllardan beri deneme,makale,fıkra ve şiirler yazmaktadır. “Bizim Okul” isimli kültür,sanat ve edebiyat dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yaptı. Kültürel organizasyonların çoğunda aktif olarak görev aldı. Sevgi,Dostluk ve Kardeşlik konulu şiir yarışmasında birincilik,Trabzon Belediyesi’nin düzenlediği Çevre ile ilgili yarışmada birincilik,yine aynı belediyenin düzenlediği “İki binli Yıllara Doğru Trabzon” konulu makale yarışmasında mansiyon,Akçaabat Belediyesi’nin değişik zamanlarda organize ettiği şiir yarışmalarında birincilik,ikincilik,üçüncülük ödülleri kazandı. Karadeniz Yazarlar Birliği kurucularındandır. Halen bu birliğin üyesidir. Bunların yanında elinin altındaki öğrencilere rehberlik ederek ve bizzat örnek olarak,onların da pek çok kültürel yarışmada ödüller almasına zemin hazırlamıştır. İkisi kız,biri erkek olmak üzere üç çocuk babasıdır.

Etkilendiği Yazarlar:
Necip Fazıl Kısakürek,Mehmet Akif Ersoy,Yahya Kemal Beyatlı


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © M.NİHAT MALKOÇ, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.