Entel Perspektif
Eski tarihli gazetelerdeki köşe yazılarımdan.
"Bir yazarın cenazesi, okurları için son bir 'spoiler' avıdır." – Terry Pratchett (kurgusal alıntı)"
"Bir yazarın cenazesi, okurları için son bir 'spoiler' avıdır." – Terry Pratchett (kurgusal alıntı)"
Eski tarihli gazetelerdeki köşe yazılarımdan.
sitede yazmış oldugumuz şiirler ve yazılar okundugu zaman her ne kadar kendi duygularımızı insanların beğenisine açmak olmasa da en azından kendi adıma böyle düşünüyorum, yinede
Yer demir gök bakır yürekler taştan / Kazmak istiyorum kazamıyorum. / Hüzün yüklü bu hayatı sil baştan
Altı ay boyunca her sabah umutla uyanıp sessizlikle karşılaşmak nasıl bir duygudur?
"6 Ay da Doldu", işsizliğin sadece ekonomik değil, aynı zamanda insanın
Her mısra bir duruştur, Her kelime bir gölge / Onların sihirli bir gücü vardır / İnsanı mutlu da edebilir,derbeder
KALKIN MALINIZA SAHİP OLUN.” / Allah sağlıklı ve uzun ömürler versin. Erzurum Camii imamlığından emekli olmuştu Ahmet Yıldız hoca efendi. Sohbetlerinin birisinde
İnsanlık tarihi kadar eski bir ırkım, / Tanrı dağlarında kurulup çarkım, / Altay dağlarına dek akın, akın,
Yine vuslatı hayal ederken / Ve sızlarken burnumun direkleri / Gözlerin, gülüşün geçerken film şeridi gibi zihnimden
Gökkuşağının güneşi teğet geçtiği, / Kuşların şarkılarının hiç susmadığı / Ağaçların tomurcuklarının patladığı, / Yağmurdan sonraki
Yanima geldin ya bugün / Bahardan konusurken hani yan yana, / Zaten bahar geldi dunyama o anda.
Yanlış ve doğrunun ayrımına varmak istemediğim, / Sınırların ve yasakların anlamsız olduğu yerdeyim. / Bu, titreyen yüreğimin, ellerimin,
Mayıs ayının eşsiz güzelliğinde / İnzivaya çekildiğim günlerdeyim yine… / Kuşların mütemadiyen ötüştüğü, / Arıların vızıldadığı,
İçimde susturamadığım sensizlikler var / Ve sonra… / Yalnızca göğsüme hapsettiğim, / Hürriyetine ne zaman kavuşacağı
O gün, ansızın gözlerinin dipsizliğinde eridim / Kaldım öylece karşında, yüreğim delirdi, / Tüm bedenim yangın yerinde köz oldu
Biliyorum, ben de varım sende / Sanki çok önceden de varmışsın gibi bende / Nasıl bir his bu tanımlayamıyorum
Gözlerimin etrafındaki çizgileri seyrederken / gün be gün, / Saçlarıma düşen akların hızına yetişmek de ne mümkün
Saat gece yarısını çok geçe / Yine kalemim elimde, uyku yok gözümde / Düşlerim, umutlarım, cesaretim, cesaretsizliğim
Daha kaç sabaha karşı, kaç gece yarısı / Söylesene vuslata kaç var daha / Ben mi erkenim sana, sen
Ulusal ve yerel çeşitli gazetelerde yazdığım makale ve köşe yazılarımdan alıntı.
\* Almıla; / \* Bugün, / \* Kavuşmak için / \* Çırpınan /
KABAHAT / -l- / Uzun bir bakıştı, / durup durup maziye takılmak. /
Güneş gösterince gülen yüzünü, / Bahar geldi, sen de gelirsin diye. / Çok özledim bal damlası gözünü,
Güneşin gülümsediği bir şehir, / Dim çayı, Alara çağlayan nehir, / Fethiyesi destan gibi bir sihir, /
Neden hiçlik değil de bir şey var bu âlemde, / Neden ışık, neden taş, neden bu sonsuz gece? /
Erzurumlu Ketencizade Mehmet Efendi, / Hızır Aleyhisselamı çok görmek isterdi. / Her daim bu aşk ile yanıp tutuşuyordu,
Üretim gücünden gelen / Katılımcı toplumdan yana / Karşılıklı transfer emekten bana / Üreten ilişkiler üzerinde
İnsan bazen bir felaketi atlatıyor ama onun bıraktığı izler hafızanın derinlerinde yaşamaya devam ediyor. Fakat günler geçtikçe şunu fark ettim: Kaybettiğim araba geri gelmeyecekti ama
Sanırım çoğumuz ikinci sebepten yazıyoruz. Çünkü insanın içi bazen kalabalık olur. Kimse görmez ama içeride sürekli konuşan bir geçmiş vardır. Yarım kalmış cümleler… Geç kalınmış
Bu şiirin hikayesi: Kendi kendiyle konuşana deli denir ya! Ben kendi kendime konuşurum. Düşünceyi zihnimde sıralamaya oturturum. Kendi kendime konuşmakla kendi kendimin eytişimsel ateşlemesini başlatırım.