"Yazmak, aslında kâğıdı kandırmaktır; boşluğa, anlam taklidi yapmasını sağlarsın." – Umberto Eco (kurgusal alıntı)"

Öykü > Toplumcu

Liyakat ve Adalet: Bir Liderin Sınavı

Şehrin ilk kadın belediye başkanı Asya, sis altındaki şehre bakarken yarınki meclis toplantısını düşünüyor. Üç yıl önce sıradan bir memurken, ilkeli duruşu ve cesaretiyle yükseldi. Erkek egemen sistemde "bu iş kadın işi değil" diyenlere aldırmadan, ne coşkuya ne öfkeye kapılmadan sadece çalıştı. Şimdi önündeki yığınla evrak arasında, büyük

üzgün

Tramvay Eleştirisi: En Azından Bir Sığır Bilinci

İstanbul tramvayında günlük yaşamdan bir kesit: Bencillik, saygısızlık ve toplumsal duyarsızlığın farklı yüzleri. Kapı önünde bekleyenler, yaşlılara yer vermeyenler, engelli bireyleri görmezden gelenler... Özenle giyinen ama ruhu körleşmiş insanların ironik portreleri. Toplumsal yaşamda kaybolmuş nezaketin ve empatinin acı bir eleştirisi.

Emanetin Ağırlığı

Urfa'nın toprak damlı evlerinde bir sabah, zengin kumaş tüccarı Harun Bey'in telefonu çalıyor. Yardım isteyen kardeşi Süleyman'ın sesi, Harun'u geçmişe götürüyor. Babasından öğrendiği "para güvencedir" düsturu ile yaşayan, banka hesabındaki paraya dokunmadan yalnız bir hayat süren Harun'un iç çatışması, Anadolu'nun sıcak ama karmaşık aile bağlarını yansıtıyor.

nostaljik

Bir İki Gazete

Bu işte en çok onlar sıkılıyordu. Onlar kim mi? Küçük masanın üstündeki gazeteler. Ne zaman bu iki kardeş mutfakta kahvaltı yapsalar, kahvaltı bittikten sonra gazeteleri kıvırıp çöpe atıyorlardı. İşte ondan sonra gazetelerin yok olma süreci başlıyordu... O büyük gazetenin magazin sayfasıydı bu gün altta kalan, Altta kalanın canı

olumsuz

İyi Kızlar Severken

Lise koridorlarında dostluk ve kavga iç içe geçer. Gülcan ve arkadaşları normal bir okul gününde eğlenirken, karşılaştıkları kavga herkesi şaşırtır. İyi bilinen Murat ile Yasin arasındaki gerginlik, apartman sakininin müdahalesiyle son bulur. Gençlik, masumiyet ve öfkenin bir arada dans ettiği bu hikâye, "iyi" olmanın karmaşıklığını sorguluyor.

karamsar

Nur - Işık

Evi de yoktu. Sağlıksız, virane görünümlü, boyasız, sıvasız, rutubetli küçücük bir odada kalıyordu. Burası bir dükkândan bozma bir mekândı. Ev desen eve benzemiyor, dükkân desen dükkâna benzemiyordu.
Yalnızdı. Yapayalnız. Karısı, çocuğu, akrabası kimsesi yoktu. Bu yüzden gamsız, kedersiz, umarsız olmuştu. Beklediği, istediği hiçbir şey yoktu. Nasıl

karışık

Emekleye Emekleye Emekli

Emekli olunca bir sahil kasabasına yerleşecektim. Elde avuçta ne varsa satıp kendime bahçe içinde bir ev alacaktım. Çiçekler yetiştirecektim, birkaç ağaç mandalina, limon, portakal Ağaçlar evin arka bahçesinde olacaktı. Güller ve mevsim çiçekleri denize bakan tarafta

umutlu

Dedem Düşlerime Giriyor

Hayallerimizi aldılar. Hiç değilse düşlerimizi, kişiliklerimizi, kırıntıları kalmış özgürlüğümüzü almalarına #HAYIR DİYELİM Mİ?

düşündürücü

Alkarısı

Elimde mikrofonla sokağa çıksam ve rast geldiklerime sorular sorsam. Kadına ve erkeğe. Gencinden ihtiyarına. Mini eteklisinden kapalısına. Şalvarlı erkekten kravatlısına. İlkokullusundan üniversitelisine. Cami cemaatinden bayramdan bayrama namaza gidenlere. Ha, yirmi beş sene öncesindeki bay Veysel Başere de. İğne önce kendine batırılmalı. Cevapları az çok tahmin etsem de Sanki

olumsuz

Kadın Adamlar

Ablam dedim ama siz bakmayın, o artık erkek oldu ve babam adını Halid koydu. Nasıl yani? demeyin. Burada erkek evladı olmayan aileler, köylülerce yadırganırlardı. Babam, sırf mahcup olmamak için ablam Figanı köyün on iki ihtiyarı karşısında Bacha Poşh âdeti ile yemin ettirerek henüz küçük yaşlarda erkekleştirmişti. Ablam artık

mizahi

Has Adam

Her mahallenin bir delisi mutlaka vardır. Bizim mahallenin delisi de Deli Ömer di. Onu bütün çocuklar ve köpekler çok severdi. O da onları. Çok fazla konuşmazdı Ömer. Konuşmak canı istemediği zamanlarda onunla anlaşmak da zordu zaten. Kelimeler, homurtu halinden çıkardı ağzından. Yine de biz anlardık onun ne demek

olumsuz

Haydar Zurna

Allah rızası için sesleniyorum. Helal süt emmiş henüz insanlığını kaybetmemiş içinde bir gramcık da vicdan olan herkesi Pendik meydanına tek kişilik direnişime bekliyorum. Başta pek muhterem, saygıdeğer Taksim dayanışma platformu konseyi olmak üzere sendikalar, sosyalistler, devrimciler , kemancı bar müşterileri, gayler kulübü üyeleri, köfteciler derneğine, yeşillere, karalara, aklara

karışık

Hizan'lı Mustafa

Kurtuluş Savaşı yıllarının arifesiydi. Kilis’in Tilhabeş köyüne Bitlis’ten kalabalık bir Kürt aşireti geldi. Tilhabeş’in ağası Mahli Ağa’ydı. Mahli Ağa Nacar ailesindendi. Nacar ailesi bir aşiret kadar büyük olduğundan çevre köylerde de hatırı sayılır bir ağaydı Mahli Ağa.

olumsuz

İblis Yeryüzünde

Aynanın karşısında, saatlerce hiç bıkmadan o korkunç çirkin yüzünü seyretti...İç dünyası adeta yüzüne yansıyordu. Aynanın hemen üstünde yer alan geniş çerçeveli gençlik fotoğrafı aslında çok yakışıklıydı.Be eski sararmış resim onu mutlu ederken, aynada gördüğü yüz ise bu mutluluğu alt üst ediyordu. İki karar arasında bocalıyordu...

nostaljik

Balıkçılar

Yaşananlar bir gün anı olur.
Gün gelir şiir olur, öykü olur çıkar karşıma..

Başa Dön