"Şiir, sessizliğin yankısıdır. — Pablo Neruda"

Öykü > Aşk ve Romantizm

karışık

Üvey Sevgili

Sonrasızlığa öncelik tanıyan eksik bir teşebbüs aşkımız.. Bir köprünün iki ayağı gibiyiz; bir araya gelsek, yıkım olur!

üzgün

Yandım Selim ve Bıçkın Osman - 7

Fettan Efsun, bakışları Osman’a çivili, olduğu yerde dona kalmıştı. Afet Fatma yerinden hızlıca doğruldu, Efsun’a odayı gösterdi, siniye bırakılan keseyi cebine indirdi ve yardımcısına, emirleri yerine getirmesi için işaret etti. Yirmi senelik çengilik hayatında bunun gibi nice vak`alara rast gelmiş, nasıl halledeceği konusunda ustalaşmıştı.

olumsuz

Düşlerin En Güzeli / Yağmur Islaklığında

Dalgaların çarptığı yüreğini toparlıyordu kadın o sonsuz kumsalda… Hüzzam şarkıların nağmesiyle, dilinden dökülen sevda sözleri bağrında yankılanıyordu mehtabın. Gri kayalıklardan kopan rüzgar, kollarını kadının ince beline doladı. Hazanın hüznünü taktı boynuna mercan bir kolye gibi, gözlerini okşadı bakışlarıyla. Gülümsedi arzular, lakin uzaktı ufuklar. Sararıp solsa da hazanı, gül

Vahiy Işığında Bir Karar

Genç Leyla, sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp zorlu bir günle yüzleşmeye hazırlanıyor. Annesi dün akşam hiçbir açıklama yapmadan bugün görücülerin geleceğini söylemişti. Endişeli ve kararsız duygularla abdest alıp namaz kılan Leyla, mutfakta telaşla hazırlık yapan annesine hiç tanımadığı bir adamla ilgili sorular sorarken bulur kendini. Geleneksel beklentiler ve kişisel

olumsuz

Namaz Kıl, Oruç Tut Hayatım…

“Hayat gariptir, ilişkiler de… Birini bulana kadar yalnızlıktan sıkılırsınız. Birini bulduktan sonra ise birlikte sıkılmaya başlarsınız”

üzgün

Elini Tutmuştum...

seni seviyorum...hani umudum tükendiğinde çıkagelmiştin ya.
elimi tutmuştun en umulmadık anda...

olumsuz

O Yalancının Biriydi

Onunla yine buluşacaktık. Sımsıcak ellerini avuçlarımın arasına alıp onu ne kadar sevdiğimi, onunla bir yuva kurmak için nasıl sabırsızlandığımı anlatacaktım. Biliyorum o

olumsuz

Bulup Yitirdiğim Küçük Sevgilim

Bu şehir ki rüyalarının şehri, ömrünü geçirmek istediği, en büyük aşkının, en büyük acısının yaşandığı, umut insanlarının şehri... Bu şehir ki tüm aşklara yataklık eden suç ortağı, yalnızlığını saklayan orman, umudunu besleyen yağmur, ilk sevdasını koynunda besleyen yılan ve umutsuzların katili...

dramatik

Tanrının Topladığı Emanet

Bir pazar yeriydi sevda sokağı;farklı tezgahların olduğu,tek giriş ve tek çıkıştan ibaret.Girişte çiçekçi bir kız,çıkışta mendil satan bir erkek vardı.Herkes ömründe bir kez uğruyordu bu pazara.Kiminin elinde tomurcuklanırken,kiminin eline değmeden sokağın ortasında soluyordu çiçekler ve bir çiçeği yaşatabilme ihtimaliyle tekrar dönenler vardı o sokağın başına.Oysa bir çiçek soldu

Kırık Bir Ayna: Leyla ile Tarık'ın Hikâyesi

Leyla ve Tarık'ın solmakta olan evliliğinin hüzünlü portresi. Bir zamanlar kahkahalar ve gelecek hayalleriyle dolu olan mutfak, şimdi sessizliğin ve uzaklığın merkezi. Havada asılı kalan kelimeler ve aralarındaki mesafe, iki yılda nasıl değiştiklerinin acı bir hatırlatıcısı. Hatice Hanım'ın keskin gözleri ise bu soğukluğu hemen fark ediyor.

üzgün

Sisli Bir Hayaldir Yaşanan

Gerçekler soğuktu ve üşüyordu kadının elleri. Saçlarına dolanırken sevda kokusu, terk edilmeyi öğreniyor mavi bulutlardan. Toprağın ve sonbaharın cesur kızı oluyor “Eylül”… Yanıp tutuşurken hüzünler, adaklar adıyor çocuksu sevinçlere… Düşlerine yanaşıyor, hazana dalaşıyor gül yaprakları. Gözlerinde bir damla yaş olurken özlem; ”Ben Eylül’üm” der genç kadın savrulan hırçın

Başa Dön