"Şair, görünmeyeni gören kişidir. — Jonathan Swift"

Öykü > Aşk ve Romantizm

olumlu

Natüralist Bir Aşk Hikâyesi

...“Aşk’ın gücüne inanmalıyız” dedi oğlana. Oğlan sustu, hiçbir şey söylemedi. Kızın niye böyle bir şey söylediğini anlamadı, anlamakta istemiyordu. Çünkü kızı seviyordu ve bir daha görmek istiyordu. İlginç bir şekilde başlayan Aşk’ı burada sonlandırmak istemiyordu. Sanki kız istiyordu, o da istemiyordu; ama Aşk’ın sihirli bir gücü olduğunu düşünüyordu

olumlu

Mutfak Penceresindeki İri Gözlüm

Birkaç saatlik bölük pörçük uykuyla erkenden uyandım. Penceremi açtığımda farklı bir hava odamdaydı. Günlerden Cumartesiydi İşe de öğleden sonra üçte başlayacağıma sevindim. Yüzümü bile yıkamadan ev ahalisini uyandırmadan mutfağa yine fare kıvraklığında sessizce girdim. Karşı pencere yine aralıktı Gözüm dakikalarca orada belirecek küçük bir hareketi bekledi... Hareket olmayınca

Nefisten Nefse

Sekiz yıllık evliliğinin son sabahında Fatma, bir zamanlar umutla başlayan ancak zamanla soğuyan bir ilişkinin son kahvesini demliyor. Kemal'le aralarındaki sevgisiz ve mekanik iletişim, ailelerin "saygın" ve "geçimini sağlar" kriterleriyle yaptığı evliliğin içi boş kabuğunu gösteriyor. Kimsenin sormadığı soru hâlâ havada asılı: "Peki ya sevgi?"

üzgün

Uykumda Sevemiyorum Seni

Bir tek uykumda sevemiyorum seni,gözümü açar açmaz resmini arıyorum yatağımda,önce alıp göğsüme basıyorum sonra sayısız buseler.Ayaklarım değiyor yere,iki ayağım birden;o an anlıyorum seni daha da sevebilmek daha da yaşatabilmek için hayata direnmişliğimi...Duvardaki saate takılıyor gözlerim;akrep kaçarken yelkovan kovalamakta,her altmış beş dakikada bir buluşmaları.O buluşmadaki hasretle sarılışları,akrebin başının yelkovanın

olumlu

St. Antuan

Kişinin şehre katkısı diye bir şey var, yaşayınca anlıyor insan.

üzgün

Mehtaplı Gecelerde

Sevgin yanan gönlüme su, gözlerin talihime pusu, özlemin severek yattığım ölüm uykusu oldu.
Şarkılar yemeğim, şiirler ekmeğim artık.
İçtim sabahlara kadar. Meyhane köşelerinde seni........

üzgün

Kendimi Kendime Muhtaç Edecek Kadar...

Gök gürlediğinde içime düşmezdi şimşeğin fotoğraf çeken görüntüsü ve toplanmazdı kara kara kümülüsler yüreğime,humus kokardı topraklarım el değmemişçesine,ne de çekerdim üşüyen ciğerlerime bir duman;keşke sen beni sevmeseydin ama ben seni sevdim,kendimi kendime muhtaç edecek kadar çok sevdim işte...

nostaljik

Kavusma

Gunes piril piril, var gucuyle yakiyor disariyi. Bembeyaz kumsala cikan salonun kapilari ardina kadar acik.Incecik perdeler, ilik sakin bir ruzgarla kah iceriye kah disariya saliniyor, misk kokularini tasiyorlar iceriye, belli belirsiz duyumsuyorum..

olumlu

İki Kelimelik Aşk II

“İki Kelimelik Aşk” kulaklarımla birlikte, ruhumda derinden hissetmişti. İlk kez söylemiştin “İki Kelimelik Aşk’ı bana. Yıllar öncede aynı oda idik ve Sen yine karşımda baştan aşağı Ben’din. Gözlerimin içine baktın ve … Tokmak sesi engel olmuştu! O zaman da mı söyleyecektin Sevgilim “İki Kelimelik Aşk’ı ? Hızlı adımlarla

üzgün

Sönmez Sevda Yangınları Gözyaşlarıyla

Önce sen yok olursun;senden sıçrayan bir kıvılcımla ateş alır tenim,etlerim başlar dökülmeye,erir yüreğimin zırhı göğüs kafesim,için için yanarım mağmayı görmeden bir yanardağ ağzında...Hem yanar hem kanarım,çığlık çığlık dağılır sesim dağlarında.Sen kül ben duman uçururuz bir rüzgarın esintisiyle ve belki bir yerde buluşuruz.Bir buluşma ihtimali var ya;ne kadar gözyaşı

karışık

Üvey Sevgili

Sonrasızlığa öncelik tanıyan eksik bir teşebbüs aşkımız.. Bir köprünün iki ayağı gibiyiz; bir araya gelsek, yıkım olur!

Başa Dön